
erkekbirokur
Link to CommentCode of ConductWattpad Safety Portal
Bana nasıl sırtını dönersin? Nasıl beni görmezden gelirsin? Sen benim abim değil miydin? Biz abi kardeş değil miydik seninle? Benim çocukluğum, gençliğim geçti seninle, yıllarım geçti seninle. Biz beraber güldük, gezdik, eğlendik, çalışmadık mı? Babam öldüğünde cenazesini kim götürdü memlekete yıllar önce? Biz beraber yıkılmadık mı, sonra beraber ayağa kalkmadık mı? Yıllar sonra annemizin haberini beraber almadık mı? Yine beraber yıkılmadık mı? Neredeyse 4 ay olacak sen bir kez aramadın beni. Niye aramadın, neden aramıyorsun, niye sormuyorsun beni? Beni böyle bir yalnızlığa nasıl bırakırsın abi? Ben senin kardeşin değil miydim? Beni öyle yalnız bıraktın ki kör kuyulara atsalardı, karanlık zindanlara vursalardı bu kadar ağırıma gitmezdi...

klasikourrr
@ erkekbirokur yardım edebileceğim bir konu var mı? (Ayrıca seni görmek istemeyen birinin kör olması gerekir)
•
Reply

klasikourrr
Selamm

erkekbirokur
Bana nasıl sırtını dönersin? Nasıl beni görmezden gelirsin? Sen benim abim değil miydin? Biz abi kardeş değil miydik seninle? Benim çocukluğum, gençliğim geçti seninle, yıllarım geçti seninle. Biz beraber güldük, gezdik, eğlendik, çalışmadık mı? Babam öldüğünde cenazesini kim götürdü memlekete yıllar önce? Biz beraber yıkılmadık mı, sonra beraber ayağa kalkmadık mı? Yıllar sonra annemizin haberini beraber almadık mı? Yine beraber yıkılmadık mı? Neredeyse 4 ay olacak sen bir kez aramadın beni. Niye aramadın, neden aramıyorsun, niye sormuyorsun beni? Beni böyle bir yalnızlığa nasıl bırakırsın abi? Ben senin kardeşin değil miydim? Beni öyle yalnız bıraktın ki kör kuyulara atsalardı, karanlık zindanlara vursalardı bu kadar ağırıma gitmezdi...

klasikourrr
@ erkekbirokur yardım edebileceğim bir konu var mı? (Ayrıca seni görmek istemeyen birinin kör olması gerekir)
•
Reply

erkekbirokur
İnsanların haddini bilmesi üzerine birkaç şey yazmak istiyorum. Herkesin ve her şeyin sınır vardır bu hayatta, daha doğrusu sınırı olmalıdır. Bu sınırları insanın kendisi belirlemelidir. İnsanlar çoğunlukla haddini aşma eğilimindedir. Bunun acımasızlık ya da kötü olmakla doğrudan bir alakası yok, insan bu konuda kendini kontrol edemeyebilir. Bu nedenle hayatımızda yeri olan ve yer vereceğimiz insanlara dikkat etmek gerek. Haddini bilmeyen birisi eninde sonunda bizi üzer. Sizi tanıdığı halde sınırlarınızı zorlamak isteyen insanlar olacak. Bazen bilerek bazen de farkında olmadan bu sınırlarda gezinecekler. Farkında olmadan gezenler için söylediklerine ve yaptıklarına bakarak ikinci bir şans verip vermemek başka bir konu. Ancak bazı hatalar vardı affı olmaz, telafi edilemez bana göre. Asıl mesele bilerek yapanlarla ilgili. Kimsenin sınırlarınızı zorlamasına, test etmesine müsaade etmeyin. Şöyle yapsam kızar mısın, böyle davransam nasıl tepki verirdin, geçen bana anlattığın o konuyu başkalarına söylemiş olsam ne yapardın gibi sorulara dikkat edin. Kimsenin içine kurt düşürmek istemem ama bu soruları soran kişiye ve hangi konuda sorduğuna dikkat etmekte fayda var. Bu sorular ya sınırlarını aştılar ya da gözünüze baka baka sınırları aşacaklar demektir. Birde sınırlarınızı değiştirmek isteyenler olacak, görmezden gelmeyin. Bu sınırlar size ait olmalı ve değişmesi gerekiyorsa buna siz karar vermelisiniz başkaları değil. Kimseden kastettiğim hayatınızdaki herkes. Eşiniz dostunuz, aileniz, kuzenininiz en yakın arkadaşınız. Çünkü gerçekten size değer veren, sizi seven, düşünen birisi zaten sınırlarınıza saygı duyacak ve kendi haddini de aşmayacaktır. Doğru insan hiçbir zaman kendinden şüphe ettirmez, her kim olursa olsun. İster aile, ister arkadaş-dost, ister sevgili ya da eş. Bu yüzden insanın haddini bilmesi önemlidir hem kendi hem de çevresi için. Hayatınızda her zaman haddini bilen ve size değer veren insanların olması dileğiyle...

