icerik

ölüler böyle sever.

icerik

bu son kaybın ağırlığıyla kaskatı kesildim.insana dair hiçbir şey kalmadı ben de.öyle derin duyguları olan biriydim ki parçalara ayrılırdım eskiden.simdi ise içim kurak, karşıma bir duvar çıkıyor. önceden güçlü olup hiçbir şeyin beni yıkamayacağını hayal ederdim.simdi öyle güçlüyüm ki hiçbir şey yıkamıyor beni.tek hayalim zayıf olmak tekrardan.
Reply

icerik

ölüler böyle sever.

icerik

bu son kaybın ağırlığıyla kaskatı kesildim.insana dair hiçbir şey kalmadı ben de.öyle derin duyguları olan biriydim ki parçalara ayrılırdım eskiden.simdi ise içim kurak, karşıma bir duvar çıkıyor. önceden güçlü olup hiçbir şeyin beni yıkamayacağını hayal ederdim.simdi öyle güçlüyüm ki hiçbir şey yıkamıyor beni.tek hayalim zayıf olmak tekrardan.
Reply

icerik

sefaletin elleri ayakları vardı 
          bize içirdiği katran karası çayları vardı. bizi o kollardı kötülükten acıdan sadece o korurdu kötü ruhlu hayından kış geceleri tülsüz pencerelerimiz vardı kırık camdan içeri soğuk rüzgar damlardı. korkmazdık ne soğuktan, ne açlıktan, parasızlıktan korkmazdık hastalıktan 
          korktuğumuz kadar yalancıdan, namussuzdan, hayından kapımızı kimse açmazdı, Allahtan açılacak bir kapımız vardı. tahtaydı boyası yer yer atmış, menteşesi sökülmüş kalmış 
          bakkal amca yollardı kimi zaman çırağı borç için gelse bile birinin kapıya vurması halen yaşayan birilerinin olduğunu hatırlatırdı. 
          halen yaşamak için azmetmiş birilerinin...