ens0leiille
Link to CommentCode of ConductWattpad Safety Portal
derin duygulara sahip olmamak ne demek bilmiyorum. hiçbir şey hissetmemeyi bile tam olarak hissediyorum.
- sylvia plath.
ens0leiille
“Senin için mücadele etmeyen insan, sadece gitmeni bekliyordur” diyor Bob Marley.
Aşk bazen büyük cümleler kurmaz. Tek bir cümlede kendini ele verir.
Sevgi dediğin şey, sadece hissetmekten ibaret değildir. Asla öyle olmadıda. Bazen susarken bile anlaşılmayı ummak, kalmak zorlaşırken bile gitmemeyi seçmektir.
İnsan seviyorsa…
kendi doğrularını bir süreliğine askıya alabilir,
çünkü kalbinin doğrusu gerçekliklere karşı daha ağır basar.
Vazgeçmek kolayken kalmayı seçer,
kırılmak varken anlamaya çalışır.
En karanlık anında bile seni düşünür,
sadece kendi acısını değil, seninkini de taşır içinde.
Senin için endişelenir, önemser, ilgilenir.
Seni dinler. Gerçekten dinler.
Sözlerinin arasındaki sessizliği bile duyar.
Yanında olunca dünya biraz daha hafifler,
çünkü seni rahatlatmayı bilir.
Sevildiğini hissedersin…
Söylenmese bile,
saklanmayan duygulardan anlarsın.
Tek bakışından,
Gözlerinin ışıltısından.
Tek bir mesajından.
Kelimelerin dizilişinden.
Ve bazen,
hiçbir anlamı olmayan şeylere birlikte gülebilmekte gizlidir sevgi.
Saçmalamak, dağılmak, filtresiz olmak…
çünkü insan en gerçek hâliyle kabul edilmek ister.
Sevgi, belki de tam olarak budur:
Gitmek için sebepler varken kalmaya devam etmek…
ve kalmayı seçtiğini, bir şekilde hissettirmek.
-Asila
ens0leiille
ens0leiille
Her zaman doğum günümde her geçen yaşım için bir mektup yazarım. Geleneği bozmak istemiyorum.
20 yaşındaki ben sevgiyi iliklerine kadar yaşayarak aynı zamanda da hissettirdi. Evet, maalesef bazen çok sevmem zarar veriyor. Bunu da yaşadım. Ama bunu yaşamak bile paha biçilmezdi. Bu yaş benim için yeni bir ben inşa etmenin gerçekten de ilk adımı oldu. Bu yüzden de kendime teşekkür etmek ve gurur duyduğumu söylemek isterim. Teşekkürler Asila, seninle gurur duyuyorum kızım.
Aşırı sevmemin sonucu günlerce ağladığım günler yaşadım. Kahrımdan öleceğim sandığım, asla düzelemeyecek sandığım, keşke sevmeseydim bu kadar bağlanmasaydım dediğim anlarım oldu lakin hepsi birer dersti. Çok değer verdiğim kişileri kaybettim, çok değer verdiğim kişiler kazandım, beni çok seven, değerimi anlayan insanlar da kazandım. Hiçbir şey olmadan aksine daha da bağımızı güçlendirdiğim insanlar da oldu. Bazen ara vermek zorunda kaldığım ama sevgimden gram eksilmediği günlerde...
Affetmeyi, kabul etmeyi, akışa bırakmayı, cesaret etmeyi, pes etmemeyi, bazen öfkeyi ve hüsranı da öğrendim.
Aslında sevmem ve inanmam gereken ilk insanın kendim olduğunu sert bir şekilde öğrendiğim de oldu. Sanırım hatta bu en unutulmaz olanı.
Bu dünyaya sanırım sevmek için geldiğimi de fark ettiğim bir yaş oldu. Ve aynı zamanda sevilmeyi de sevdiğimi. En beklenmedik insanların beni sevebileceğini, anlayabileceğini, değer verebileceğini ve umutla beklediklerimin ise tam tersi olduğunu..
Her ne olursa olsun yaşamayı da seviyorum. Acısıyla tatlısıyla. Bazı günlerde üzüntüden mahvolurken bazı günler dünyanın en mutlu insanı olmayı...
Yok yok, sanırım değil ben gerçekten de dünyaya sevmeye geldim!
- From Asila to Asila, 17.03.26
ens0leiille
I hope u are having amazing birthday because having u in life and in general knowing that a person like u exists makes life so mich light and so much spark and beauty you do not even know… you do really deserve a whole world asila with your hugeee hugeeeee pure and soft heart… u know special love and i don’t know how to explain this but no one on this planet knows love in your way.. you just have your own way of love and it is something very different… love youmpuaaaaaaa
-M
ens0leiille
Sadece bir ay geçirdik ama daha fazlası gibi.. böyle mesajlar almak en pahalı hediyelerden bile değerlidir benim için. Kelimelerin gücü..