erkekbirokur
Bu sefer karakter gelişimi ile ilgili bir şeyler yazmak istiyorum. Acılarımı yazmaktan iyi olacaktır ve en çok faydayı yine bana sağlayacaktır. İnsanların büyük çoğunluğu size sırtını dönecek. Büyük kısmı bilerek yapacak bunu. Karşılaştığınız zaman da hayat koşturmacasından dolayı görüşememişsiniz gibi davranıp hal, hatır soracak. Bunlar için diyecek çok söz yok. İstemiyor, sevmiyor, kıskanıyor hatta nefret dahi ediyor olabilir. Bu başka bir konu ama genel olarak tavrın net olması önemli. Çünkü böyle bir davranışla karşılaşınca insan ne yapmak gerektiğini biliyor. Birde sırtını dönüp farkında olmayanlar var. Olur mu öyle şey, insan nasıl farkından olmadan sırtını döner ki diyebilirsiniz. Öyle bir olur ki bilerek sırtını dönenlerden daha çok canınızı yakar bunlar. Farkından olmadan bunu yapanlar karakter gelişimini tamamlayamayanlardır. Bunu "karaktersizlik" olarak söylemiyorum. Akılsal ve duygusal olarak belirli bir olgunluğa erişemeyenlerin, olayları sadece tek taraflı düşünenlerin davranış biçimidir. Bencillikle alakası yoktur bunun ve kötülüklerinden değil sınırlı bakış açılarından dolayı bunu yaparlar ve farkında olmazlar. Elbette bunu çocuklar için söylemiyorum. Aksine yaşını başını almış, hayat tecrübesi fazla olan yetişkinlerin bu davranışı yaptığını gözlemliyorum. Çünkü kendi duygu, düşünce dünyasının dışına çıkamayışı bu davranışlara neden oluyor. Suçlamak, yargılamak için değil tamamen gözleme dayalı olduğu için yazıyorum. Ancak insanın, belirli dönemlerde belirli olgunluğa erişmesi gereklidir. İşte bu olgunluğa ulaşamayınca bir duruşu, bir tavrı, hayata net bir bakış açısı olmuyor. Bugün söylediğini veya yaptığını aradan zaman geçsin ya da geçmesin kişiden kişiye, olaydan olaya göre değiştiriyor, tutarsızlık gösteriyor. Üstelik bunu kabul etmiyor ve seni her zaman kendisine muhalefet olmakla suçluyor. Bu yüzden karakter gelişimi önemli. Kendini geliştiren ve belirli olgunluğa erişmiş insanlarla karşılaşmam ve karşılaşmanız dileğiyle...

