hyunnlvwm

ayrıldı. sonrasında fark ettim ki kendini boşlukta hissettiği içinde değil, onsuz da iyi olabildiğimi ve önüme bakabildiğimi görmesi onu sinir etmiş ve kendi çapında kıskanmıştı beni. bunu anladım. bugün onunla ayrıldığım iççin son kez gözyaşı döktüm, son kez mesajlarımızı okudum ve telefonumda ona dair hiçbir şey bırakmayana kadar temizledim telefonumu. onunla ayrılmama son kez ağlamış olabilirim ama biliyorum ki onunla olan anılarım bir gece ansızın tekrardan aklıma düştüğünde ağlayacağım ama bu durum beni üzmeyecek çünkü bunları buraya yazarak kendime şunu kabul ettirdim. evet, o iyi bir insan kimseye isteyerek zarar vermez ya da kimseyi isteyerek kırmaz ama bu onun bana iyi gelmediği gerçeğini değiştirmiyor. ne kadar uzağa giderse gitsin, istersek uzun süre görüşmeyelerim, seninle aramızdaki bağ hiçbir zaman kopmayacak sevgilim. eğer birbirimizin kaderinde varsak araya başkalarıda girse buluruz birbirimizi. beni ne kadar kırsan ve üzsende içimde sana karşı hiç bitmeyecek bir sevgi ve merhamete sahibim. biliyorum ki, beni ve benim verdiğim sevgiyi değeri eninde sonunda anlayacak, hatanın bu sefer gerçekten farkına varacaksın. umuyorum ki bu zaman beni yıpratacak kadar uzun sürmesin.

rarejazzcollecti0n

@ hyunnlvwm  benzer seyler yasamisiz o yuzden seni coook iyi anliyorum. zaman her seyin ilaci derler ya klasik olacak ama ona inaniyorum ben. birkac ay once yasadim bu durumu, ilk 1 hafta kotuydum sonra yavas yavas atlatmaya basladim durumu. psikologa da gidiyordum bu sirada bu  daha da yardimci oldu atlatmama tabiki ama bir sekilde atlattim. gecmisimizde hayatimizda olan insanlarla yasadigimiz iyi, kotu her sey aklimiza geldigimizde bir seyler hissederiz elbet. uzgun olabilirsin, birkac sene bu durumu hatirlayip aglayabilirsin. onemli olan kendini yipartmaman<33❤️❤️ boyle bir adimi bile atmis olman cok guzel. ben eminim ilerde cok mutlu olacagina
Reply

hyunnlvwm

ayrıldı. sonrasında fark ettim ki kendini boşlukta hissettiği içinde değil, onsuz da iyi olabildiğimi ve önüme bakabildiğimi görmesi onu sinir etmiş ve kendi çapında kıskanmıştı beni. bunu anladım. bugün onunla ayrıldığım iççin son kez gözyaşı döktüm, son kez mesajlarımızı okudum ve telefonumda ona dair hiçbir şey bırakmayana kadar temizledim telefonumu. onunla ayrılmama son kez ağlamış olabilirim ama biliyorum ki onunla olan anılarım bir gece ansızın tekrardan aklıma düştüğünde ağlayacağım ama bu durum beni üzmeyecek çünkü bunları buraya yazarak kendime şunu kabul ettirdim. evet, o iyi bir insan kimseye isteyerek zarar vermez ya da kimseyi isteyerek kırmaz ama bu onun bana iyi gelmediği gerçeğini değiştirmiyor. ne kadar uzağa giderse gitsin, istersek uzun süre görüşmeyelerim, seninle aramızdaki bağ hiçbir zaman kopmayacak sevgilim. eğer birbirimizin kaderinde varsak araya başkalarıda girse buluruz birbirimizi. beni ne kadar kırsan ve üzsende içimde sana karşı hiç bitmeyecek bir sevgi ve merhamete sahibim. biliyorum ki, beni ve benim verdiğim sevgiyi değeri eninde sonunda anlayacak, hatanın bu sefer gerçekten farkına varacaksın. umuyorum ki bu zaman beni yıpratacak kadar uzun sürmesin.

