ilaydaK14

SON RUBLE (38 yayınlanmış bölüm)
          
          "Oyun başlıyor," dedi fısıltıyla. "Dmitri buraya geliyorsa, nezaket gösterisi bitmiş demektir."
          
          "Hani şüphelenmemişti annen de o da?" Diye sordum panikle bende doğrularak.
          
          "Öyle sanıyordum," dedi yataktan çıkıp giyinmeye başlamıştı. "Görüşmeyeli herkes oyuncu olmuş."
          
          "Harika gerçekten."

ilaydaK14

SON RUBLE (38 yayınlanmış bölüm)
          
          "Stockholm Sendromu'nun sadece bir esaret hikayesi olduğunu mu sanıyorsun? Hayır, o bir kimya meselesidir. Paylaşılan bir sır, birlikte bakılan bir ceset ya da peşinden koşulan bir katil; iki insanı bir ömür boyu sürecek sahte bir mutluluktan daha hızlı birbirine mühürler. Ben ona Igor'un cinayetlerini birer bulmaca gibi sundum. O adalet ararken aslında beni arıyordu. Bir avcı, avına olan tutkusunu hiçbir zaman sıradan birine duymaz. O bana nefretle karışık bir merakla bağlanırken, aslında ruhunun en karanlık odalarını bana açıyordu."
          
          Uygar, direksiyonu hafifçe kırarken sesini iyice alçalttı, sanki bir sırrı ifşa ediyormuş gibi bir derinlikle ekledi:
          
          "İnsan, huzur bulduğu kişiyi sever ama beraber cehenneme indiği kişiye tapar Alistair. Ben Afra ile cennette el ele yürümek istemedim. Ben onunla o cehennemin ateşinde yanarken, tek sığınağının benim kollarım olduğunu anlamasını istedim. Ve nitekim... öyle de oldu. İşte bu, travmanın zaferidir."

ilaydaK14

SON RUBLE (38 yayınlanmış bölüm)
          
          "Olmadı ki böyle," dedi, sesi yapmacık bir sitemle. "Seni sinemaya çıkardım, hiç mi hatırım yok? Böyle bağırırsan nasıl izleyeceğiz ki?"
          
          Sitemle konuşuyordu, sanki bir çocukla uğraşıyormuş gibi. Bu beni daha da delirtti.
          
          "Seni adi orospu çocuğu! Komünist piç!" diye haykırdım. Sesim titriyordu ama öfke doluydu. Buzlu suyun içinde vücudum kasılıyor, nefesim kesiliyordu. Dmitri yüzünü buruşturdu, puroyu ağzından çıkardı ve tiksintiyle bana baktı.
          
          "Irkçı sürtük," dedi yavaşça, her heceyi üzerine basa basa. Gözlerinde o soğuk nefret parıltısı vardı.

ilaydaK14

SON RUBLE (38 yayınlanmış bölüm)
          
          38. *Arşe Mi? Tel Mi?*
          
          "Sakin ol..." diye fısıldadım kulağına, sesim bir ninni kadar yumuşaktı. "Sakin ol Elena. Sadece bir seçim yapacaksın, hepsi bu."
          
          Geri çekilip elimdeki tele ve arşeye baktım, sanki dünyanın en mantıklı sorusunu soruyormuşum gibi kaşlarımı kaldırdım.
          
          "Hem... İkisini bir arada nasıl kullanacağım? Delirdin mi sen?" Bir kez daha kısa, sinir bozucu bir kahkaha attım. "Teknik olarak imkansız, bir elimde teller varken diğeriyle arşeyi nasıl hakkıyla yönetirim? Beni o kadar yetenekli mi sanıyorsun?"