duygularımızı seçemememiz zor değil mi? bir olay karşısında keşke bu şekilde hissetmeseydim dediğiniz oldu mu hiç? bugun kendime aslında hiç sormak istemediğim bir soruyu sordum, bunuda buraya itiraf etmek istedim; babam olmasaydı düşündüğüm kadar üzülür müydüm? tamam, babam çoğu konuda şükredilecek bir insan. bizi dövmez, istediklerimizi ihtiyaç kapsamından çıkmayacak kadarıyla karşılar küçük çocuklarına iyi babadır falan filan. ben en büyük çocuğum, benden sonra 3 tane daha kardeşim var en büyükleriyle aramda 9 en küçükle ise 16 yaş var, aramızda epey yaş farkı var yani. ben küçükken durumumuz şuanki gibi değildi, maddi olarak epey zorlandığımız bir dönemdeydik. babam akşamları geç gelir pazar günleri hariç eve adam akıllı gelmezdi, yani bizim aramızda baba kız ilişkisi zaten küçüklüğümden beri duygusal olarak şekillenmemişti. ben onun kızıydım o benim babam, ben ona saygı duymak zorundayım o ise beni doğru bir şekilde yetiştirmek büyütmek zorundaydı. aramızda bunlar dışında hiçbir şey yoktu. ilkokul ve ortaokulda okulda çapında devamlı derece yapan öğrencilerden biriydim, babam ara sıra beni ödüllendirmek için oyuncak alır ara sıra ise oyun parkına götürürdü. beterin beteri var, biliyorum. benim babam benim düşündüğüm ve size anlattığım kadar kötü bir insan olmayabilir belki ama ben kendi babamı başka babalarla değil, kendi babamla karşılaştırıyorum. 2z kardeşimle benim aramda bu kadar çok yaş olmasının sebebi annemin bir rahatsızlığıydı, büyük kız kardeşim onlar için sonradan bulunmuş bir gömü altın gibiydi. sonradan geldiği için ve kız olduğu için el üstünde tutulurdu devamlı sadece bende olan ilgi bir anda çekildiği için kendimi hiç kötü hissetmemiştim aslında, ilgi bağımlısı bir çocuk zaten tek taraflı gördüğüm için değildim pek. küçükken fark etmezdim çok farklı ilgiler gördüğümü. bunu kardeşlerim büyümeye başladıkça fark ettim. büyük kardeşim, her zaman diğer ikisinden bile şımarık olan taraf olmuştur. istemediği bir şey olunca ağlamaya başlar,