"Zaria?" derdin ama gözlerim yine o güzel gözlerine bakamazdı.Bir şey isterken bile,beraber oturunca bile.Bir kere denk düşmüştü o güzel gözlerin bana,bir kere.Düşmüştüm,kanıyordu dizim.Çakıl taşına denk gelmiştim galiba,yarmışım dizimi.Bir ah döküldü dudaklarımdan.Sen uzaktaydın-yine-.Ama dönmüştün arkana ben olduğumu görünce,"Zaria!" demiştin.Sesin ilk kez sakin değildi,korkmuştun. Sahi,değer mi veriyordun bana sen?"Ne oldu,dizin kanıyor!Kalkabilecek misin?" derken elini uzatsan mı uzatmasan mı bilemedin.Elini bir arkana sakladın bi uzatmak istedin,ben anlamadım sandın ama anladım ben bu ikilemini,hissettim.Kendim kalltım.Bana tereddütle uzatmayı düşündüğün o elini,bana hiç uzatma istedim.Canım acıyordu ama kalktım.Ben belki de seni sevmekten o gün vazgeçtim.Tam o gün,o an o tereddütünde bıraktım ben seni sevmeyi.Şimdi gelip bana seni seviyorum demen,inan bunca kırgınlığımı telafi etmiyor Turgut Ali.Ben bir zamanlar senin beni bırak sevdiğini merak etmeyi,beni bildiğini,bana değer verdiğini bilmek için kalbini yarıp bakmak isterdim.Ben orda mıyım diye,kalbin de benim seni bildiğim gibi beni biliyor mu diye...Artık kalbini açmama gerek kalmadı sadece,hoşça kal..."
Gün Işığı |✨