bir yerde okudum farazi v kayra, hayatı yaşayanlara değil yaşayanların arasında kendini oraya ait hissetmeyen, kenardan izleyenlerin "elimi tut" çığlığı. o hafif tebessüm, acılarının söze dökülmesini kendi ağzından dökülürmüşçesine dinlerken bir nebze rahatlaman.
farazi v kayra dışlanmışların dudaklarıdır.
kırkım çıkmadan tekrar öldüğümde, kendi cenazeme kendi ayaklarımla giderken kulağımda çalan şarkı buydu.
"kulaklarım duyması gereken, ihtiyacı olan cevapları duymadı"
saatlerce, on gün önce tuttuğun ellerin sahibine artık bir yabancıymış gibi davranmam gerekirken, içimden saydıklarımdı onların sözleri. eve gidene kadar yolda döktüğüm gözyaşlarının düştüğü omuzdu.
teşekkürler, farazi v kayra.