Belki çok gittim kendimden, herkesten.
Duvarlara çarpa çarpa ama daha sağlamdı dönüşlerim her gidişimden.
Şimdi yine gözler önündeyim, daha diriyim geçmişteki benden.
Ama bilemedim yine ben, kalır mıyım ki bu sefer gerçekten?
Daha uzun, sonsuza yakın ama bir o kadar da uzakken gelecekten…
Belki çok gittim kendimden, herkesten.
Duvarlara çarpa çarpa ama daha sağlamdı dönüşlerim her gidişimden.
Şimdi yine gözler önündeyim, daha diriyim geçmişteki benden.
Ama bilemedim yine ben, kalır mıyım ki bu sefer gerçekten?
Daha uzun, sonsuza yakın ama bir o kadar da uzakken gelecekten…
One more shot to the head, one more drunken text
Don't leave me on read, you know how I get
I ain’t thinking twice, let's just roll the dice
Whiskey over ice, got me feeling nice
Ayrılık diye bir şey yok.
Bu bizim yalanımız.
Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?
Güneş çoktan doğdu.
Uyanmış olmalısın.
Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
Öyleyse ayrılmadık.
Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.
git diyorlar gidiyorsun
kal diyorlar
ne bir ses
ne bir şarkı.
ey saçlarına ak kuşlar üşüştüren
yüzünü peçesine saklamış
ayın altında
çam dalına asılan
gümüş
gölgesi
göle düşmüş.
kendine bıçaklar bileyen
devrilmiş
kağnı
gibi
yolda kalmış
sevgilim.