rarejazzcollecti0n

@ hyunnlvwm  benzer seyler yasamisiz o yuzden seni coook iyi anliyorum. zaman her seyin ilaci derler ya klasik olacak ama ona inaniyorum ben. birkac ay once yasadim bu durumu, ilk 1 hafta kotuydum sonra yavas yavas atlatmaya basladim durumu. psikologa da gidiyordum bu sirada bu  daha da yardimci oldu atlatmama tabiki ama bir sekilde atlattim. gecmisimizde hayatimizda olan insanlarla yasadigimiz iyi, kotu her sey aklimiza geldigimizde bir seyler hissederiz elbet. uzgun olabilirsin, birkac sene bu durumu hatirlayip aglayabilirsin. onemli olan kendini yipartmaman<33❤️❤️ boyle bir adimi bile atmis olman cok guzel. ben eminim ilerde cok mutlu olacagina
Reply

hyunnlvwm

şeyle doluydu ki normalinde gözlerini kapattığında 2 dakika içerisinde uyuyan ben ne denersem deneyeyim uyuyamadım. midem bulanmıyordu ama karnımda devamlı canımı acıtan ağrılar vardı ve bu nüksediyordu. kafamı dağıtırım en azından diyerek telefona baktım ve telefona bakmama rağmen ara ara ağlamalarıma engel olamayarak o geceyi gündüz ettim. sabah okula gittim ve daha teneffüse girmeden onu görmek zorunda kaldım. üzüldüğümü veya mahvolduğumu ona göstermedim ama tuvalete girince öyle bir kustum ki,  yalnızca kendimi kandırdığımı anladım. o an ilk konuşmaya başladığımızdaki beni gördüm karşımda heyecandan karnının ağrısını ve şuanki midemin bulantısını kendi kendime karşılaştım ve bir turda orda ağladım engel olamayarak. ilk 3 gün gerçekten zordu. aklımdan neredeyse hiç çıkmadı ve yaşadığım her olayı ona anlatmak için defalarca telefonu elime alıp aynı şekilde yerine koyduğumu hatırlıyorum. araya bayram girdi böyle birbirimizi tam tamına 1.5 hafta göremedik. ben toparlandım, kendime geldim. hala arada ağlıyordum ve aklıma geldikçe üzülüyordum ama iyiydim yani. okulun açıldığı ilk gün geldi yanıma ama bakmadım yüzüne. önce özür dilerim dedi, kızdım. bu senin yaptığın 2. oldu dedim. ara verdikten sonrada özür dileyip düzeleceğim dedin, düzelmedin. ilkini. anlarım çünkü ilki gerçekten bir hataydı ama hatadan sonrası tercihtir dedim ve sen bei kırmayı üzmeyi tercih ettin dedim. bir süre sustu, sonrasında ise ben hatamı anladım dedi bir şey demedim. ana son bir şans ver, yemin ederim düzeleceğim diyip durdu, daha sonrasında ise bana sarıldı. her ne kadar ona kızsam ve gücensemde, aklımda bir şeylerin yanlış olduğunu bilsemde insan kalbine söz geçiremiyormuş arkadaşlar onu anladım. kalbin ağzı var konuşuyor, kulağı yok dinlemiyor. kendisine güvenimin ve kalbimin çok kırık olduğunu, bunu düzeltmesinin zaman alabileceğini söyleyerek sözlerine güvendim. barıştığımız gün aramız iyi olsada ertesi gün benden kendimi boşlukta hissettiğim için barıştığımı fark ettim diyerek yine

hyunnlvwm

yazdığında ona aynı şekilde cevap vermekten hiç çekinmemiştim. kendi içimde diyordum ki, tüm konuştuklarımla ilk başta iyiydim, bir kaç güne soğurum. öyle olmadı arkadaşlar. ilk başta beni benden seven bana benden daha çok değer veren insan, bir anda değişti. aynı yerde okuduğumuz için devamlı görüşüyor, birbirimizden asla ayrı kalmamaya çalışıyorduk. sonra önce her daim beraber olmalarımız değişti. arkadaşlarını bana tercih etti. daha sonrasında ise ilgisi azaldı ve bunu ona söylediğimde düzeleceğim demesine rağmen düzelmek yerine daha da arsızlaştı. kalbim çok kırıldı çok üzüldüm ancak her insanın değişebileceğine inanan bir yapım olduğu için her özür dilediğinde onu affettim ve en sonunda ara vermek istediğimi söyledim. kabul etmedi, kaybetmek istemiyorum senin hatalıyım biliyorum özür dilerim bir daha aynı şeyleri yapmayacağım dedi ve kendince gönlümü aldı, bende kabul ettim. çünkü diyordum ki, herkesin hataları olabilir ve bu doğal bir şey eğer hatasını anladıysa elbette değişecektir diyordum. olmadı. bunları yazarken o kadar basit bir şeymiş gibi yazıyor ve üstünden tekrardan okuyor olabilirim ama o anlardaki kalp kırgınlığımı bir ben bilirim birde allah. ara vermemizden sonra birkaç gün iyi olsakta bu bizi ayrılıktan kurtarmadı. günlerce ağlayan kalp kırıklığıla ciğerlerine nefes çekemeyen bendim ama ayrılmak isteyen o oldu. nedenini anlamadığım için hemen tamam ayrılalım o zaman demedim elbette, sebebini sordum ona yapmaması için yalvardım çünkü daha önce sevgilisi varken bile birilerini beğenebilen ben onunla çıkmaya başladığımdan beri yakışıklı olduğunu bildiğim kimseyi dahi beğenemiyordum yani ayrılırsak nasıl toparlarım ne yaparım bunların hiçbiri hakkında bir bilgim yoktu. kabul etmedi, ayrıldık. ayrıldığımız gece o kadar kötüydü ki. ilk başta oturup sadece ağladım, belki 1 saat belki 2 saat ama en sonunda sustum. yataktan kalktım elimi yüzümü yıkadım ve uyumaya çalıştım. ertesi gün hem okulum hemde yazılım vardı çünkü. uyuyamadım. kafam o kadar çok

