ens0leiille

Seninle biz hiç kavga etmeyelim 
          	çünkü geyikler kavga ettiğinde
          	boynuzları birbirine dolanır ve ölürlermiş.
          	
          	Gece saat 3:30.
          	Senin için bir şeyler yazmak istiyorum ama gözlerinin karşılaştığın insanlara nasıl sevgiyle baktığından başka bir şey gelmiyor aklıma. İçimdeyken bana bakışın bir de. 
          	Kumru değiliz biz. 
          	Geyiklerin sonu da çok acıklı.
          	Ne kalıyor geriye?

ens0leiille

Seninle biz hiç kavga etmeyelim 
          çünkü geyikler kavga ettiğinde
          boynuzları birbirine dolanır ve ölürlermiş.
          
          Gece saat 3:30.
          Senin için bir şeyler yazmak istiyorum ama gözlerinin karşılaştığın insanlara nasıl sevgiyle baktığından başka bir şey gelmiyor aklıma. İçimdeyken bana bakışın bir de. 
          Kumru değiliz biz. 
          Geyiklerin sonu da çok acıklı.
          Ne kalıyor geriye?

ens0leiille

"…u mean so much to me .. you are a person i always talk about u are a huge part of my life … a person i felt giant connection and something truly precious and different.. and yes even though we spent barely one month, and that’s crazy cause it felt like more than just onr month, i trusted u and trust u like my childhood human i know for a long time.. i know your gonna be so big and your life is and will be  so freaking interesting cause your eyes always naturally seek for special … your soul has a huge information something not everybody knows and understands u know it naturally… thank u so muchhh i lovee uuu "
          
          -M

ens0leiille

"Sanırım her yaradılışta belli bir kötülüğe doğru eğilim vardır... doğal bir kusur, en iyi eğitim bile üstesinden gelemez."
          "Sizin kusurunuz herkesten nefret etme eğilimi."
          "Sizinki de," dedi Darcy gülümseyerek, "isteyerek herkesi yanlış anlama."
          
          - Gurur ve Ön yargı, Jane Austen

ens0leiille

Caroline Knapp'ın Neşeli Münzevi (The Merry Recluse)' adlı bir kitabı var. Dünyadaki pek çok neşeli münzevinin biyografisini içeren bu kitap, hepimizin melankolik değil, aksine neşeli ve keyifli münzeviler olduğumuzu gösteriyor. Kitapta Knapp şöyle diyor:
          
          "Münzevi ama neşeli mi? Bu ne yaman çelişki! İmkânsız bir şey bu! Ne yazık ki bu kavramı anlamayan çok fazla insan var."
          
          Bu noktada, neşeli münzeviler olarak, elimizi havaya kaldırıp, "İşte burada, bu kavramı çok iyi anlayan biri var!" diyoruz.
          
          Sosyal ilişkilerden bir nebze uzaklaşarak, kendi alanında yapmak istediklerini gerçekleştiren biri... Birlikte vakit geçirmek eğlenceli olsa da yalnız kalmanın daha eğlenceli olduğunu düşündüğü için sıkça yalnız kalmaya çabalayan biri... Her anlamı ilişkilerde bulmak yerine, yalnız başına bir şeyler yaparak ve bu başarının tadına vararak anlam bulan biri... Benim gözümde, "neşeli münzevi" işte böyle birisi. Eğer "münzevi" kelimesi size çok karamsar geliyorsa, "ev kuşu" da diyebilirsiniz. Ben, neşeli bir ev kuşuyum. Belki siz de öylesinizdir.
          
          - Sade bir hayat, Hwang Bo-Reum

ens0leiille

Sacha Guitry'ye "Dünyada en güzel şey nedir?" diye sordular.
          
          Guitry, bu soruyu "Sevmek," diye yanıtladı.
          
          "Peki ondan sonra?.."
          
          "Sevilmek," dedi Guitry.
          
          "Neden sevmek, sevilmekten daha güzel?" diye sordular.
          
          Guitry, "İnsan," dedi, "sevdiğine, sevildiğinden daha çok emindir de ondan."
          
          -Sevmek Ve Sevi̇lmek...

ens0leiille

radyoyu açtığımda ilk duyduğum şarkının işaret olduğuna, gün batımlarının bitmesi gereken her şeyi yanında götürerek battığına, ve hiç bilmediğim o hissin beni şimdi teğet geçse de bir gün mutlaka dönmek üzere gittiğine inanıyorum.

ens0leiille

kırgınlıklar var içimde bayım. siz bilemezsiniz bunu. kabuslardan uyandım. ellerim üşüyordu. tozpembe düşlerimi simsiyaha boyadılar. ben, toparlayamadım ondan sonra...bilir misiniz, ben en çok papatyayı severim. onu da söküp alıyorlar. bu insanlar, çok acımasız bayım. narin kalpleri titrek eller koruyamaz, ben koruyamadım. sahi, benim kalbimde bir kış gecesi saklı bayım. o soğuğa rağmen, karlı yollardan dans ederek geçiyorum. dedim ya, üşüyorum...insanlar birbirlerini ben ise kendimi sarıyorum. mesela, dün gece bir ağlama krizinden sonra, kendime sarılıp saçlarımı okşadım. bu, iyi bir şey olmalı. benim en güzel papatyam sizsiniz bayım. güzel yapraklarınızı korumak için siper ettim kendimi acımasız yağmurlara. bir hayli yorgunum artık...bir camkırığı var şimdi elimde. bir süredir bakışıyoruz. bu sefer kendi ellerimin değil, onun tenimi okşamasını istiyorum. ben, sanırım sandığımdan da yorgunum...intihar eden insanlara hep yakınlık beslemişimdir. onlar bedenlerini öldürdüler ben ise ruhumu. defalarca yemin etmeme rağmen, hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. gözyaşlarımı kendim siliyorum. güçlü kızlar gibi, değil mi bayım?
          
          https://pin.it/2GjQmNJC6

ens0leiille

Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin. Bir kokusu var, bütün çiçeklere değişmem. Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.
          
          Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam, seni özlediğim içindir. Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni; seni özlediğim içindir. Yaşıyorsam; içimde umut varsa, yine seni özlediğim içindir.
          
          Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!
          
          - "Beşinci Mektup", Ümit Yaşar Oğuzcan