Bu acı değil, sızı değil; bambaşka bir şey. Asla geçmiyor. Kelimeleri bile düğümlüyor insanın boğazında, konuşturmuyor. Ne ileri götürüyor ne de baştan başlıyor. Saatlerce boş duvar izlettiriyor, dörde beşe kadar uyutmuyor. Uyuduğunda da rüyalarında canlanıyor. Uyanınca her defasında seni o boşluğa tekrar tekrar düşürüyor.Özletiyor hem de köpek gibi özletiyor. Ama elinden bir şey gelmiyor. Çaresizliği iliklerine kadar işliyor adeta. Sadece bir sarılmaya bile yalvaracak kadar muhtaç ediyor seni. Ama günün sonunda tek başına, küçük ayıcığa sığınmış halde ağlayarak yok olmayı dilerken buluyorsun kendini.