Naz, hızın, dumanın ve karanlık pistlerin içinde büyüdü. Hayat ona hiçbir zaman yumuşak davranmadı; hayat yoldaşını bir virajda değil, bir ihanetle kaybetti. Yağız’ın ölümü bir kaza değildi. Naz bunu biliyordu. Ve bu gerçeği ispatlamak için girdiği dünya, artık sadece yarışlardan değil; yalanlardan, operasyonlardan ve silahlardan oluşuyordu.
Naz kendini devletin en tehlikeli görevlerinden birinin içinde bulur. Yanında askerler, karşısında düşmanlar… ama en büyük savaş, ekibin içindedir. Umut görevle vicdan arasında sıkışırken, Enes öfkesiyle herkesi iter; çünkü kaybetmeye alışmış biri bir daha kaybetmekten korkar. Aslı suskunluğu seçer, Buğra gülerek hayatta kalır, Oğuz düşünerek, Hakan yumruklarıyla…
Bu bir görev değildir.
Bu, herkesin kendi geçmişiyle yüzleştiği bir savaştır.
Naz içinse bu, tek bir şeydir.
Geçmişten kalan beklenen hesaplaşma...
https://www.wattpad.com/story/406424781?utm_source=android&utm_medium=link&utm_content=share_writing&wp_page=create&wp_uname=06Yaprak55