beni sensizlikle cezalandıran tanrıya ağlayacak sesim, dökecek yaşım kalmadı. boğazımda ardı ardına bi çığlık, ellerimde buz kesen bi soğukluk. ben kendimi senin için çok yok ettim.
beni sensizlikle cezalandıran tanrıya ağlayacak sesim, dökecek yaşım kalmadı. boğazımda ardı ardına bi çığlık, ellerimde buz kesen bi soğukluk. ben kendimi senin için çok yok ettim.
bir zamanlar tenimde açılan tüm yaralarımı sarıp sarmalar, öperdin. sen öpünce sızlayan yaralarımda çiçekler yeşerirdi, şimdi çok yara aldım artık tüm çiçeklerim soldu.
göğsümün ortasından küçük bir pencere açılmış senin dünyana, her seferinde içimi yararak izliyorum seni canım çok acıyor ama ben senden vazgeçemiyorum.
senin benden sonra gittiğin çok kadın varmış, bende elimde kalan son fotoğrafına her gün bir sigara yakıyorum işte en acısı da fotoğrafın bile bana gülmüyor.
mor göz altlarım, kırılmış tırnaklarım, yaralı ellerim, kesik dolu bileklerim, dinlemekten bıkmadığım şarkılar, her gün yürüdüğüm aynı sokaklar, göğsümdeki sancı, içimdeki acının sebebisin.
artık kiminle yaşarsın, ellerin kime sarılır, dudakların kimin tenine dokunur bilmiyorum oysa bi zamanlar tek dokunduğun, tek sarıldığın ve tek sevdiğin bendim.