özene bezene boyadığım ve bni tüm kötülüklerden koruyacağına inandığım maskem yüzümde izi kalmış Birr şekilde düşerken aslında ne kadar kırıldığımı fark ettim. arkadaşıma beslediğim sinir zannettiğim duygunun aslında hayal kırıklığı ve üzüntü olduğunu fark ettim. o kadar alışmışım ki kendimi güçlü göstermeye, normalinde her duygunun safını savunan kendimi bir an için tanıyamadığımı fark ettim. bir bağışıklık geliştirmiştim kendimce dışarıya karşı. kendimi güçsüzlüğe o kadar kapatmıştım ki, sonunda kendi benliğimi unutmuştum. kırgınlığı uzun süre sonra hissetmenin getirdiği kalbimin ritminin bozukluğu eşliğinde tüm vücudumu bir kırgınlık sardı böylece. yalnızca oturup ağladım, kendimi sakinleştirmekle uğraşmadım bile. salaksın dedim kendime, salaksın. eğer maskeni takıp kendini gülümsemeye zorlamasaydın onu çoktan unuturdun. geç kaldın, o çoktan kırıldıysa kırgınlığını sinirliyse sinirini yatıştırdı... çünkü o maske takmadı. her ne kadar bu düşüncelerimi ve çaresizliğimi başkalarıyla paylaşmış olsamda bugün burada, kendimle beraberim işte. açıkcası... içim rahatladı. çünkü aslında bir maskenin ardına saklanmanın ne kadar saçma ve yanlış bir şey olduğunu yazında daha iyi fark ettim ve insanoğlunun bir şeyi yaşamadan anlamayacağını daha iyi anlamış oldum. bugünde burada sizinle belki sizin ablanız belkide kardeşiniz olarak size tavsiyede bulunmak için buradayım; kendinizi gizlemeyin.