erkekbirokur
İyi şeyler yazmak istiyorum buraya ama iyi olamıyorum. Geldiğim zaman kendime güç verebileyim yazdıklarımla kendime destek olayım istiyorum ama olmuyor. Öyle canım yanıyor ki ruhumu ateşe vermişler gibi hissediyorum. Bedenimin artık ruhuma yetmiyor. Bu acı, bu çaresizlik elimi kolumu bağlıyor kör bir kuyuya atıyor beni sanki. Düşüyorum dur durak bilmeden, sonunu göremeden, bir şeye tutunamadan, bir yere varamadan sadece düşüyorum. Ve o his... Bu acının, yalnızlığın, çaresizliğin, bu düşüşün sonu yokmuş ve sürekli devam edecekmiş hissi... İnsan ne yapar, nasıl bu his ile nasıl mücadele edebilir ki? Yıllar önce babamı kaybettiğimde o acıya nasıl dayanmışım, nasıl ayakta durmuşum bilmiyorum ama şimdi hem babamın hem annemin yokluğu omuzlarımda. Bilmiyorum ne olacak, nasıl olacak, bundan sonra nasıl devam edeceğim? Her geçen gün daha da kötü giderken, her geçen gün daha hızlı düşerken bilmiyorum ne olacak? Bazen öyle sis olur da bir adım önüne dahi göremez ya insan tam olarak böyle bir haldeyim. Bir hiçliğin içinde bir adım ötesini göremez haldeyim. Yıkılmış, her yerinden kırılmış, bitmiş, tükenmiş bir haldeyim. Allah ım, senden başka hiçbir gücün yardım edemeyeceği bir haldeyim...

EsmaDolu1
@erkekbirokur merhaba umarım hayat sana bundan sonra tahmin bile edemeyeceğin güzellikleri getirir, huzurlu hissetirir . Aminnn.
•
Reply

erkekbirokur
Saat 05:39 , uyku tutmadı bugün. Nedenini bilmiyorum bazen erken uyuyor bazen hiç uyuyamıyorum. Uyku düzenim iyice bozuldu artık, gece gündüz birbirine girmeye başlıyor gibi. Erken uyuduğum zaman unutacakmış gibi hissediyorum. Böyle bir şey olmayacağını biliyorum ama yine de bu hisse kapılıyorum. Buraya geliyorum kitap okuyorum, yorumlar yapıyorum her zamanki gibi ama tuhaf hissediyorum. Düşünüyorum anne senden önce ne yapıyordum nasıl yapıyordum diye ama sanki senden öncesine dair hiçbir şey yokmuş gibi ve senden sonrası var ama koca bir boşluk varmış gibi. Bundan sonra ne olacak, nasıl olacak bilmiyorum. Yaşıyorum ama öylesine galiba... Hep aklımdasın ama yaşadığın zorluklar, çektiğin acılar geliyor aklıma. Daha da kahroluyorum. Bir damla gözyaşında boğulurdum ben, nasıl da kendi ellerimle koydum toprağa seni, üzerine kürek kürek toprak attım annem. Yatağının başucuna çöküyor kendimi kaybedene kadar ağlıyorum ama ne fayda... Sonra kalkıp kendimi topluyorum, hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya çalışıyorum. Ne garip şey insan olmak, ne garip şey yaşamak... Yıllarca kaybetme korkusu ile yaşadım ve o korkuyla yüzleşmek zorunda kaldım. Hani bir şeye üzülen birisine dünya yıkıldı da sen altında mı kaldın derler ya, evet dünyam başıma yıkıldı ve ben altında kaldım annem... Bir daha ne zaman bir şeyler yazarım bilmiyorum ama tek istediğim mümkünse iyi şeyler yazmak istiyorum. Böyle bir yere varamayacağımı, hiçbir şey kazanamayacağımı biliyorum. Keşke yazmak kadar kolay olsaydı bilmiyorum nasıl başaracağım ama başarmak zorundayım sadece bunu biliyorum... Bak annem şarkıda ne diyor Her gece dualarım Bitmedi rüyalarım Mutlu sonla Ağlama ben ağlarım Can bulur mu toprağım Gözyaşında... Ben artık ikimizin yerinde ağlıyorum annem, ikimizin yerine de...

