Ruhum cehennemdeydi. Oysa kız çocuklarının tohumunun cennette yaratıldığı söylenirdi. Kökü kuvvetli bir ağaç gibi büyür, dallanıp budaklanırdı. Dalları cehenneme kadar uzanır, orada baltalarıyla bekleyen insanlar güzelliği hakkında konuşup dururdu.
Kitaplar ona büyük bir haz veriyordu. Özellikle roman okurken aniden kendini başka bir evrende buluyor, içi kıpır kıpır oluyordu. O evrenden çıkıp gerçek hayata döndüğü anda tatlı bir rüyadan uyanmışmışçasına içi sızlıyor ancak bu üzüntü uzun sürmüyordu. Çünkü kitabın kapağını açtığında tekrar o büyülü dünyanın içine adım atabiliyordu.