Artık şarkılar dinleyince sebep uğruna ağlamayı bıraktım fakat hâlâ arada gözlerim doluyor. Düşünüyorum bunu yapan şeyleri, şimdiyse geçmişim değil de geleceğimi düşünerek yapıyormuşum bunu ama bazen de hiçbir şey yokken bile duygulanıyorum. Ağlamak için bir sebep yokken bile ağlamanın aslında arınmak olduğunu anladım bir zamanlar. Ağlanılamayan günlerin, bir böcek ezmekle karşıöa çıkıyorsa bile kendimi tutmayacağımı fark etmem koyuyo bir süre ama sonra ağlarken de pişman olmadığımı öğrenmek güzel hissettiriyor. Tabii insanlara da bunu göstermekten kaçınıyorum. Daima ağlayın, ağlamadığınız günlere, kahve fincanında yükselen buharın gözlerinizi sulandırmasında bile. Ağlamak dönüm noktasıdır ama ağlamamak hayatı kaybetmek.