hyunnlvwm

herkese iyi geceler arkadaşlar. yaklaşık 2 dakika önce falan bu panoya bir şeyler anlatmak için geldiğimde aslında içimdeki duyguları son kez döküp rahatlamak istediğimi fark ettim, bugünde bunu yapıp bir daha kendimi bu konu hakkında üzmeme kararı aldım. 3-4 yıl önce bir arkadaşa sahiptim. sınıfımızdan birisini seviyordu kendisi. oğlanda duygularının karşılıklı olduğunu öğrendiğimizde sevgili olmuşlardı ancak oğlan arkadaşımı sevmiyor, yalnızca onun ilgisiyle yetinip onu umursamıyordu. ayrılmalarıda çok sürmedi zaten ama biz arkadaşımı asla toparlayamıyorduk. kıza akasya, oğlanada diken diyelim bu şekilde anlatmak zor oldu. akasya her üzüldüğünde ona dikenin yaptığı hataları ve yanlışları anlatsak ve akasyada bunların kendi içerisinde ne kadar doğru olduğunu bilsede gün sonunda kendisiyle baş başa kaldığında üzüldüğünün farkındaydık. benim kendisine söylediğim şeyler belliydi aslında ben akasyaya hep diyordum ki, çok güzel kızsın akasya sana erkek mi yok? sonradan öğrendim ki aslında olay hiç bir zaman başka erkek değilmiş. biz mezun olup o sınıftan ayrılana kadar akasya dikeni sevmeye ve ona her gelip düzeleceğim dediğinde dikeni affetmeyi bırakmadı. o zamanlar ben hep bu acının ve can sıkıntısının akasyanın bir abartısının olduğunu hiç bir erkeğin unutulamaz olduğunu savunuyordum çünkü benim ilişki tarzım beni üzdüğü zaman silmek adına olmuştu hep. karşıdakinin bir hareketi gözüme mi battı ya da vücudundaki bir kusuru, anında silerdim. asla acımazdım. bununla övünüyorum elbette ama gün sonunda içim rahat ve düşünmek zorunda kalmadan uyuyordum. sonra aradan 3 yıl geçti. ben büyüdüm, çevremdekiler değişti, hayatıma biri girdi. hiç planda olmayan biriydi aslında, kendisinde ne gördüm neyini sevmedim ve neyini beğendim aslında hiçbir fikrim yok öylece basit bir mesajla hayatıma girdi ve tam kalbimin ortasına oturdu ki herkesi tek hatasında silen bünyem bu sevgiyi anlayamamasına rağmen sevmişti bu durumu. ben zaten başka insanlarla konuşmaya açık biri olduğumdan bana

