girift-

Hayat bu sıralar o kadar acımasız davranıyor ki bana. Kemiklerim etime batıyor, her zerremde sızıyı hissediyorum. Psikolojim kaldırmıyor artık işittiklerimi. Değersizliği dibine kadar hissetmek canımı çok yakıyor. Karakterime öyle alıştırmışım ki çevremdekileri kalbim olduğunu yok sayıyorlar. Kimi soğuk, ketum, suratsız belki huysuz der ama bendeki de kalp. Ailem dediğim insanların yüzünü görmek istemiyorum ama çıkıp gidebileceğim hiçbir yerim yok. Nankör değilim nankörlük etmiyorum, yokluklarını düşünmek bile istemiyorum ama varlıklarıyla da can yıkmalarını kaldıramıyorum. Bir çocuk hayali kurmadım böyle şeyleri düşünen bir insan olmadım hiçbir zaman ama bir çocuğum olursa asla yaşadığımı yaşamasına müsaade etmem. Yalnızca yaşadıklarım değil yaşamadıklarımı yaşayamamasına göz yummamm. Bir çocuğun kurabileceği daha ağır bir cümle nasıl kurulur bilmiyorum. Cümleler kuruyorum uzun uzun ve ardından hep bir ama ile yerle yeksanlığı ortaya koyuyorum. Benim evim yok ben kendimi bu eve bu odaya ait hissetmiyorum. Ben kendimi hiçbir yere hiçbir zamana ait hissetmiyorum. Yapayalnız olmak surata tokat gibi çarpıyor. Elimde avucumda başardım diyebileceğim hiçbir şey yok ve her fırsatta bununla lanetleniyorum. Karmakarışığım uzunca bir paragraf var burada ama ne anlatıyorum bilmiyorum, ifade edebiliyor muyum kendimi bilmiyorum. Kelimlelerim bile çalınmış sanki. 

girift-

Ben yorgunum çok yorgunum. Bu hâle gemekten nefret ediyorum. Tek başıma, bir başıma olunca kafamın içinde dönüp duranları susturamıyorum. Hissettiklerim içimdeki yıkımı un afak ediyor, her yanım toz içinde önümü bile göremiyorum. Belirsizliğin içinde sürüklenip gidiyorum. Bu yılla birlikte yirminci yaşıma bir adım atmış oldum. Aldığım her bir yaşta geçen üç yüz atmış beş günü tenime kazıyıp onun ağırlığıyla ite kaka ilerliyorum. Ne kadar ilerlenmek denirse? Şu sıralar istediğim şey küçücük bir şey olsa dahi olmuyor. Neyin olmasını istesem en berbat senaryosunu yaşıyorum. Kötü enerji yayıp çekme? Bunu duymaktan da nefret ediyorum. Çok nefret kustum böyle değilim normalde. Normalde nasılım? Bilmiyorum. 
Répondre

girift-

Öyle bir çukurun dibindeyim ki her gelen bir toprak atıyor sonra çekip gidiyor. Boğazıma oturan bu yumrudan nefret ediyorum ağlamak istiyorum ama ben ağlayamıyorum bile. Yapabildiğim tek şey nefes alıp vermek ama onu bile tam beceremiyorum, tökezliyor nefesim, aldığım nefes nefesimi kesiyor. Uyku uyuyamıyorum gecemin gündüz olmasından nefret ediyorum. Beynimin içi bir dakika bile anlayış göstermiyor bana. Koca koca dişliler var kafamda hepsi öyle kusursuz bir şekilde bağlı ki birbirine sonsuz bir döngüde hiç durmadan ilerliyor çarklar. İçim titriyor benim odamın soğukluğundan mıdır bilmiyorum ama ben hep üşüyorum bundan da nefret ediyorum. Cümlelerim devrik göz pınarlarım dolu. Yakarıyorum yazıp karalıyorum, kime? Neye? Ben bitiyorum, tükeniyorum. 
Répondre

girift-

Hayat bu sıralar o kadar acımasız davranıyor ki bana. Kemiklerim etime batıyor, her zerremde sızıyı hissediyorum. Psikolojim kaldırmıyor artık işittiklerimi. Değersizliği dibine kadar hissetmek canımı çok yakıyor. Karakterime öyle alıştırmışım ki çevremdekileri kalbim olduğunu yok sayıyorlar. Kimi soğuk, ketum, suratsız belki huysuz der ama bendeki de kalp. Ailem dediğim insanların yüzünü görmek istemiyorum ama çıkıp gidebileceğim hiçbir yerim yok. Nankör değilim nankörlük etmiyorum, yokluklarını düşünmek bile istemiyorum ama varlıklarıyla da can yıkmalarını kaldıramıyorum. Bir çocuk hayali kurmadım böyle şeyleri düşünen bir insan olmadım hiçbir zaman ama bir çocuğum olursa asla yaşadığımı yaşamasına müsaade etmem. Yalnızca yaşadıklarım değil yaşamadıklarımı yaşayamamasına göz yummamm. Bir çocuğun kurabileceği daha ağır bir cümle nasıl kurulur bilmiyorum. Cümleler kuruyorum uzun uzun ve ardından hep bir ama ile yerle yeksanlığı ortaya koyuyorum. Benim evim yok ben kendimi bu eve bu odaya ait hissetmiyorum. Ben kendimi hiçbir yere hiçbir zamana ait hissetmiyorum. Yapayalnız olmak surata tokat gibi çarpıyor. Elimde avucumda başardım diyebileceğim hiçbir şey yok ve her fırsatta bununla lanetleniyorum. Karmakarışığım uzunca bir paragraf var burada ama ne anlatıyorum bilmiyorum, ifade edebiliyor muyum kendimi bilmiyorum. Kelimlelerim bile çalınmış sanki. 

