İki sene önce bu zamanlarda panoya bir söz yazmışım kendimce: Ruhu acıya doyanın bedeni toktur. Şimdi bu sözü daha iyi anlıyorum biliyor musunuz? Çünkü insan en ağır açlığını mideyle değil, kalbiyle yaşar. Bir kez kırılmış bir ruh, dünyanın bütün nimetleri önüne serilse bile eskisi gibi iştahla bakamaz hayata. Acı insanı doyurmaz aslında sadece başka hiçbir şeye ihtiyaç duymayacak kadar yorar. Ve insan bazen en tok olduğu anlarda bile içindeki o görünmez boşluğu taşımaya devam eder. Çünkü bazı yaralar kapanmaz, sadece insan onlarla yaşamayı öğrenir.