hyunnlvwm

merhaba dertleşmeyi sevdiğimi söylemiş miydim? genç bir insan olarak geldiğim yaşa kadar garipsediğim, muhtemelen hayatım boyunca da garipseyeceğim bir durumdan bahsedeceğim size. bir çok kez okul değiştirmiş biri olarak bir sürü insan gördüm, tanıdım, bir çok grup içerisinde bulundum ve bu grupların sonu nedense hep kötü gitti. birisi hariç, ona sonra değiniriz. ilk başta tamamen kendimi sorguladım, dedim ki sorun bende mi acaba? grupta küstüğüm insanlarda bunu söyledi bana, kendini ölç tart demişti büyük bir çoğunluğu. yaşım ilerledikçe aslında grup adı altında kurulan çoğu arkadaşlığın düşünmeden, haklıda olsa haksızda olsa grup içerisinde olan arkadaşımızı savunmak olduğunu fark ettim.uzun bir süre yalnızca kendimi sorguladığım için ilk başta dedim ki, arkadaşlık ya hani. normaldir birbirlerini devamlı desteklemeleri... ama sonrasında garip bir olaya denk geldim. başkalarının haklı olduğu kısmı gözetme konusunda oldukça katı biri olduğumdan zamanında bir çok arkadaşım sadece çıkarımı düşünmediğim, devamlı empati kurduğum için benimle arkadaşlıklarını bitirmişti. ben bunu umursamasamda aynı davranışları benim gözümün önünde bir başkasına daha yaptılar. yerimde rahat duramadım bunu gördükten sonra. ne karşıdaki kişi tamamen haklıydı ne de kendi arkadaşlarım. kabul etmedim bu durumu, yapmayın dedim, o da insan dedim. bu tartışmanın sonucu belli değil mi? ilk başlarda arkadaşlarımla aram bozulduğu için üzülsemde vakit geçtikçe içime bir serinlik oturdu. başkalarını düşünmeden bencilce davranan insanlar neden benim arkadaşım olsun ki dedim kendimce. bugün ona yapan yarın sana yapar dedim. sadede gelecek olursam. eğer kendi hayatımızı yaşıyorsak arkadaşım dediğimiz insanın dahi bizim hayatımıza sınırlı erişimi olmalı bence. sanki kendi irademiz yokmuş gibi davranırsak orda burda bu benim hayatım demenin ne manası kalır ki? bir de, olası bir durumda her ne kadar arkadaşınızda olsa tamamen onu haklı görmeyin bazen karşıdakinin tutunacak tek bir dala ihtiyacı oluyor.

hyunnlvwm

Haklısın ancak zaten arkadaşlıklarını bitirmelerinin sebebini tamamen empati olarak düşünmeyelim. Şu şekilde, bir olayda ben anında tek bir tarafa hak vermediğim için karşı tarafta sanki beni desteklemiyor gibi bir düşünce uyandırıyor. Aslında biraz düşünseler, yalnızca kesin yükümlülük yapmanın ne kadar kötü bir şey olduğunu anlarlar. Benim yakındığım durumda bu aslında.
Reply

rarejazzcollecti0n

@ hyunnlvwm  psikologum daha dun bana empati gucumun cok yuksek oldugunu ve baskalarinin yasadigi seyleri cok icsellestirdigimi, onlarin dertlerini kendi derdim yaptigimi soyledi. cok da guzel soyledi. ozellikle deger verdigim arkadaslarim bi sorununu anlatiyorsa ben de o sorunu yasiyormus gibi oluyorum. her seyin fazlasi zarar tabiki ama empatiye sahip olmanin arkadaslik bitirmek icin elle tutulur bi sebep oldugunu dusunmuyorum. yazdigin her seye de hak veriyorum. yillar suren bir arkadaslik da olsa biri hata yaptiginsa o hatayi ona soyleyebilmek onemli. eger o dusuncesi degismiyorsa senin yapabilecegin bir sey yok sonucta kendi karari. 
Reply

hyunnlvwm

biliyoruz, herkesin hayatı aynı değil yaşam şartları, onlara erişmek için takınılan maskeleri biliyoruz ancak sadece biliyoruz. bu konu hakkında empati yapmaya çalışmıyor yalnızca eleştiriyoruz. neden bunu yapıyoruz? bana sorulacak olunursa bunun en büyük nedenlerinden birisi ebeveynlerdir. çocuklarımıza 'kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi bir başkasına yapma!' cümlesini kurmak ne kadar zor olabilir? ya da bir yetişkin olarak kendimize yapılan hatayı anlatırken çirkefleşip neden bir başkasının aynı çirkefliği yapmasına izin vermiyoruz? bunu neden yapıyoruz, neden insanları kendilerini saklamaya itiyoruz? neden bunları yaparak insanları her gün daha korkak hale getiriyoruz? zor mu herkesi sevmek sevmediğin kişiden sessizce uzak durmak... ve nicesi. sizinle paylaşmak istediğim size ve kendime sormak istediğin onlarca soru var ancak insan beyni bir yere kadar düşünebiliyor. aramızda kalsın çok düşünmek beni gerçekten delirtiyor.

