We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
gozyaslari
düzelmek falan yalan,
gozyaslari
ölüm gibi gözleriniz... "bu bir, iltifat mı?" hayır bayım, bu bir iltifat değil. siz ölümün ta kendisisiniz. ah, ne zor şimdi bunları size anlatmak. sessiz bir intihar gibiydi gidişiniz. o günden beri kalbimi uzun ve korkunç duvarların arasında saklıyorum. ve artık o kadar korkunç gelmiyor o duvarlar. kendimden ve kalbimden bir hayli uzağım. bir hataydı sevmek. o simsiyah kalbinize, papatyalar açtırmak imkansıza yakındı. artık, gülemiyorum. artık, sevemiyorum. artık, ağlayamıyorum. artık, kahkahalar atamıyorum bayım. bakmayın öyle gözlerime. zira ben daha hiçbir şey anlatmadım. siz, sizi seven kadını çoktan öldürdünüz. boğdunuz onu. nefessiz bıraktınız. çırpındı önce, kurtulmak istercesine, bakmadınız gözyaşlarına. gözlerinizdeki acımasızlığı gördü ve çırpınmayı bıraktı. bilemezsiniz siz. sahi, siz hiçbir şeyi bilemezsiniz. ben, katilimi sevdim, ölümüm kaçınılmazdı. inanmak istedim, aşk ve güzelliğe. oysa ben şimdi bunlardan çok uzağım. gözlerimden okunmaz artık hüznüm.
gozyaslari
nükseden mezar sakinlerinin, imkansızlık koroları;
gozyaslari
⁰⁰'⁰⁰
gozyaslari
saniyelerden altı, vicdan kılıcı kaburga kemiklerimden kimsesizler evimi kırıp geçiriyor. nefretin süngüleri vücudumu paramparça ediyor. ukte kalıyor ruhun parçaları, duvardaki hasretin fotoğrafları gibi misal. fotoğraflarla asırlarca konuşuluyor, fotoğraflar konuşmuyor.
•
Reply
gozyaslari
gökyüzü mezarlığı.
gozyaslari
◇
gozyaslari
çoğu zaman nefes aldığımda akciğerlerimin taştığını hissediyorum. insan üzüldüğünde ya da çok sustuğunda nefes alıp vermesi ağırlaşır. söyleyemediğim çok şey var, sakladığım kırıklarım ile beraber ve farkında olduğum bir şey daha var, yalnızım. insan duymak istediğini duyar ve duymayı ister, kendi çıkarına uygunsa eğer. bu yüzden herkes bir şeye sarılır, o sarılan insanlar çok şanslı. kendilerini devam ettirecek bir kişi ya da bir şey bulabiliyorlar. bana her şey anlamsız geliyor, sanki son yıllarımı yaşıyormuşum gibi, düşüncelerim beni rahat bırakmıyor.
•
Reply
gozyaslari
zamanın içerisinde kendi hâlimde akıp gideyim derken boşa sarf edilen nefes alış verişinden fazlası olamıyorum. sessizim, içim sessizliğime meydan okuyarak inadına çığlıklar atıyor. gerçekten, bilmiyorum. artık ne yapacağımı, insanlara nasıl davranmam gerektiğini, gereksiz sinir krizlerimi nasıl dizginleyeceğimi, küçücük bir ayrıntı da insanları silmeye kalkıştığımı, her gün kelimeleriyle ruhuma dokunan insanları, dilimin ucuna gelipte geri giden yardım çığlıklarını, nefes alırken ölümü dilemeyi... nasıl, ne şekilde bunları unutacağımı bilmiyorum. çoğu zaman hafızamı kaybetmeyi diliyorum ama olmuyor yine. unutmak istediğim her anı özellikle 'önüme bakayım' derken önüme çıkıyor.
gozyaslari
彡
gozyaslari
bütün mektupları unut, frida. bazı gerçekler vardır, bıçağın ucu kadar sıcak. gitmek istediğimiz yerler vardır, gömülmek istediğimiz şarkılar. oysa dürüst bir yaşam için yaşlanıyor herkes. ve anılar, adresleri silinmiş evlerde saklanıyor. belki unutmayı beceremiyoruz, frida, aklımızda hep eski sözlerin yükü. neye dokunsak, orası çamurlu gece. nereye baksak, oradan bir rüzgâr geliyor yüzümüze. çürümek de böyle bir şey, frida. eşyalar yalnızlaşır, kapanır kapılar ve tavan batar tenimize. cıvıl cıvıl günlerin rüyası giriyor uykumuza. saçlarınla konuşuyoruz, gül kokuyor. ama daha çok kül, durmadan...
•
Reply