flensian

kafa yoran insanlar ben demeden benim
          	hayatımdan çıkmaları bana ne büyük sürpriz.

flensian

unutmak kâbus bazen, bazen hediye
          unutacağın varsa unut, ödüllendir kendini
          bağrışmalarımızı unut, ayılıp bayılmalarımızı
          kötü sözleri unut, öfkeyle savurduğumuz
          mesafelere takılıp sarılamayışımızı unut
          zamanı unut, olanları olamayanları ve olamayacakları
          kadere hükmedip seni bulamayışımı unut
          sahili unut, kumları ve teşebbüs ettiğim yalanları
          söylediğin yalanları unut
          söylediğim yalanları

flensian

dedin ki
          eğer alnımıza yazılmışsa,
          kader kavuşturur yine bizi.
          gerçekten o kadar saf mısın diye düşündüm bir an. inanıyor muydun sahiden kaderin cilvesine? sanki gökyüzünde oturup bize bakıyormuş. sanki beş parmağı varmış da piyon gibi sürüyormuş bizi. sanki bizim seçimlerimiz değilmiş gibi
          kim öğretti sana bunu? söyle.
          kim kandırdı seni?
          sana bir kalp verilmiş, bir de akıl ama sen pek de oralı değilsin. oysa ben susmuş oturuyorum. titrek dudaklarımla gülümsüyorum, düşünceli. ne hazin değil mi? sen her şeyi böyle apaçık görürken karşındakinin seni görmemesi.

flensian

ne seni unutabiliyorum, ne senden kalanları. başımın içinde bir kanser tümörü gibi büyüyor büyüyorsun. seni unutamamanın verdiği acılara dayanamıyorum artık. unutamamanın bu kadar kahredici, çıldırtıcı olduğunu bilmezdim. her yerde, her zaman benimle birliktesin, işin kötüsü her şey seni hatırlatıyor. kalabalıkta gelişigüzel söylenmiş bir söz bile yetiyor seni düşünmeme. yalnızlığımda ise sesin kulaklarımda çınlıyor, avuçlarının serinliğini hissediyorum alnımda. yaşanmış zamanlar bir film şeridi gibi geçiyor hafızamdan. anılarımızı en küçük noktasına kadar birer birer hatırlıyorum. İşte o zaman; bu seni unutamayan başı, duvarlara vura vura parçalamak geliyor içimden.

flensian

kaybetmiş hissediyorum her şeyimi elimden alınmış ve bir daha geri alamayacakmış gibi oysa sadece uzun süredir çektiğim yalnızlığın sebebi nasıl haraket edip kendimi düzene sokacağımı bilmeden yalnızca olduğu gibi yaşamak. biri bunu yüzüme vursa dahi kabul etmeyeceğim şeyi şimdi kendi kendime konuşuyor olmak bile epey komik olsa gerek.

flensian

0310 / bedenim ruhuma ihanet etmeden önce son kez izliyor çaresizliğini
Reply

flensian

acılar
          beni
          daha iyi bir insan 
          bana
          hiçbir şeyi çantada keklik saymamayı
          öğretmedi.
          ve
          birine âşık olmaya korkmaktan başka bir şey
          vermedi.
          
          ben,
          arızalı bir insan olmak için
          fazlasıyla gencim
          ve geriye gidip
          kendime çocukluğumu geri verecek olsaydım
                
                                                                                              bunu
                                                                                              yapardım.

flensian

sözlerin beni zehirliyor. 
          
          zifiri karanlık arasında yine de parlıyorsun eskisi gibi
          görmedin mi sana olan sevgimi?
          artık acı çekmiyorum,
          sadece alışmayı deniyorum.
          dudaklarında zehir olsa dâhi
          yine tatmak isterim hiç sana dokunmamış gibi
          benim en büyülü düşümsün
          şimdi sadece acı çektiğim üzüntüm.
          sözler kifayetsiz kalsa bile yine seni anlardım
          ama sen sadece kaçmak için çabaladın.
          sorun yok, bırakacağım seni
          sonra yeniden döndüğünde,
          kilitli kapılarla bırakacağım aynı beni terk ettiğin gibi
          beni zehirledin biliyorum 
          ama sana aşık oluyorum.

flensian

poison tree dinledim ve sonuç.
Reply