hyunnlvwm

özene bezene boyadığım ve bni tüm kötülüklerden koruyacağına inandığım maskem yüzümde izi kalmış Birr şekilde düşerken aslında ne kadar kırıldığımı fark ettim. arkadaşıma beslediğim sinir zannettiğim duygunun aslında hayal kırıklığı ve üzüntü olduğunu fark ettim. o kadar alışmışım ki kendimi güçlü göstermeye, normalinde her duygunun safını savunan kendimi bir an için tanıyamadığımı fark ettim. bir bağışıklık geliştirmiştim kendimce dışarıya karşı. kendimi güçsüzlüğe o kadar kapatmıştım ki, sonunda kendi benliğimi unutmuştum. kırgınlığı uzun süre sonra hissetmenin getirdiği kalbimin ritminin bozukluğu eşliğinde tüm vücudumu bir kırgınlık sardı böylece. yalnızca oturup ağladım, kendimi sakinleştirmekle uğraşmadım bile. salaksın dedim kendime, salaksın. eğer maskeni takıp kendini gülümsemeye zorlamasaydın onu çoktan unuturdun. geç kaldın, o çoktan kırıldıysa kırgınlığını sinirliyse sinirini yatıştırdı... çünkü o maske takmadı. her ne kadar bu düşüncelerimi ve çaresizliğimi başkalarıyla paylaşmış olsamda bugün burada, kendimle beraberim işte. açıkcası... içim rahatladı. çünkü aslında bir maskenin ardına saklanmanın ne kadar saçma ve yanlış bir şey olduğunu yazında daha iyi fark ettim ve insanoğlunun bir şeyi yaşamadan anlamayacağını daha iyi anlamış oldum. bugünde burada sizinle belki sizin ablanız belkide kardeşiniz olarak size tavsiyede bulunmak için buradayım; kendinizi gizlemeyin.

hyunnlvwm

merhabalar, panoma uğrayan çok insan olmadığı için buraya canım sıkıldıkça veyahut üzüldükçe küçük notlar bırakmayı seviyorum bugünde o günlerden birisindeyim. bugün uzun uzun insanlar hakkında düşünmek için vakit ayırdım kendime. ilk önce başkalarının hayatını ve onların hayatının benim hayatımı etkileyiş şeklini. kendim için konuşacak olursam... görünüşüyle asla geçilmeyecek gibi görünen ancak kolayca yıkılan çin seddine benzetirim kendimi.her ne kadar kırıcı olduğunu bilsemde sırf gerçekleri duymak için suratıma ve vücuduma yansıtmış olduğum kırılmaz ve umursamaz benin bana zarar verdiğini fark ettim. çünkü gerçek suratımın üzerine geçirdiğim ve kendi ellerimle boyamış olduğum o maske aslında o kadar çok yapıştı ki suratıma bir yerden sonra başkasının farketmesini geçtim kendim bile zar zor fark eder olmuştum. 4 ay kadar önce bir arkadaşımla arkadaşlığımı sonlandırdım. kendisi benim için asla bunu yapmaz diyeceğim türden birisiydi ancak... biliyorum ki dünyada yapmasını beklemediğimiz kişiler aslında yapmasını beklediğimiz kişilerin dahi yapmadığı şeyleri yapar. ilk başta ona sadece sinirlendim ve normalinde çok duygusal olup her konusa empati yapmaya zorlayan kişiliğimi bu konu üzerinden konuşmaya bir türlü ikna edemedim, bir başkası bana bu konu hakkında yorumumu sorduğunda her seferinde farklı bir cevapla karşısına çıktım çünkü her na kadar bazılarımız bilmesede insanın bir şeyler hakkında konuşabilmesi için kendisinden emin olması gerekir, tartıp ölçmesi gerekir. bir kaç gün önce boş bulunduğum bir anda arkadaşımla olan anılarım düştü zihnime ama yanlış anlaşılmasın, iyi olanlar değil insan beyni maalesef hayatının tamamlanmamış kısmını hatrılamakta ısrarcı. ne kadar oturduğum koltukta oturup anılarımızı düşündüm bilmiyorum, beni bu düşünce bulutunun içinden çıkaran şey gözyaşlarım oldu. neden ağladığıma anlam veremedim, bir süre manasızca ağladıktan sonra kendime gelip ilk defa bu konu hakkında kendimi kendimle konuşmaya ikna ettim (+)