Ne kadar da cesur demiştin bana ortaokul yıllarımda sınıfta seslice yaptığım hayasızca ve bir o kadar da komik olmayan esprilerimden birkaçını anlattığımda. Cesaretim falan olduğundan değildi hiçbiri, şaklabanlıktı benimkisi; öte yandan sen, yazmış ve yazdıklarını diğerleriyle paylaşmış, telefonunun çıkardığı aksiliklere rağmen dijital çizimde kendini geliştirmiş, öğrenmek istediğin dillerde çoktan temel atmış ve uyuyamayarak geçirdiğim son üç gecenin yorgunluğunun ev sahipliği ettiği aklıma gelmeyen birçok işe girişmiştin. Ben hiçbir zaman cesur olmadım. Çekingenliğini gerçekten anlıyorum, her zaman anladım ama.. ama burada diğerinin cesaretine hayran kalma işi kesinlikle sana düşmüyor. O kadar isterdim ki senin gibi şuur sahibiyken de yazabilmeyi, en azından günlüğüme yüz çevirmemeyi. Senin gibi teknik diye kafayı bozmadan çizmeyi ve senin gibi sadece klavyede dili doğru kullanabilen biri olmayı. Senin gibi olmayı.