dijital ayak izim yüzünden ünlü olmaya utanıyorum. her an her yerden bir şeylerim çıkabilir bu kadar geniş ve arsız olmak ne gerekliydi diye kara bağlıyorum şimdi de
insan kadife bir hatıradan başka nedir ki? geçmiş; üstümüzü her gece onunla örttüğümüz, uykuların derininde kor yankılarına düşer gibi olduğumuz ve sonra unuttuğumuz. dağın doruğu ile dağın derini arasındaki mesafeden başka nedir ki insan ? derininde kor tutmuş haller doruğunda ıssızlık bilgisi. güne ait sesler çoğaldığında hatıranın kendisi de kokusu da silikleşecek. ve insan sabahın nemi kadar sessiz olmak isteyecek.
dijital ayak izim yüzünden ünlü olmaya utanıyorum. her an her yerden bir şeylerim çıkabilir bu kadar geniş ve arsız olmak ne gerekliydi diye kara bağlıyorum şimdi de
Sevmek mi insanları bu kadar korkutan? Kendini bile kaybedecek kadar savunmasız hissettiren şey sevmek mi? Sevginin en aciz köleleri, sevmekten kaçan kişiler değil midir? İnsan, bir kere acıyı tattığı için mi sevgiden bu denli korkar? Yoksa sonu görünmeyen dipsiz bir kuyuya inmekten mi?
İnsanın kendisi değil mi, kendini sevmeye mahkûm eden? Bu kadar karmaşanın içinde, kalp değil mi başka bir kalbe bağlanan, vazgeçmeyen? Karşı kalp onun için atmadığında, isyan eden insan değil mi aslında?