Helinows
@erkekbirokur Başın sağolsun. Hayatının bir dönemine kadar olsa da güzel bir annen olduğu için şanslısın eminim ki annen bir yerlerden seni izliyordur bu bitik, harap olmuş hâlini görüyordur ya da hissediyordur. Mutlu olmak bencillikmiş gibi gelebilir ama anneni mutlu etmek için mutlu olman gerekiyor. Dünyan başına her gün yıkılsa bile o enkazdan çıkman gerekiyor birisi sana elini uzatıp da seni enkaz çıkartmaz sen istemediğin sürece. Biliyorum yaşadığın acıyı kelimelerle cümlelerle anlatamazsın ama acı çektiğini saklamana da gerek yok. İnsanlara mutlu görüneceksin diye bişey yok. Yak, yık, dök içini ferahlat annen hayata devam etmiyor ola bilir ama senin önünde koskocaman bir hayat var. Allah rahmet eylesin.
•
Reply

erkekbirokur
Bugün tam 5 hafta oldu. Bu kadar zaman nasıl geçti, ben bunca zaman bir başıma ne yaptım, ne yedim, ne içtim hiçbir şeyin farkında değilim. Havanın karardığını ve aydınlandığını fark ediyorum sadece. İnsanlar hal hatır soruyor, bir şeyler söylüyorum ama çokta farkında değilim ne söylediğimin. Yıllar önce babamda da aynısı olmuştu ama bu sefer çok farklı. Artık ikinizin yokluğunuz var kalbimde. Kaç yıl geçti babamın yokluğuna alışamamışken senin yokluğunla nasıl baş edeceğim ben anne. Senin yemek yaptığın mutfakta, ocakta ben yemek yapıyorum artık. Koca evde bir başıma, yalnızlıktan nefret eden adam yapayalnız kaldı artık. İnsanın yaşı kaç olursa olsun bu acının tarifi yok. Sanki iki alev topu var kalbimde, ruhum bedenime sığmıyormuş gibi hissediyorum. Beni üzgün görmek istemezdin ama dayanamıyorum anne. Bu hayatta bir tek sen vardın ama artık yoksun. Ve ben sensizlik nasıl baş edeceğimi bilmiyorum... Sıkı sıkı sarılın sevdiklerinize, hiç bırakmayacak gibi. Asla ayrılmayacak gibi. Küçük şeyler için üzmeyin, kırmayın birbirinizi. Geçirdiğiniz her anın kıymetini bilin. Güzel hatıralar biriktirin sevdiklerinizle. Hayat nasıl olsa bir gün orta yerinden kırıyor herkesi...

ayamasudeolan
@erkekbirokur Yazdıkların o kadar derinden etkiledi ki, her kelimesinde hissettiğin acıyı kalbimde hissettim. Sevdiklerimizin yokluğunu kabullenmek, onların boşluğunu doldurmak gerçekten çok zor. Senin annenin sevgisi ve bıraktığı güzel hatıralar, sana her zaman güç verecek. Onun kalbindeki yeri asla dolmayacak ama seni her adımında gururla izleyen bir anı olarak yaşayacak O hep senin kalbinde ve anılarında yaşayacak. Zamanla bu acı hafifleyecek demiyorum, ama seninle yaşamayı öğreneceksin. Yani umarım öyle olur Onun hatırası için dimdik ayakta kalmanı diliyorum.
•
Reply

