flensian

en çok sana olan iyi tarafımı özledim şimdi onu bulmak zor.

flensian

kelimelerde kurşun olabilir
          ne anlatsam bir çare 
          kendi bildiğini okuduğun sürece geçer mi bu yara?
          söyle bana, geç olmadan söyle ki bileyim.
          göğsümde büyüyen bu kan revan yara gün geçtikçe çürüyor, çürüyor çürümesine ama bir deva yok.
          isterdim anlamanı, benim gözümdeki yerini fark etmeni
          
          yazıp yazıp siliyorum satırlarımı
          çünkü biliyorum ki benim de kelimelerim kurşun misali 
          affet beni,
          seni unutmayayım.

flensian

deja vu yaşıyorum çünkü en son dipteydim.
الرد

flensian

unutmak kâbus bazen, bazen hediye
          unutacağın varsa unut, ödüllendir kendini
          bağrışmalarımızı unut, ayılıp bayılmalarımızı
          kötü sözleri unut, öfkeyle savurduğumuz
          mesafelere takılıp sarılamayışımızı unut
          zamanı unut, olanları olamayanları ve olamayacakları
          kadere hükmedip seni bulamayışımı unut
          sahili unut, kumları ve teşebbüs ettiğim yalanları
          söylediğin yalanları unut
          söylediğim yalanları

flensian

dedin ki
          eğer alnımıza yazılmışsa,
          kader kavuşturur yine bizi.
          gerçekten o kadar saf mısın diye düşündüm bir an. inanıyor muydun sahiden kaderin cilvesine? sanki gökyüzünde oturup bize bakıyormuş. sanki beş parmağı varmış da piyon gibi sürüyormuş bizi. sanki bizim seçimlerimiz değilmiş gibi
          kim öğretti sana bunu? söyle.
          kim kandırdı seni?
          sana bir kalp verilmiş, bir de akıl ama sen pek de oralı değilsin. oysa ben susmuş oturuyorum. titrek dudaklarımla gülümsüyorum, düşünceli. ne hazin değil mi? sen her şeyi böyle apaçık görürken karşındakinin seni görmemesi.

flensian

ne seni unutabiliyorum, ne senden kalanları. başımın içinde bir kanser tümörü gibi büyüyor büyüyorsun. seni unutamamanın verdiği acılara dayanamıyorum artık. unutamamanın bu kadar kahredici, çıldırtıcı olduğunu bilmezdim. her yerde, her zaman benimle birliktesin, işin kötüsü her şey seni hatırlatıyor. kalabalıkta gelişigüzel söylenmiş bir söz bile yetiyor seni düşünmeme. yalnızlığımda ise sesin kulaklarımda çınlıyor, avuçlarının serinliğini hissediyorum alnımda. yaşanmış zamanlar bir film şeridi gibi geçiyor hafızamdan. anılarımızı en küçük noktasına kadar birer birer hatırlıyorum. İşte o zaman; bu seni unutamayan başı, duvarlara vura vura parçalamak geliyor içimden.