nice zaman,
hücremin sessizliğine kapandıktan sonra
iki üç gün, aç susuz, belki daha fazla
ilhamın acı-tatlı şöleninden pay alıp
yaktım eserimi, kayıtsız gözlerle baktım.
düşüncelerimin, yarattığım seslerin
bir bir duman halkalarında eriyişine.
ama bundan ne çıkar?
dev sanatçı gluck
bize o yepyeni, büyülü sırlarını açtığında da,
bütün bildiklerimi böyle silmemiş miydim,
sevdiğim, gönülden inandığım ne varsa?
onun gösterdiği yoldan gitmemiş miydim,
yolda rastlaştığı birinin çizdiği yöne
gözü kapalı atılan bir yolcu tezliğiyle?
şevk yüklü, yılmak bilmez bir çalışma hırsıyla.