Sana kiraz çiçeklerinin altında aşkımı itiraf edecek olsam, beni çiçeklerin geçici hevesine kapılmakla suçlarsın, biliyorum.
"Tıpkı o narin çiçekler gibi, rüzgârın ilk nefesiyle savrulup gideceksin sen, sevemezsin beni.", "Sen nihayetinde bir mevsimsin, vaktin dolunca çekip gideceksin." dersin, kestirip atarsın.
Oysa ben senin aşkını dört mevsime yaymış, kışın keskin ayazına, baharın tomurcuklanan çiçeklerine, yazın yakıcı güneşine, sonbaharın o hüznlü yağmuruna.. ilmeklemiştim.
Evet, kiraz çiçekleri vakti dolduğunda elbet dökülüp gidecek. Velakin, benim aşkım, mevsimler değişsede hep benimle, baki kalacaktı. Sen ise güzelim saf duygularımı çirkin kelimelerinle kirlettin, beni mahvettin.
Şimdi anlıyorum ki, ben de... ben de kendi aşkımın enkazında kendimi mahvetmişim..
- asila, 27.05.26