Sevgili arkadaşlarım..
Yazmak nasıl bir his biliyor musunuz? Çantamda taşıdığım ufak bir not defteri.. yolculuklarda aklıma geleni anında karalama hissi. Telefon notlarında sayfalarca taslak.. Bitmek bilmeyen bir düşünce gücü. Susmak bilmeyen karakterler.. Sonu gelmeyen entrikalar olaylar kaoslar kurmak.. Yazmak başa bela arkadaşlarım, yazmak büyük hastalık.. Hele okunduğunu bilerek yazmak büyük tutku.. Aşk..
Bade, Alev, Hare.. Sayfalarca bölümleri olan kurgular.. Satır satır akıp gittiler, yazmalara doyamadım, en fazla üç beş ay sürdüler.. İçimden taştılar, yazmazsam kafayı yerdim, hiç zorlamadılar, sürüklenip gittiler. Ama Narin.. Kaderinden midir çilesinden midir bilmiyorum.. Aklım narinle dolu ama elim gitmiyor, basiretim bağlandı.. olmadı yani, diğerlerinde gösterdiğim başarıyı onda gösteremedim.. İstediğim tarihte bitiremedim, planladığım gibi gitmedi.. Diğerleri benim çiçeğimdi de Narin benim neyimdi?
Şimdi ben ne bahane söylesem, kendi hayatımda problemler yaşadım buraya vakit ayıramadım desem, kopma noktasına geldim, hem buradan hem eşimden dostumdan desem ne desem işe yaramayacak.. Çocuk gibi bahane sunmak ne yaşıma ne bana yakışmaz zaten burada hiçbir zaman böyle bir izlenim oluşturmadım, Narine kadar..
Kısacası Narin’e ara vermiş bulunmaktayım. Ben yeni kurgu yazmaya başladım arkadaşlar.. Narine haksızlık belki ama yapacak hiçbir şeyim yok inanın.. zorluyorum yapmacık oluyor o yüzden öylece kalsın.. Ben şimdi yeni bir heyecan yaşıyorum, bana da gerçekten iyi geldi başkasını yazmak.. Yazmayı da bırakamıyorum vallahi sonu gelmiyor, kafamın içindekiler bir türlü susmuyor:) Yazıyorum.. Derin’in hikayesini yazıyorum ben gece kuşları.. Narin bitecek evet ama şimdi değil bunu kabullendim ve zorlamayı bıraktım. Tekrar görüşmek üzere, kendinize iyi bakın❤️❤️
Aslı (nota işareti)