gramafonia

koptu kayış, bütün anlamlar anlamını yitirdi.

gramafonia

sizi seviyorum ama bu sevginin içine sığmak için kendimi küçültmekten, kendimi eksiltmekten artık bitap düştüm. sizinle olmak bir sığınak değil, artık bir sınav kağıdı gibi geliyor. ve ben, bu sınavın sorularını çözmek değil, kağıdı yırtıp çıkmak istiyorum.

gramafonia

​yurtsuzluğum bir mekan sorunu değil artık, ben kendi içimde, kendi evimin kapısını bulamıyorum.
Reply

gramafonia

gitsem diyorum,
          çözülecek ruhumdaki tüm düğümler.
          kırsam şu ağır zincirleri
          hırçın bir okyanus olsam, savrulsam her yöne

gramafonia

​gitsem diyorum,
            ruhumdaki sızı, tanımadığım kıyılarda dursa.
            bir damla gibi karışsam o uçsuz bucaksızlığa,
            ve vurduğum her şehirde, yeniden doğsam kendimden.
Reply

gramafonia

içimde bir burukluk peydah oluyor, bu dünyaya sığamıyorum. oysa ne yangınlar, ne fırtınalar, ne koca şehirler sığdırmışım zihnime, kalbime.. kendi içimde devasa bir evreni taşımışım da, bir şu koca dünyaya yer bulup sığamamışım.