girift-

Ben yorgunum çok yorgunum. Bu hâle gemekten nefret ediyorum. Tek başıma, bir başıma olunca kafamın içinde dönüp duranları susturamıyorum. Hissettiklerim içimdeki yıkımı un afak ediyor, her yanım toz içinde önümü bile göremiyorum. Belirsizliğin içinde sürüklenip gidiyorum. Bu yılla birlikte yirminci yaşıma bir adım atmış oldum. Aldığım her bir yaşta geçen üç yüz atmış beş günü tenime kazıyıp onun ağırlığıyla ite kaka ilerliyorum. Ne kadar ilerlenmek denirse? Şu sıralar istediğim şey küçücük bir şey olsa dahi olmuyor. Neyin olmasını istesem en berbat senaryosunu yaşıyorum. Kötü enerji yayıp çekme? Bunu duymaktan da nefret ediyorum. Çok nefret kustum böyle değilim normalde. Normalde nasılım? Bilmiyorum. 
Répondre

girift-

Öyle bir çukurun dibindeyim ki her gelen bir toprak atıyor sonra çekip gidiyor. Boğazıma oturan bu yumrudan nefret ediyorum ağlamak istiyorum ama ben ağlayamıyorum bile. Yapabildiğim tek şey nefes alıp vermek ama onu bile tam beceremiyorum, tökezliyor nefesim, aldığım nefes nefesimi kesiyor. Uyku uyuyamıyorum gecemin gündüz olmasından nefret ediyorum. Beynimin içi bir dakika bile anlayış göstermiyor bana. Koca koca dişliler var kafamda hepsi öyle kusursuz bir şekilde bağlı ki birbirine sonsuz bir döngüde hiç durmadan ilerliyor çarklar. İçim titriyor benim odamın soğukluğundan mıdır bilmiyorum ama ben hep üşüyorum bundan da nefret ediyorum. Cümlelerim devrik göz pınarlarım dolu. Yakarıyorum yazıp karalıyorum, kime? Neye? Ben bitiyorum, tükeniyorum. 
Répondre

girift-

Sanki küçükken saçını kestirmişsin de baban farketmemiş gibi kırgın bakıyorsun Müzeyyen. 
          Saçların uzamış, büyümüşsün. 
          Ne aldığın nefes ne de büyüdüğün farkedilmiş. 
          Geçmiş, çok zaman geçmiş. 
          Değişmişsin, eksilmişsin. 
          Kırgınsın..
          Müzeyyen sen hâlâ kırgınsın. 
          Varoluşsal sancılar eksikliklerine yama olmuş ama çivi çiviyi sökememiş. 
          Sen hâlâ eksiksin. 
          Gözlerin Müzeyyen,
          Hâlâ o küçük kız çocuğunun düş kırıklıklarını taşıyorlar. 

girift-

Haksızlık değil mi, yapılır mı bu bana? 

girift-

Senin için hep hoş olmak isterim bcdgnkzamzksnzk
Répondre

girift-

Nasılım bilmiyorum 
Répondre

girift-

0909

girift-

Kafam kaldırmıyor böyle şeyleri gerçekten. 
Répondre

girift-

Müsait olmadığım için istersen sonra konuşalım dedim, konuşalım dedi 
Répondre

girift-

Ondan böyle bir adım asla beklemiyordum ne düşüneceğimi şaşırdım 
Répondre

girift-

0212

girift-

Keşke düşünceleri de örtbas edebilmenin bir yolu olsaydı. 
Répondre

girift-

Kendimi kandırıyorum. 
Répondre

girift-

Öyle güzel bir oyuncuyum ki, maskeler yapışmış kalmış üzerime. 
Répondre

girift-

Her yanımda birileri var, kalabalığın en dibindeyim. 
          Yanımda alabora olmuş döküntü bir gemi,
          Karaya vurmuşum. 
          Dile gelmiş gözlerimiz, maskeler düşmüş. 
          Bakıyorum gemiye, herkes gibi değil
          Ben artık görüyorum gemiyi. 
          Parlak bir cilası yok, yıkılmaz camları, renklerle bezenmiş canlı bir kamarası…
          Ruhu var karşımda, artık daha iyi görüyorum 
          ondan yitip gidenleri.