Eskiz defterimde bir portren olsun istiyorum. Kahve gözlerindeki bucaksız koyuyu ve gül kurusu dudaklarının göz alan matlığını işlemek istiyorum. Antik Yunan heykellerinin burnuna pekçe benzettiğim burnunun kemerini nakşetmek istiyorum kağıda gerek kalem gerek parmaklarımla. Belki annenin sana her baktığında seni dünyaya getirdiği için hissettiği gurura tekabül etmez hissettiğim tatmin ama defterimin kapağını her araladığımda kağıtların birinde seni senden dinlemeye, seni senden bilmeye olan merakımın tezahürü olduğunu görmek, seni yetiştirmiş bir anneyi anlamaya en yakın hislerden olacaktır on altı yaşında aşık olmuş bir kız için. Sana seni çizdiğimi, seni çizerken tek referansımın yüzüme baktığında elde ettiğim fırsatlar olduğunu söylemek istiyorum; biraz da bundan olduğunu olabildiğince net görmek için kıstığım gözlerimi suretinden alamayışımın...