bugün görüşmem vardı hani bahsetmiştim geçen gün.
konuştukça konuştum sordukça cevapladım maaşallahım vardı yani.
hiç ağlamadım biliyor musunuz? evet.
hatta inan bana gözüm bile dolmadı.
ilaçlarımı sordu, yaşımı sordu, doğum tarihimi bile sordu hepsine tek tek cevap verdim.
sonrasında ailemi sordu.
sıra anne'ye geldi.
birden "anneni buraya çağırıp seni sorsam ne der" dedi. benim "hayır hayır" dememe müsaade etmeden "tek kelime" diye ekledi.
düşündüm durdum.
soruyu geçiştirmek için başka bir şey anlattım.
anladı canım danışmanım.
"sadece tek kelime ne derdi annen senin için" diye tekrarladı.
"bilmem, gamsız derdi" dedim.
dalga geçerek ekledim.
"birde çok konuşuyor derdi" dedim.
bir şeyler karaladı önünde olan kağıda...
ailemizden bahsettim. nazlı kızdan bahsettim. mektuplarımdan, eski arkadaşlıklarımdan hatta ve hatta korkularımdan.
dinledi yeni yıl için bir görüşme verdi.
vedalaştık.
"kendine iyi bak, görüşmek üzere"dedi.
kafamı sallayıp minnetle baktım.
beni bir saat boyunca sıkılmadan bunalmadan dinlediği için.
ben bugünü yaşamayı çok sevdim.