•
Reply
ens0leiille
Yetersizim.
Herkes için farklı bir açıdan yetersizim.
Yetersiz bir evlat - Annem için, onun istediği gibi diyet yapmıyorum, yalan söylüyorum, kilo alıyorum, sonra pişman olduğum için zararlı yolları seçiyorum ve yine aynı döngü.
Babam için, onun söylediği, istediği işlerde çalışmayıp az paraya kendi istediğim işi yapıyorum ve aileye destek olamıyorum.
Yetersiz bir torun ve akraba - çünkü onların "olması gerektiği" gibi, yirmilerime adım atar atmaz evlenip çoluk çocuğa karışmak yerine, zorluklar çeksem bile eğitim ve kariyerime odaklanıyorum. Aynı zamanda fazla egoist ve "kaba" konuşuyorum.
Yetersiz bir arkadaş - çünkü birçok arkadaşımın karakteri ile tamamen zıttım ve bu yüzden bazen onlar için çözülmesi zor bir bilmece oluyorum. Nasıl teselli edilir bilemediğim için, teselli etme, dinleme ve anlamakta berbatım.
Yetersiz bir çalışan - çünkü kendi dokunuşumu katmak istediğimde standartları bozarak mahvediyorum ve profesyonel olamıyorum.
Ve böyle, onlarca belki de yüzlerce "yetersizim".
Oysa ki ben, daha kendi hayat yolunu çizmeye, kendini bulmaya, iyi insan olarak yaşamaya adamış; daha yirmilerinin ilk basamaklarında olan genç bir kızım. Ve dünya benim mükemmel olmamı bekliyor.
Garip.
-Asila
ens0leiille
Seni görebilmek için uyuyorum, çünkü sadece rüyalarıma geliyorsun. Rüyalarımda sanki her şey düzeliyor, tüm kırgınlıklar kayboluyor. Yapbozun eksik parçası yerine oturuyor, melodiye sözler yazılıyor, hayat yeniden renkleniyor.
Sonra uyanıyorum. İlk birkaç saniye sersemlikten anlamıyorum gerçek olmadığını. Ardından yavaş yavaş o hafif gülümsemem soluyor. Silüetin, o siyah inci gözlerin ve yıldızlarla süslenmiş çillerin kayboluyor. Sonra en sevdiğim o ses... En çok hasret kaldığım o ninni... Bozuk plak gibi defalarca dinlediğim eski kayıtlar...
Vazgeçmeyi asla düşünmediğim ama bir o kadar da korktuğum. Korkaklığım ve belki de aptallığım. Tutunduğum anılar, pes etmemi engelleyen kelimeler, umudumu kaybetmememi sağlayan vaatler...
Sanırım gerçekten çok salağım. Korkaklık etmek ve bilinmezlikten korkmak tam bana göre.
"'İşe yaramazın tekiyim biliyorum ama hâlâ buradayım!' desene. 'Pes etmiyorum, sadece seni bıktırmaktan korkuyorum, biliyorum bu aptalca!' desene." Diyorum aynadaki yansımaya.
Umutsuz vaka oldum iyice. Kendim için bile savaşamazken kime yararım dokunur ki? Ama pes etmek istemiyorum, hem de asla. Gerçekten...
ens0leiille
ens0leiille
Seni ne kadar özlediğimi kelimelere bile sığdıramıyorum artık. Belkide bu yüzden aylardır kaçıyorum yazmaktan. Çünkü yazmak bile bana artık seni hatırlatıyor. "Ne yapmam gerek?" Diye aylardır, günlerdir hatta saatlerdir kendime soruyorum ama bir cevap bulduğum an korkaklığım öne geçiyor. "Ya bu kez tamamen eline yüzüne bulaştırırsan yıkılırsın." Diyor. Aptal gibi doğru zamanı bekliyorum ama ya o doğru zaman hiç gelmezse? Ve ya o zaman şimdiyse ? Ya da artık ben çok geç kaldıysam? Ne olacaksa bize artık lütfen olsun. Özlemin her gece aya bakıp ulaşamamak kadar acı verici. Beyaz ipler bir birinden uzakta durmamalı demiştik. Ne oldu bize?
ens0leiille
Seninle biz hiç kavga etmeyelim
çünkü geyikler kavga ettiğinde
boynuzları birbirine dolanır ve ölürlermiş.
Gece saat 3:30.
Senin için bir şeyler yazmak istiyorum ama gözlerinin karşılaştığın insanlara nasıl sevgiyle baktığından başka bir şey gelmiyor aklıma. İçimdeyken bana bakışın bir de.
Kumru değiliz biz.
Geyiklerin sonu da çok acıklı.
Ne kalıyor geriye?