girift-

arsız, kimsesiz, topraksız çiçek 

girift-

Saat sabahın dördü ve ben yine uykusuzum. 
          Kafamın içinde öyle bir canavar var ki, en ufak bir boşluğumu, açığımı ararcasına; bulduğu her fırsatta, yattığı pusudan hırsla kalkıp beni kendine esir ediyor. 

girift-

Sanki küçükken saçını kestirmişsin de baban farketmemiş gibi kırgın bakıyorsun Müzeyyen. 
          Saçların uzamış, büyümüşsün. 
          Ne aldığın nefes ne de büyüdüğün farkedilmiş. 
          Geçmiş, çok zaman geçmiş. 
          Değişmişsin, eksilmişsin. 
          Kırgınsın..
          Müzeyyen sen hâlâ kırgınsın. 
          Varoluşsal sancılar eksikliklerine yama olmuş ama çivi çiviyi sökememiş. 
          Sen hâlâ eksiksin. 
          Gözlerin Müzeyyen,
          Hâlâ o küçük kız çocuğunun düş kırıklıklarını taşıyorlar. 

girift-

Haksızlık değil mi, yapılır mı bu bana? 

girift-

Senin için hep hoş olmak isterim bcdgnkzamzksnzk
Reply

girift-

Nasılım bilmiyorum 
Reply

girift-

0909

girift-

Bayağıdır gitmiyordum irem gitmeyi teklif edinceye kadar aklımda yoktu 
Reply

girift-

Sabah erken kalkmam gerekiyor kütüphaneye kaçacağım 
Reply

girift-

Gözlerimde öyle 
Reply

girift-

0212

girift-

Keşke düşünceleri de örtbas edebilmenin bir yolu olsaydı. 
Reply

girift-

Kendimi kandırıyorum. 
Reply

girift-

Öyle güzel bir oyuncuyum ki, maskeler yapışmış kalmış üzerime. 
Reply

girift-

Her yanımda birileri var, kalabalığın en dibindeyim. 
          Yanımda alabora olmuş döküntü bir gemi,
          Karaya vurmuşum. 
          Dile gelmiş gözlerimiz, maskeler düşmüş. 
          Bakıyorum gemiye, herkes gibi değil
          Ben artık görüyorum gemiyi. 
          Parlak bir cilası yok, yıkılmaz camları, renklerle bezenmiş canlı bir kamarası…
          Ruhu var karşımda, artık daha iyi görüyorum 
          ondan yitip gidenleri. 

girift-

Kelimelerim yetersiz, suskunluğa mahkûm kaldım şimdilerde. 
          Gözlerimden sicimle akan, hüznün buruk parçası gözyaşlarım, mahkûmiyetime karşı bir direnişte. 
          Kafamı kaldırınca görmek istediğim gökyüzü dahi sırt çevirdi bana. 
          Derin bir çukur var, en dibindeyim. 
          Aldığım her solukta biraz daha içine çekiyor beni. 
          İnatla kaldırıyorum başımı, karanlığı göreceğimi bile bile,
          Bakıyorum yine göğe. 
          Sonuç aynı, dipsiz bir karanlık. 
          Gökyüzümü çaldılar.