sana gül bahçesi vadetmedim,
ben dikenleri öpen bir çocuğum.
ömrüm bir karanlıkta
kendi suretini arayan aynanın hikâyesi.
dokunsan çatlar.
bakmasan hiç yokmuş gibi.
sustuklarımın gölgesi düştü duvarlara,
şimdi bir şehir kadar büyüdü içimde sessizlik.
ve ben,
sana hiçbir şey olmamış gibi yazıyorum bu ağıtı
hiç var olmamış bir tanrının
unutulmuş defterine.
içimde gömülü bir isyan var.
kazma sesleriyle uyanıyorum her gece,
mezarıma ben kazıyorum.
üstelik yaşıyorum hâlâ.
ne tuhaf değil mi,
ölmekten daha uzun süren bir şey varsa,
o da yaşamak işte.
bir çiçeği koklamadan kuruttum,
bir kuşu öpmeden uğurladım gökyüzüne.
şimdi karanlığa tutunuyorum,
bir çakmak taşı gibi.
bir yanım yanıyor,
diğer yanım
hep söndürülmeye hazır.
sana gül bahçesi vadetmedim.
sana,
yokluğumun haritasını çizdim.
bulursan,
kendini kaybedersin