micamomille
yefinin bu panosunda bir yerin olsun.
yefinoz
@micamomille O kadar acemilemisim ki panolarda emojilerin gözükmediğini unutmuşum zırlayan emoji atmıştım
•
Reply
@hakilaciverti
0
Works
0
Reading Lists
6
Followers
Hayatta bazı anlar vardır, birisi tarafından birisi sanıldığınız. Normal insanların hayatında bu çok gariptir. Çünkü sizi tanıyan birine, gerçekte bir doktor olduğunuzu kanıtlamanız neredeyse imkansızdır. Birinin gözündeki imajınız, öyle hemen değişmez yani. Pardon, iyileşmez. Çünkü çok kolay, tek bir harekete bakar bir doktorun katil olabilmesi. Ama katilin doktor olması?? Mantıken de…
yefinin bu panosunda bir yerin olsun.
@micamomille O kadar acemilemisim ki panolarda emojilerin gözükmediğini unutmuşum zırlayan emoji atmıştım
Hayatta bazı anlar vardır, birisi tarafından birisi sanıldığınız. Normal insanların hayatında bu çok gariptir. Çünkü sizi tanıyan birine, gerçekte bir doktor olduğunuzu kanıtlamanız neredeyse imkansızdır. Birinin gözündeki imajınız, öyle hemen değişmez yani. Pardon, iyileşmez. Çünkü çok kolay, tek bir harekete bakar bir doktorun katil olabilmesi. Ama katilin doktor olması?? Mantıken de…
Bu pano ağır depresyon kokuyor ama, depresyona dair hiç de bir şey yok gibi duruyor. Bu gece eski yazılarıma bakınca Âkif’in; “Bu sokakta bana dair bir şey yoksa, ben de beni bu sokağa dair her şey yaparım. Yazgım beni buraya gönderdi ve her şeyin bir değil birden fazla anlamı var.” Dediği yerde değişimin başladığını görüyorum. Elhamdülillah şu anki hayatım, o bi kaç ay önceki halimden çok daha iyi. Hatta o kadar minnettarım ki. Benim elimde değildi o bataklıktan çıkmak, rabbim yardım etti. Elhamdülillah. Ve kendimin de başını utanarak sıvazlayacağım ki, nefesim kesildiği anlarda bile içine düştüğüm çamurun beni boğacağına inanmadım.
Hayatımızı rahat şekilde yazı yazabilecek konfora getirmeyecek miydik? Tek amacımız, ne kadar daha fazla yazı yazabiliriz değil miydi en son?
Sonsuza kadar kaybettiğinizi sandığınız insanlara, bir nefes sonrası ölüm; ardından da cennetle kavuşabileceğinizi fark etmek kadardır dünya.
Yarın olacak muhtemel senaryo Allahın izniyle: Her gün hayatının aşkıyla veya ezeli düşmanınla karşılaşacakmış gibi giyin ilkesi ile özenle hazırlanıp. Tüm yol boyunca bu ikisinden birini görmek umuduyla bakınıp, dersin ortasında veya evden çıkar çıkmaz, ikisinden birinin şehirde olmadığının haberini almak
Çocukluğumdan beri, Dünya için sevdiklerini; ya da sevdiklerin için dünyayı yak ikileminde ikincisi oldum. (Bu ikileme göre insanları sınıflandırıyorum)
Aaa en son bu anı anlatıyordum bir dakika. Şu an balkondayım ve eski balkonum kapalı ve yüksekti, bu balkonum ise açık ve alçak. Bunu daha çok sevdim galiba, insanların yüzlerindeki ifadeyi görebiliyorum ve fark edilmeden fısıltılarını duyabiliyorum. Eh, hikayemin karakterleri olduklarının farkında değiller ve biraz başımı koyup sokak lambasının altında sadece txt dinledim. Geçen obli geldiğinde bu balkonda 4e kadar oturduk ve bana “sadece txt dinlediğim zamanları özledim demişti. Onları dinlediğim dönem benim için o kadar safe place ki…” Ben de kesinlikle böyle hissediyorum hatta daha fazlası. O yüzden bu akşam bana çok iyi geldi, elhamdülillah.
Her neyse, şu an cidden mutluyum. Hani mutluluk mu bilmiyorum ama, cidden çok iyi bir an yaşıyorum elhamdülillah. Yeni evimi hiçç benimseyememiştim. Eskisine nazaran hiç kimsenin geçtiğinde aa ne kadar yefinozluk bir sokak diyeceği bir yer değil asla. Ben de o zaman artık öyle bir yere dönüştürüm diyerek mahallemdeki olguları karakterler ve hikayeler haline getirdim. Yeni yeni ilk bölümünü yazıyorum ve üç-dört haftadır sinirlermi bozan şu otobüs, karşı duvarımda ki anlamsız “Ege” duvar yazısı bile anlam kazandı. Bir de tarih çalışırken her sabah gördüğüm arada yürüyüşe gittiğim tepenin dört bin yılı aşkın süredir orada olan bir antika mezarı olduğunu öğrendiğim için çok mutluyum. En ufak bir fikrim bile yoktu ve kimsenin de yokmuş çok tesadüf eseri öğrendim mahallemdeki bir olgu daha anlamlandığı için mutluyum
Bence Haki yeşilden çok kahverengidir zaten.
Günün en sevdiğim aktivitesi ben yatıyorum diyio odama gitmek, pencereyi açmak ve yataktan gökyüzünü (fazla ihtişamlı bi kelime) izlerken miskinlik etmek galiba
“Seni, çok…”
“Uzun zamandır bekliyordum…”
Dedi yaşlı bilge gözlerini kısarak. Tane tane, hayranlıkla bakarak konuşuyordu.
“Bilginin, beni sana götüren trenin rayları olduğunu düşündüm. Her çalıştığımda, trenim sana daha da ilerliyordu.”
“Ya da ben öyle sandım.”
Ve arkadaşlar (boğuk bir sessizliğe seslenmek gibi) ben saçlarımı kestirdim. 4 yıldır hiç kesmediğim saçlarımı!!
Şimdi örümcek hislerimin anılarından birini söylüyorum çok deli saçması bişey ama bi gün babamla arabayla alakasız bir yere geldik ve boş bi arazi dikkatimi çekti. Ama öyle bir dikkatimi çekti ki, kaç dakika hatırlamıyorum öylece başında oturdum ve hissettiğim garip şeyi anlamlandırmaya çalıştım. Sonra da dedim ki kesinlikle benim bu arazi ile bağlantım var. (Çok kore dizisi izlemekten oluyo olabilir) ve geçen aydı sanırım, o dünyanın son aklıma gelecek yerlerinden birindeki arazinin sahibinin beni istemeye gelmeyi düşündüğünü öğrendim hatta baya yanıkmış falan cidden kafadan falan sıkmıyorum neyse yani çok enerji yüklediğiniz insana da geri bildirim gidiyo galiba (çok iyi olurdu bu arada)
Buraya gelmek, bana o unutulmuş diller mezarlığının içinde hissettiriyor
Bu bana çok bencilce geldi. Herkesin panosu, bir engelle bırakılmış. Bu kadar basit değil benim watty bilmiyorum. Fasa taşınabilirim socpsfjspf
Both you and this user will be prevented from:
Note:
You will still be able to view each other's stories.
Select Reason:
Duration: 2 days
Reason: