gamkuyusu

gamkuyusu

jouskalar bittiğinde hayat başlayacak. 
Reply

gamkuyusu

not all scars are visible. 
Reply

gamkuyusu

he was sunshine, i was midnight rain.
Reply

gamkuyusu

gamkuyusu

jouskalar bittiğinde hayat başlayacak. 
Reply

gamkuyusu

not all scars are visible. 
Reply

gamkuyusu

he was sunshine, i was midnight rain.
Reply

gamkuyusu

gamkuyusu

ah, dedi yeniden. ah benim yaralı kızım. ah benim yarası yanan kızım, yangını yel olup kendini saran kızım. sen bir dal fidandın. leylam, öksüz kalan başım. körpeciğim, kimsesizim. derdin yaksın seni yakanı â kızım. 
Reply

gamkuyusu

iç çayını da dinle beni. leylayı hatırladın mı, dedi. ah şimdi buralarda olusaydı leyla, çıkıp şu sokaktan geçseydi sana ne demek istediğimi şıp diye anlatıvermiş olurdum. bazı geceler onun boğazında nasıl kalmış, bazı istenmeyişler nasıl onu yersiz yurtsuz bırakmış, bir lokma ekmek geçirip de boğazından nasıl lafa söze doyurmuşlar karnını görürdün. anlardın değil görürdün. öksüzü tek öksüz olan anlar var sen anla gerisini. leyla ceketini taşır gibi taşıyor kendi ölüsünü. abi dedim, ben hiç leyla ablayı ağlarken görmedim ki. nasıl olur. nasıl olur abi. gülmekten doğduğunda olmayan gamzeleri çıkmış leyla ablanın abi, leyla abla nasıl kimsesiz olur. bir of çekti ki karşımdaki ihtiyar, göğsüm bin mezara girdi birinden de sağ çıkmadı. of oğlum, leylanınki dile dökülmez. bilemedim ne yapacağımı. her sokağın kedisini peşine takıp, sesiyle çiçekleri açtıran kadını meğer yalnız iskeleti taşıyormuş, kabullenemedim. ne zaman olmuş bu dedim. onu son gördüğüm hali getirdiğimde aklıma kan ağlayan bir yanı gelmedi gözlerimin önüne. saniye dakikanın peşinden koşmaya karar vermeden aklımın içindekilere sert baltayı yedim. leyla hâlâ güler de oğul sen artık o gülüşe kanar mısın. sevdanı gömmüşsün toprağa, söyle bana sen hem öksüz hem yetim kalmış leylanın güldüğüne mi bakarsın derdini taşımaktan kambur kalmış omzuna mı. leyla okşar her hayvanın başını da, sen onun titreyen ellerinin artık yoksulluktan olduğunu bilmez misin. olan leylaya çoktan olmuş oğlum, dedi. olan leylaya olmuştu da sana olmamıştı. şimdi otur şu sandalyede bekle leylayı. o atsın adımını sen çek kahrını. o günün aydın olsun desin sana sen kahrolaydım de dur. o bitmiş oğlum. o sevdasını gömdüğünde toprağa üstüne çiçek diye kendini ekmiş. durmamış arkasından kaç gece kaç gün geçtiyse akıtmış gözyaşını. akıtmış ki boynu bükük kalıp da kopmasın toprağından. leylanın başı ondan hiç eğilmez olmuş. 
Reply

gamkuyusu

geç çocuk, otur şöyle. bana sevmenin getirdiği
            heyecanı anlatmaya başlayacaksın birazdan belli halinden. bana sevginin kırk türlü yüzünü göstereceksin, sanki ben bir zamanlar o sevgiden ağzım yandığı için kaşığa üflemiyormuşum gibi. gel evlat, anlattıklarını elbet dinleyeceğim fakat önce sen küpe et şunları kulağına. sevmek ve sevilmek ihtiyacında olduğumdan, âşık olduğumu sandım, demiş albert camus. başka deyimle, aptallik ettim demekten de geriye durmamış bir satır ötesinde. işte, biraz sonra bana anlatacağın tüm bunların varış kapısını bil. bugün ayakların yere basmıyor fakat sonraki gün. belki bir sonraki. o olmazsa peşindeki gün. aşkın acısı ağıtla geçmeyecek kadar noksan bırakır insanı. evveliyatla daha önce hiç tatmadığın şeyleri tattırır sana, üstelik bunları doğduğundan beri bildiğin şeyler üzerinden yapar. yapar ki işte aşkın aşk oluşu tam o noktada başlar. bıkkınlıkla çıktığın merdivenlerden azimle aştığın gönül duvarının önüne gelince fark edersin koşmayı ne çok sevdiğini. oturur bir bankta kurabiye yersiniz, o kurabiyeden tatlısı ömrü billah değmemiştir damağına. ve sonra çocuk anlarsın ki artık merdivenleri olan bir eve varamayacak kadar yorgun ve ağrılı dizlerin. kendini aşkın hüzmesine kaptırıp gidişin bir girdabın seni yutup kendini büyütmesiyle son bulur. aşk aptallıktır çocuk. ve yalnızca en zeki olanlar bu aptallığı işler, çünkü aşk tekrarı olmayan cennettir. onu kaybettiğinde artık hiçbir sevap sana onun kadar güzelini getirmeyecektir. sen mutlusun çocuk, henüz ona yeni vardın. benim hüznüm o varıştan dönmüş olmama. herkesin bir gün dönecek olmasına. sevgiyi anlatma çocuk. sevgi nasıl olsa birazdan iznini isteyip kalkacak masadan. gel seninle iki sigara yakalım. birini o cenneti tatmış olmaya ötekini o cennetten kovulmuş olmaya.
Reply