Onu izledim. Güneş başımızda dikiliyorken bile soğurdu bazı şeyler, hayret ettim; çünkü buzların içinde, güneşin uğramadığı bir zemheriye bile tutulsam, ona soğumazdı içim. Sanki o, hep yüreğimde yanacak bir ateşti.
"Ne zaman gözümü karanlığa düşürsem, kendi gözünü bana verip al bununla ara diyorsun. Hiçbir zaman o gözü bana sen bulmadın ama o gözü bulmam için gözüm oldun. Sanırım bunun için en çok sana açabiliyorum kendimi. Senin yanında özgür ve korkusuz düşünebiliyorum, sessizce içime batmak yerine dışıma kanıyorum. İyi ki geldin. Çok yalnızdım."