fasafiso_

SAVCI
          	
          	3. Bölümden...
          	
          	Ezel, oturma odasında kendi haline oturmuş bir Dünya klasiği okurken merdivenlerden gelen sesleri duydu. Ahuzâr iniyordu, Ezel Ahuzâr'ın geleceğini anlayınca derin bir iç çekti. 
          	
          	Ahuzâr ise bütün güzelliği ile aşağıya indiğinde, Ezel'in önünde durduğunda topuklu sesi kesildi. 
          	
          	Ezel, kitabı bırakıp karşısındaki Ahuzâr'ı ciddi bakışla süzdü. Ahuzâr ondan nefret edercesine bakarken kıyafetinin askısını düzeltti. Siyah, saten bir kısa elbise giymişti. Saçlarını jilet gibi topuz yapmışken her zaman olduğu gibi harika bir göz makyajı yapmış. O Ceylan gözleri ortadaydı...
          	
          	Ezel istifini bozmadan "Nereye?" 
          	
          	Ahuzâr gözlerini devirerek "Bugün yılbaşı gecesi Ezel, nereye olabilir?" dediğinde, Ezel sustu "Sen ne yapacaksın bu gece?" 
          	
          	Ezel bu soruyu anlamayarak "Dünyanın dönüşünü kutlayamayacağım senin gibi" derken kitabını açtı tekrardan "Uyurum, bir şey yapmam" 
          	
          	Ahuzâr derin bir nefes alarak "Sen geceleri rahat uyuyabiliyor musun?" diye sorduğunda Ezel içinde bir şeylerin ilk kez kırıldığını fark ederek kitabın kapağını kapatıp sehpanın üzerine fırlattı. "Yaptıklarından sonra..." 
          	
          	Ezel, gözlerini Ahuzâr'a değdirmeden ayağa kalktı ve bir adım ona yaklaşarak "Ne demek istiyorsun?" 
          	
          	"Ne demek istediğim açık değil mi?" 
          	
          	Ezel, Ahuzâr'ın başına gelenlere ne kadar üzülse ve kendini affettirmeye çalışsa da yine de hem kırılmış hem de sinirlenmişti. 
          	
          	"Gece uyuduğuma eminsin yani..." 
          	
          	Ahuzâr bir şey diyemediğinde çantasını düzelterek kapıya doğru ilerledi. 
          	
          	Ezel arkasından bakakalırken "Dikkat et kendine, masalardan toplamayayım seni" 
          	
          	Ahuzâr çıkmadan son kez ona bakıp "Yarın öbür gün seni mahkeme köşelerinden toplamamızdan iyidir" diyerek kapıyı sertçe çekip evden çıktı.
          	
          	Ezel, bu kapıyı sertçe kapatışına sinirle "Yavaş ulan yavaş! Daha dün yapıldı o kapı!" 

fasafiso_

SAVCI
          
          3. Bölümden...
          
          Ezel, oturma odasında kendi haline oturmuş bir Dünya klasiği okurken merdivenlerden gelen sesleri duydu. Ahuzâr iniyordu, Ezel Ahuzâr'ın geleceğini anlayınca derin bir iç çekti. 
          
          Ahuzâr ise bütün güzelliği ile aşağıya indiğinde, Ezel'in önünde durduğunda topuklu sesi kesildi. 
          
          Ezel, kitabı bırakıp karşısındaki Ahuzâr'ı ciddi bakışla süzdü. Ahuzâr ondan nefret edercesine bakarken kıyafetinin askısını düzeltti. Siyah, saten bir kısa elbise giymişti. Saçlarını jilet gibi topuz yapmışken her zaman olduğu gibi harika bir göz makyajı yapmış. O Ceylan gözleri ortadaydı...
          
          Ezel istifini bozmadan "Nereye?" 
          
          Ahuzâr gözlerini devirerek "Bugün yılbaşı gecesi Ezel, nereye olabilir?" dediğinde, Ezel sustu "Sen ne yapacaksın bu gece?" 
          
          Ezel bu soruyu anlamayarak "Dünyanın dönüşünü kutlayamayacağım senin gibi" derken kitabını açtı tekrardan "Uyurum, bir şey yapmam" 
          
          Ahuzâr derin bir nefes alarak "Sen geceleri rahat uyuyabiliyor musun?" diye sorduğunda Ezel içinde bir şeylerin ilk kez kırıldığını fark ederek kitabın kapağını kapatıp sehpanın üzerine fırlattı. "Yaptıklarından sonra..." 
          
          Ezel, gözlerini Ahuzâr'a değdirmeden ayağa kalktı ve bir adım ona yaklaşarak "Ne demek istiyorsun?" 
          
          "Ne demek istediğim açık değil mi?" 
          
          Ezel, Ahuzâr'ın başına gelenlere ne kadar üzülse ve kendini affettirmeye çalışsa da yine de hem kırılmış hem de sinirlenmişti. 
          
          "Gece uyuduğuma eminsin yani..." 
          
          Ahuzâr bir şey diyemediğinde çantasını düzelterek kapıya doğru ilerledi. 
          
          Ezel arkasından bakakalırken "Dikkat et kendine, masalardan toplamayayım seni" 
          
          Ahuzâr çıkmadan son kez ona bakıp "Yarın öbür gün seni mahkeme köşelerinden toplamamızdan iyidir" diyerek kapıyı sertçe çekip evden çıktı.
          
          Ezel, bu kapıyı sertçe kapatışına sinirle "Yavaş ulan yavaş! Daha dün yapıldı o kapı!" 

fasafiso_

Canım okurlarım, şuanda 27.Bölümün son sahnelerini yazarken bunları söylemek istedim...
          
          Bu nasıl bir bölüm ? 
          
          Her yerimiz Çamur içinde!