girift-

arsız, kimsesiz, topraksız çiçek 

girift-

Sanki küçükken saçını kestirmişsin de baban farketmemiş gibi kırgın bakıyorsun Müzeyyen. 
          Saçların uzamış, büyümüşsün. 
          Ne aldığın nefes ne de büyüdüğün farkedilmiş. 
          Geçmiş, çok zaman geçmiş. 
          Değişmişsin, eksilmişsin. 
          Kırgınsın..
          Müzeyyen sen hâlâ kırgınsın. 
          Varoluşsal sancılar eksikliklerine yama olmuş ama çivi çiviyi sökememiş. 
          Sen hâlâ eksiksin. 
          Gözlerin Müzeyyen,
          Hâlâ o küçük kız çocuğunun düş kırıklıklarını taşıyorlar. 

girift-

Haksızlık değil mi, yapılır mı bu bana? 

girift-

Senin için hep hoş olmak isterim bcdgnkzamzksnzk
Ответить

girift-

0909

girift-

Bayağıdır gitmiyordum irem gitmeyi teklif edinceye kadar aklımda yoktu 
Ответить

girift-

Sabah erken kalkmam gerekiyor kütüphaneye kaçacağım 
Ответить

girift-

0212

girift-

Keşke düşünceleri de örtbas edebilmenin bir yolu olsaydı. 
Ответить

girift-

Kendimi kandırıyorum. 
Ответить

girift-

Öyle güzel bir oyuncuyum ki, maskeler yapışmış kalmış üzerime. 
Ответить

girift-

Her yanımda birileri var, kalabalığın en dibindeyim. 
          Yanımda alabora olmuş döküntü bir gemi,
          Karaya vurmuşum. 
          Dile gelmiş gözlerimiz, maskeler düşmüş. 
          Bakıyorum gemiye, herkes gibi değil
          Ben artık görüyorum gemiyi. 
          Parlak bir cilası yok, yıkılmaz camları, renklerle bezenmiş canlı bir kamarası…
          Ruhu var karşımda, artık daha iyi görüyorum 
          ondan yitip gidenleri. 

girift-

Boğazımda can yıkan bir yumru, 
          İçime hapsetmeye çalıştığım hıçkırık 
          Zehrini saldı, sardı nefesimi

girift-

Evet can yakan değil, can yıkan bir ağrı. 
Ответить

girift-

Sen pırıl pırılsın, güzelsin, iyisin 

girift-

Ben yılların ağırlığıyla yorgun
Ответить

girift-

Kelimelerim yetersiz, suskunluğa mahkûm kaldım şimdilerde. 
          Gözlerimden sicimle akan, hüznün buruk parçası gözyaşlarım, mahkûmiyetime karşı bir direnişte. 
          Kafamı kaldırınca görmek istediğim gökyüzü dahi sırt çevirdi bana. 
          Derin bir çukur var, en dibindeyim. 
          Aldığım her solukta biraz daha içine çekiyor beni. 
          İnatla kaldırıyorum başımı, karanlığı göreceğimi bile bile,
          Bakıyorum yine göğe. 
          Sonuç aynı, dipsiz bir karanlık. 
          Gökyüzümü çaldılar.