sizi seviyorum ama bu sevginin içine sığmak için kendimi küçültmekten, kendimi eksiltmekten artık bitap düştüm. sizinle olmak bir sığınak değil, artık bir sınav kağıdı gibi geliyor. ve ben, bu sınavın sorularını çözmek değil, kağıdı yırtıp çıkmak istiyorum.
gitsem diyorum,
ruhumdaki sızı, tanımadığım kıyılarda dursa.
bir damla gibi karışsam o uçsuz bucaksızlığa,
ve vurduğum her şehirde, yeniden doğsam kendimden.
zaman her şeyi alıp götürüyor ama bir tek o son bakışının ağırlığını bırakıyor omuzlarıma. geçip gitmek bu kadar kolaysa, neden hâlâ ayaklarım hep aynı yöne mühürlü?
içimde bir burukluk peydah oluyor, bu dünyaya sığamıyorum. oysa ne yangınlar, ne fırtınalar, ne koca şehirler sığdırmışım zihnime, kalbime.. kendi içimde devasa bir evreni taşımışım da, bir şu koca dünyaya yer bulup sığamamışım.