eskiportreler

Sen sustun ben dinledim, sen kırıldın ben öldüm, sen öfkelendin ben yandım. Oysa sadece sevmek istedim. Sevilmek seçeneğini bile gözardı ettim. Sevgim yaralarını sarar, yalnızlığına el uzatır sandım. Suç kimde diye aramıyorum artık. Neden böyle oldu diye sormuyorum. Neden yanımda kalmadın diye düşünmüyorum. Artık adın geçince boğazım düğümlenmiyor. Gülümsüyorum sadece, umarım iyisindir diye umut ediyorum. Sana yazdığım şiirleri artık saklamıyorum hepsini yaktım, sana ait anıları artık hatırlamıyorum hepsini sildim, seni özlediğim için gözyaşı dökmüyorum artık. Kızgınlığım yok, kırgınlığım yok. Hem Tanrı bile istemiyordu bunu biliyorum. Çünkü sen sevginin anlamını bile bilmiyorsun, bu kelimenin yüceliğini tahmin bile edemezsin.

Garzum

Yuh melanthanın paralel evrendeki karşılığı
Reply

eskiportreler

Sen sustun ben dinledim, sen kırıldın ben öldüm, sen öfkelendin ben yandım. Oysa sadece sevmek istedim. Sevilmek seçeneğini bile gözardı ettim. Sevgim yaralarını sarar, yalnızlığına el uzatır sandım. Suç kimde diye aramıyorum artık. Neden böyle oldu diye sormuyorum. Neden yanımda kalmadın diye düşünmüyorum. Artık adın geçince boğazım düğümlenmiyor. Gülümsüyorum sadece, umarım iyisindir diye umut ediyorum. Sana yazdığım şiirleri artık saklamıyorum hepsini yaktım, sana ait anıları artık hatırlamıyorum hepsini sildim, seni özlediğim için gözyaşı dökmüyorum artık. Kızgınlığım yok, kırgınlığım yok. Hem Tanrı bile istemiyordu bunu biliyorum. Çünkü sen sevginin anlamını bile bilmiyorsun, bu kelimenin yüceliğini tahmin bile edemezsin.

Garzum

Yuh melanthanın paralel evrendeki karşılığı
Reply

eskiportreler

Ufacık bir sevinçle nasıl havalara uçup minicik bir düşünceyle kendimi nasıl yerden yere vurduğumu anlatamıyorum. Herkesten nasıl kaçmaya çalıştığımı, zaman ve mekandan nasıl koptuğumu, koskoca evrende kendime nasıl yer bulamadığımı anlatacak söz bulamıyorum. İyi bir insan olmak için nasıl tüm ruhumla uğraştığımı ama tüm dünyanın yükünü, suçlarını ve yanlışlarını sırtlanmışçasına her sabah kendimi yataktan çekip çıkardığımı da anlatamıyorum. Kendimi neden hiçbir güzelliğe değer görmediğimi de.
          Bu buz gibi yalnızlık ve kor gibi korkuyu tarif edemiyorum.

eskiportreler

bir tarafım, böceklerinden yıldızlarına kadar kâinatın kalabalığını ve dünyanın dört bucağında kaynaşan insanları burnumun dibinde hissediyor, onlarla beraberim, onların içinde. bir tarafım ise yapayalnız. öylesine yalnız ki bunu, bu hissi ömrümde ilk defa duyuyorum. kederden boğuluyorum bazan. bir tarafım boğuluyor. bir tarafım ama boğuluyor. bunu, bu yalnızlık duygusunu, bu kahrolası kederi yenmem lâzım...

eskiportreler

bu son kaybın ağırlığıyla kaskatı kesildim. insana dair hiçbir şey kalmadı bende. öyle derin duyguları olan biriydim ki parçalara ayrılırdım eskiden. şimdiyse içim kurak. tabii ki önemsiyorum etrafımdakileri. yalnızca bunun anlaşılması için mücadele veriyorum. karşıma bir duvar çıkıyor. önceden güçlü olduğumu ve hiçbir şeyin beni yıkamayacağını hayal ederdim. şimdi. öyle. güçlüyüm ki. hiçbir şey yıkamıyor beni. ve artık tek hayalim yeniden zayıf olmak.

eskiportreler

Güneş ve onun çiçekleri.
Reply

eskiportreler

"Geceleri gökkuşağına boyamak mıdır suçum? Herkes bağırırken şiirler okumak mı, susmak mı sözün bittiği yerde, kusmak mı sindirebildiklerinizi? Apansız uykum kaçıyor kaç gece, bu da mı aleyhime kanıt? Sondan saymaya başladım adları, böyle hoşuma gidiyor. Beğenmeselerde seviyorum ellerimi, hep olmayacak düşler görüyorum, yenileceğim kavgalara giriyorum durmadan.Silin adımı listenizden, yokum; aslında bir oyun olan kavgalarınızda ve aslı bir kavga olan oyunlarınızda. Kirli sevinçlerinize ortak etmeyin beni. Gözyaşlarınızı da paylaşmıyorum. Yalan övgülerinize ihtiyacım yok. Gıyabımda kesinleşmiş hükümler verin. Bir sürgün nereye sürülebilir? Gölgeler kelepçeye vurulur mu? Çekilin, yürümediğiniz yollarımı kirletmeyin."

eskiportreler

Göğüs kafesimin en ücra köşesinde birikmiş ağlamalara, halledememelere, elimde olsa düzelteceğim ama asla elimde olmayan yanılgılara, yenilmiş olmanın çaresizliğine, yorgunluklara bir yumruk atıp tuz buz etmek istedim. Olmadı. Şimdi, yenilgisini ev yapmış herkes kadar yalnızım.