elaveamiralen

dolu kadehi ters tut- istatistik

elaveamiralen

demem o ki ben değilim iyi bi’ fikir
Reply

elaveamiralen

sabahına görürsem içim ürperir
Reply

elaveamiralen

e bi’ gecelik olsa tabi hoş gelir
Reply

evrem044

Sana bir film onerim miiii

elaveamiralen

@evrem044  bakarim bi nasil diyee
Reply

evrem044

İsmi passengers, bak bi sen de begenirsin bence
Reply

evrem044

Dun izledim ders arasi, cok guzeldi sariyo bide
Reply

elaveamiralen

dolu kadehi ters tut- istatistik

elaveamiralen

demem o ki ben değilim iyi bi’ fikir
Reply

elaveamiralen

sabahına görürsem içim ürperir
Reply

elaveamiralen

e bi’ gecelik olsa tabi hoş gelir
Reply

elaveamiralen

elaveamiralen

kaybedilen birini hatırlamak cesaret isterdi. çünkü her hatırlayış, onu bir kez daha kaybetmek demekti. insan bazen unutsam geçer diye düşünürdü ama unutuş, sadakatsizlik gibi gelirdi. acının içinde kalmak, ona tutunmak daha doğru gelirdi. sanki acıyı bırakırsa, onu da tamamen bırakacakmış gibi.
Reply

elaveamiralen

elaveamiralen

kırmızı ip, iki insanın hayatında yalnızca bir başlangıç değil, aynı zamanda bir yolculuk açarmış. çünkü buluşmak yeterli değilmiş; bağın gücü, iki ruhun birbirine nasıl tutunduğunda saklıymış. çünkü kırmızı ip, yalnızca iki insanı birbirine bağlamazmış; aynı zamanda en zayıf yerlerinden sınarmış.
Reply

elaveamiralen

ve an gelir. dünya bir anlığına durur gibi olurmuş. insan bunu fark etmez, ama kalp anlar. zaman o kadar ince bir çizgide titrer ki, iki ruhun sessizce birbirine dokunduğu o anda evren eski bir sözünü yerine getirmiş olurmuş. işte o an, kırmızı ipin kaderi tamamlanır, iki ucu birbirine iyice yaklaşırmış. insan yıllarca aradığı huzurun nedenini çözemediğini düşünürken, aslında ip her şeyi sessizce anlatıyormuş.
Reply

elaveamiralen

zaman ilerledikçe yollar değişir, şehirler değişir, insanlar değişirmiş. ama kırmızı ip, insanın doğduğu andaki hâlini hatırlarmış. ve gün gelir, iki ruhun yolu kesişmek zorunda kalırmış. bazen bu buluşma yanlış gönderilen bir mesajda bazen bir kütüphanenin sessiz bir köşesinde olurmuş, raflar arasında dolaşırken aynı kitaba uzanan iki el, bazen bir tren camından yansıyan gözlerde olurmuş. bazen uzak bir şehirde, yağmurun altına gizlenmiş bir tesadüfte. bazen de hiçbir anlam taşımayan küçük bir çarpışmada. ama kaderin attığı her adım, ipin titreşimini güçlendirirmiş.
Reply