dramabovary

An awful noise
          	Filled the air
          	I heard a scream in the woods somewhere.
          	A woman's voice!
          	I quickly ran
          	Into the trees with empty hands.
          	A fox it was
          	He shook, afraid
          	I spoke no words, no sound he made
          	His bone exposed.
          	His hind was lame
          	I raised a stone to end his pain
          	What caused the wound?
          	How large the teeth?
          	I saw new eyes were watching me.
          	The creature lunged
          	I turned and ran
          	To save a life I didn't have
          	Deer in the chase
          	There as I flew
          	Forgot all prayers of joining you
          	I clutched my life
          	And wished it kept
          	My dearest love, I'm not done yet
          	
          	

dramabovary

An awful noise
          Filled the air
          I heard a scream in the woods somewhere.
          A woman's voice!
          I quickly ran
          Into the trees with empty hands.
          A fox it was
          He shook, afraid
          I spoke no words, no sound he made
          His bone exposed.
          His hind was lame
          I raised a stone to end his pain
          What caused the wound?
          How large the teeth?
          I saw new eyes were watching me.
          The creature lunged
          I turned and ran
          To save a life I didn't have
          Deer in the chase
          There as I flew
          Forgot all prayers of joining you
          I clutched my life
          And wished it kept
          My dearest love, I'm not done yet
          
          

dramabovary

"İnsan ölmeyi yaşamaktan daha çok istiyor olamaz. İntiharı düşünen her insan eminim ki hayata tekrar tutunmak için çabalıyor, umutsuz kaldığı anda bile bir dal,bir el aramaktan vazgeçmiyor...
          Çünkü onlar; zihinlerini asla yalnız bırakmayan pişmanlıklarından, olmak istedikleri kişi olamayan kendilerinden, geri dönüşü olmayan hatalarından kaçıyorlar. Yeniden doğmak aslında onların tek çözüm yolu... Ölerek yeniden doğmayı umuyorlar.
          Ama ölüm asla böyle bir şey sunmuyor insanlara, ölüm genellikle büyük bir kandırmadan ibaret."
          
          gördüğüm ve birkaç yerini düzeltip eklemeler yaptığım, çok etkilendiğim bir yazı

dramabovary

Ve bir gün yabani bir çiçek
          bu toprak parçasndan nemlenip filizlenirse
          sapında muhakkak
          iki çiçek açacak:
          biri sen
          biri de ben.
          Ben daha ölümü düşünmüyorum.
          Ben daha bir çocuk doğuracağım
          Hayat taşıyor içimden.
          Kaynıyor kanım.
          Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
          ama sen de beraber.
          Ama ölüm de korkutmuyor beni.
          Yalnız pek sevimsiz buluyorum
          bizim cenaze şeklini.
          Ben ölünceye kadar da
          Bu düzelir herhalde.
          Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
          Içimden bir şey:
          belki diyor.(3)
          -Nazım Hikmet Ran

dramabovary

Ve toz oluyorum
          yaşıyorum yanında senin.
          Sonra, sen de ölünce
          kavanozuma gelirsin.
          Ve orada beraber yaşarız
          külümün içinde külün
          ta ki bir savruk gelin
          yahut vefasız bir torun
          bizi ordan atana kadar.
          Ama biz 
          o zamana kadar
          o kadar karışacağız 
          ki birbirimize,
          atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
          yan yana düşecek.
          Toprağa beraber dalacagız.(2)

dramabovary

Ben senden önce ölmek isterim.
          Gidenin arkasından gelen
          gideni bulacak mı zannediyorsun?
          Ben zannetmiyorum bunu.
          İyisi mi,beni yaktırırsın,
          odanda ocağın üstüne korsun
          içinde bir kavanozun.
          Kavanoz camdan olsun,
          şeffaf, beyaz camdan olsun
          ki içinde beni görebilesin 
          Fedakarlığımı anlıyorsun
          vazgeçtim toprak olmaktan,
          vazgeçtim çiçek olmaktan
          senin yanında kalabilmek için(1)

dramabovary

Sevgilim yalan söylersem sana
          Kopsun ve mahrum kalsın dilim
          Seni seviyorum demek bahtiyarlığından. 
          Sevgilim yalan yazarsam sana
          Kurusun ve mahrum kalsın elim
          Okşayabilmek saadetinden seni. 
          Sevgilim yalan söylerse sana gözlerim
          İki nadim gözyaşı gibi avuçlarıma aksınlar
          Ve göremesinler seni bir daha. 
          
          -Nazım Hikmet Ran