CerenEraslan551
Merhaba seni lilithin gözyaşları kitabında gördüm kaliteli yorum ve tahmin yapıyorsun başka önerebileceğin güzel kitaplar beğendiğim kitapları paylaşabilir misin okumak isterim

erkekbirokur
@CerenEraslan551 merhaba, düşüncelerin için teşekkür ederim. Elisya Royal'dan "İntikamın Pençesinde" Saniye Solak'tan "Kukla" ve Menis'ten "Melal" kitaplarını tavsiye ederim. Ancak kitap başlarken uyarıları dikkate alarak oku lütfen. Evet LG'yi okuyoruz ama her kitap ayrı bir kurgu ve her karakter farklı olduğu için doğal olarak okurken hikayeyi karakterin kendi dünyasından, gözünden yaşıyoruz. Bu nedenle yazarların dediklerini dikkate alarak okumaya başlamak faydalı olacaktır.
•
Reply

erkekbirokur
Nasıl yorulmuşum, nasıl yormuşum kendimi. Enerjimi, vaktimi nasıl boşa harcamışım yapacak bir sürü şey varken. Düşününce bu zamana kadar neden böyle yapmışım diyorum ama cevapta bulamıyorum. Söylenmeyen sözler, yaşanılamayanlar ve geçmiş nasıl da insanın yakasına yapışıyor sanki alacaklıymış gibi. Bırakmıyor da peşini. Geçmişi tüketmiş, bugünü de tüketmek için elinden geleni yapıyor resmen ele geçiyor insanı. O kadar çok ses var ki kafamın içinde kendi sesimi duyamıyorum. Konuşmayı seven birisiyim ama gittikçe sessizleşiyorum galiba. Çevreme karşı değil kendi iç dünyamda sessizleşiyorum. Sanırım derinden derine de üzülüyorum bu sessizliğime. Ama bu sessizliğime watty bir parça çare oluyor gibi. Kitaplardaki karakterlerin bazılarına kendimi çok yakın hissediyorum. Normal tabii ki insan ilgilendiği her şey de bir parça kendi görür. Sıkıntılarını görebilmek, anlamak okurken güzel ama kitap bitince bunları kendinde denemek ayrı bir mesele. Cesaret istemesi ayrı bir durum yüzleştikten sonra sorunları çözebilecek güce ve iradeye sahip olmak ayrı bir durum. Sanırım bu aralar en çok yapmaya çalıştığım şeyde bu. İnsan kendine hiç acımıyor. Terzi kendi söküğünü dikemiyor gerçekten de. Dostlarını dinlerken anlayışlı, çözüm odaklı, sakin ve objektif olarak olaylara yaklaşırken kendine gelince nedense bu anlayış yok oluyor birden. Acımasızca eleştiriyor kendini, canını yakıyor her konuda. Nasıl yaparsın böyle bir şeyi veya neden yapmadın bunu diye yerden yere vuruyor kendini. Kendine karşı sert ve acımasız eleştirilerin nedeni etki ve tepkinin kaynağının aynı olması. Olumsuz bir duygu veya düşüncenin kaynağı kendisi iken bunlardan etkilenen yine kendisi oluyor. İşte bu da insanın kendine karşı objektif olamayışının açıklaması oluyor. Biliyorum bilmesine ama yine de yazmak istedim. İnsan konuşamayınca en çok yazmak istiyor galiba. Nefes alamazsam gelip okumak istedim. Belki kendime bir parça ışık tutmak bir parça yardımcı olmak istedim...

erkekbirokur
@Naz_587 teşekkür ederim. inşallah her şey herkes için güzel olur ve herkes dilediği iyiliğe, mutluluğa kavuşur.
•
Reply

Effy_587
@ erkekbirokur Neden bilmem ara ara içimden senin hesabına şöyle bir uğramak, göz atmak geçer. Paylaşımlarını yakın bulduğumdan belki. Yazdığın cümleleri okurken her birini içinden gelerek yazdığını öyle derinden hissettim ki içimde varlığını unuttuğum bir boşluğu hatırlattın bana. Umuyorum ki her senin için her zaman çok güzel olur ve sen de o güzelliğin kıymetini bilen, ona layık olan insanlardan olursun
•
Reply