fehva-

bir gün bir sahabe diye başlamayacağım ama bir gün yurttayım; ramazan ayı sahur vakti ve kulağıma uzaktan gelen sesler var. gözlerim kapalı algılarım zorlanırken uyumanın nasıl da güzel olduğunu düşünüyorum, bir kez daha. 'uyan ve toparlan! ' diye bağıran bir genç kız kulağımı yırttı geçti. sorun şu ki uyandırılmaktan nefret ediyorum, uyandırandan daha çok.
          	 düşlerimi kovaladım ve gözlerimi açıp döşekte oturdum, ışığın gözlerimi yakmasına izin verdim tam o sırada göz göze geldik. 'neden bu kadar bağırıyorsun? ' dediğimde 'anca uyanıyorsun' demiş ve gitmişti. hızlı bir sahur yapıldı ve uyku bedenimi kolları arasına aldı. ben uyandırıldığım vakit öfkeyi nefrete bürüyorum, bırak kendim uyanayım. 

fehva-

bir gün bir sahabe diye başlamayacağım ama bir gün yurttayım; ramazan ayı sahur vakti ve kulağıma uzaktan gelen sesler var. gözlerim kapalı algılarım zorlanırken uyumanın nasıl da güzel olduğunu düşünüyorum, bir kez daha. 'uyan ve toparlan! ' diye bağıran bir genç kız kulağımı yırttı geçti. sorun şu ki uyandırılmaktan nefret ediyorum, uyandırandan daha çok.
           düşlerimi kovaladım ve gözlerimi açıp döşekte oturdum, ışığın gözlerimi yakmasına izin verdim tam o sırada göz göze geldik. 'neden bu kadar bağırıyorsun? ' dediğimde 'anca uyanıyorsun' demiş ve gitmişti. hızlı bir sahur yapıldı ve uyku bedenimi kolları arasına aldı. ben uyandırıldığım vakit öfkeyi nefrete bürüyorum, bırak kendim uyanayım.