gamkuyusu
antidote de l'âme.
gamkuyusu
gamkuyusu
üsdat, demişti meraklı sesiyle. söyle evlat dedim. ne oldu o gece üstad dedi. oldu işte bir şeyler. ben bir binaydım, sonra o gece onu yıktılar. hatta yıkmaları yetmedi üstüne de tükürdüler. ve ben artık yıkımım. o enkazın altında bedenim yatıyor artık. mezarım oldu orası, ama benim mezarıma tükürdüler çocuk. bütün acıları gülümseyerek karşılayın derler, ben de öyle yaptım. belki misafirperver olduğumu düşünüp, çok yük olmak istemeyip hemen gider bu acı diye. ama ruhuma mıhlandı. ne acı benden gidiyor, ne ben benden çekip gidiyorum. yapıştı işte çocuk anlarsın. bazı insanlar yalnız dertten oluşur. koca bir adayım, dört yanıma gam düşmüş. bir sevdası vardı onu da çekip aldı söke söke benden. anlayacağın bitti çocuk. o inşaat bitti. yarıda bıraktılar, hayır gelmez artık oradan dedi herkes. boyun eğdim evlat. tutun biriniz sıkıştırın şu üç kuruş etmeyecek dünyada aranıza demedim dönüp de. pişman mısın diyecek olursan olmam mı. nasıl kesmedim kendi ipimi elimle de alçaklara kaldım. nasıl, dost bildiklerimin düşman oluşuna maruz kaldım demez miyim sanıyorsun evlat. insanı ilk kendinden olan vururmuş. yıkılmadan baksaydın bana bunları görürdün duvarlarımda. yıkılmak bin asırdan evveldir içimde yaşıyor.
•
Reply
gamkuyusu
leylanın tek nefeslik canı vardı ama görseydiniz o çocuksu hevesini hayran kalırdınız. yolda gördüğü herkese selam verir, koştur koştur mahallede dolaşırdı. elinde küçük bir valizi vardı hep, kırmızı ufak bir valiz. içinde ne olduğunuysa kimseler bilmezdi. leyla yaşça büyüktü mahalledeki çoğu kişiden ama görseniz inanmazdınız öyle genç bir ruhu vardı. konuştuklarından kimse bir şey anlamazdı ama herkes gülerek dinlerdi onu. o da anlatırken gülerdi hep, ama bak hep gülerdi lan. bizde bilirdik bile isteye gülmediğini. leyla, ağlarken bile gülerdi. ismet abinin bile cenazesinde bile gülmüştü leyla. patavatsızca güler, gülerken gözyaşlarını silerdi. kimse bir şey demezdi ona. geçen yine kırmızı valiziyle mahallede herkese selam vererek koştur koştur bir yerlere gidiyormuş. ben görmedim hiç. arabaların ortasına atlamış leyla. kamera kayıtlarını izletti dün sami abi, hepsini izleyemedim. yüreğim kaldırmadı. leyla arabalara el sallayarak koşarken görmemiş bir tanesini. leylanın gülüşü yarım kalmış diyorlar. meral abla yıkarken ellerimi sıktı, yeminlen sırıtıyordu dedi. valizini de açmışlar içinden sürülerce fotoğraf çıkmış. meğer leylanın o kırmızı valizinin içi çocuk fotoğraflarıyla doluymuş. ama görseniz şaşıp kalırsınız. tek bir çocuk bile gülmüyor. ulan dudağının kenarıyla bile gülmüyorlar lan. leylanın tek nefeslik canı vardı. meral abla diyor ki, canı bedeninden can çekişe çekişe ayrıldı. leyla bir sokak ortasında yarım kalacağını bilmediği güzel gülümsemesiyle yığılıp kalmış.
•
Reply
gamkuyusu
eskiden her şeyin düzgün olmasını isterdim. her şeyin düzlükte ilerlemesini isterdim. her küçük kıvılcım yüzünden koca evim yanmış gibi hissederdim. belki ahir dünyanın içinde her şeyi abartmayı severdim. aile içindeki en ufak tedirginliği abartırdım. kendimi devamlı suçlar sonrasında o suçlar arasında kaybolurdum. insanlara bağırıp çağırmayı onlara kendi kendime küsmeye bayılırdım. nankördüm bir nevi. ama şimdi o kadar olgunlaştım ki muntazam bir insan olmasam bile eskisine göre epey bi iyiyim, her şeye gerçekci bakmak zorunda olduğum için. insanlar hayatımı boka çevirmesin diye birer birer çıkartmayı meslek edindim. sınırlar. artık benimde olan sınırlarım. benim bile olan sınırlarım. o sınırları hayata geçirmek için gerektiğinde kendimden geçtim. aynaya baktığımda göz bebeklerimden ötesi gördüğümde oldu, aynaya baktığım halde aksimi kaybettiğimde. öncelik olarak ilk sıraya kendimi koydum. kendimi sokak sokak ararken kendimle yeniden tanıştım bir sokak arasında. insanlar. insanlar eleştirebilir. ama bu artık benim dışımdaki tüm herkesin sorunu. hayatımdaki en omurgalı insan edindiğim kimliğim. dönüşmek istediğim kişiyi içimde buldum. açıklamalara lüzum duymuyorum. keza ardı arkası kesilmeyen bahaneler duymaktan usandı kulaklarım. öyle mi diyorsun. o halde öyle olmasa da öyle kalsın. bazen her şeyin sonu olduğu gerçekliğini yalanla karıştırıyorum. birileri hayatına girebilir ve çıkabilir, herkesin bir limiti var kimse için limit aşımına izin yok, bugün dost olan yarın azılı düşman olarak karşına çıkabilir, hata insana tâbi bunları unutma. ütopik şeyler gerçeğe erişmene izin vermez. kalbimin yolculuğu inişi çoktan yaptı. orada hiçbir sahteliğin durağı yok.
•
Reply
gamkuyusu
atipik deprosyonların pençesinde boğuldum