Seni yeniden görmek, içimde iyileşen ya da iyileştiğini sandığım bütün yaraları yeniden kanattı. Özlediğim ama rengini bile bilmediğim gözlerine bakamadım; korktum, çekindim. Nefes aldım ama aldığım her nefes haram gibi geldi. Sanki gülüşün ömrüme bedeldi; uçuşan kahkahanla birlikte ruhum da gitti.
Tam unuttum derken karşıma çıkman tesadüf mü, kader mi, emin değilim. Ama seni seviyorum… Bunu söylemek zor. Sen bilmesen bile seni seven, özleyen, sürekli düşünen, rüyalarında gören bir beden, bir kalp, bir ruh var. Sen belki ellere layıksın, belki kaderimiz hiçbir zaman bir olmayacak… Ama ben, daima senin için bekleyeceğim.
Belki bir gün yollarımız yeniden kesişir, belki aynı gökyüzüne bakarken aynı duayı ederiz farkında olmadan. Zaman geçer, insanlar değişir derler ama ben değişmekten çok eksilmeyi öğrendim sensiz. Adını anmadığım günlerde bile aklımın en sessiz köşesinde sen vardın.
Gelmeyeceğini bile bile kapı araladım içimde, belki bir ihtimal diye. Sesini duymadan geçen günleri saymadım ama her gece yokluğunu hissettim. Varlığın bir alışkanlık değil, bir ihtiyaç gibi işledi içime.
Eğer bir gün olur da yorgun düşersen, kalbin sığınacak bir yer ararsa… bil ki ben hâlâ aynı yerdeyim. Değişmeden, eksilmeden, vazgeçmeden. Çünkü bazı sevmeler unutulmaz, bazı insanlar geçmez içinden insanın… senin gibi.
O' ya