babamdan sıkılıyorum, söyleyemiyorum. bir şekilde aklıma değen onun da ilk hayatı düşüncesi beni mahvediyor. konuşmak istesem de konuşamıyorum ya da aşmak istesem de aşamıyorum. artık kendimi döndüremeyeceğim bir noktadayım. spesifik bir şey olmadığından dolayı önüne koyacak engel bulamıyorum. sadece yorgunum, saçlarım belime değmediği için bile dalıp gidiyorum, oysa ne hevesle kesmiştim saçlarımı. hayatımda kimseyi tutamıyorum ayrıca, bir şekilde uzaklaştırıyor, kendimi kenara çekiyorum. ama neden bilmiyorum. yüzlerine kapıyı sertçe kapatıp hemen sonra o kapının arkasında ağlamaya başlıyorum sanki. tekim, bunu garipsemem de zaten. ama herkesle ister istemez arama duvar örmüş olmak beni de yoruyor. beni bu raddeye getiren ne olduğunu bulamıyorum, asla konuşmayı kesmem, ben ona muhtacım dediğim kişiyi bile ellerimle itiyorum. arkasından üzülüyorum da bu arada, ama istemiyorum. çünkü ben ona bunu yapmazdım, yapmam düşüncesi beni çok boğuyor.