Haksızın yanında durup onu savunsan da suçlu olan sen oluyosun. Kendi fikirlerini söyleyemezsin , biri sana ya da başkasına laf edince karşılık veremezsin, sana diğer insanlara karşı saygısız olsa da saygı duymalısın, yanlış yapamazsın, diğerleri insan sen insan değilsin, hata yapamazsın, başkalarının çocuğu çocuk ama sen o zaman çocuk değildin. İnsanların her hareketine bakıp ona göre davranırsan yalnız kalırsın kimse kalmaz. Başarılı olmak zorundasın. Eğer ebeveyinlerinin istediği gibi davranmazsan yetiştirilememiş oluyorsun. Hiçbir şey yapmamana rağmen insanlar soğuyor, nefret ediyor. Kendini başarısız hissediyorsun. Her şeyden sığındığın kendi dünyan var. Kolay kolay ağlamam ama ağlamaya başlayınca da saatlerce sürebiliyo. Yıllar önce olmasına rağmen bazı olayları hatırlayınca kalbimde o ağrı oluyor. Yeni yaşanan şeylerde de o his oluyo. Kalp kırılması soyut bir olay değil somut bir şey, hissedebiliyosun çünkü. Tam noktasında kırıldığını anlıyosun. Ama kıranlardan bir özür bile gelmiyor. Ama sen hatalı olmamana rağmen yine de özür dilersin. Yalnız birini gördüğünde onu anlarsın. Dış görünüşünden dolayı dışlanan, dalga geçilen o küçük çocukları anlarsın. Kendi küçüklüğüne hele... Keşke küçüklüğüm karşıma gelse de ona sarılsam sıkı sıkı kollarımda ağlamasına, yaşadıklarını anlatsa, onu öpsem , öyle olmadığını, mükemmel biri olduğunu asıl pisliklerin onlar olduğunu söylesem. Keşke bazı olaylar hiç yaşanmasaydı. Enerjimi gereksiz insanlara harcamasaydım.