ilm-iask

Sana bakarken beni yakaladıysan ne olmuş yani?

ilm-iask

Gözlerimiz kesiştiğinde, hissettiğim kelebekler yeter de artar bile.
Reply

ilm-iask

İlk başta hoşlananın sen olduğunu söylemeyeceğim.
Reply

ilm-iask

Aramızda bir sır.
Reply

ilm-iask

Sana bakarken beni yakaladıysan ne olmuş yani?

ilm-iask

Gözlerimiz kesiştiğinde, hissettiğim kelebekler yeter de artar bile.
Reply

ilm-iask

İlk başta hoşlananın sen olduğunu söylemeyeceğim.
Reply

ilm-iask

Aramızda bir sır.
Reply

ilm-iask

Önce, hayatta kalmayı seçeceğim. Önce beni
          sevmeyi öğreneceğim. Önce benim, kim, ne
          olduğuma dair yargılarımdan vazgeçeceğim.
          İsteklerimi önce benimle gerçekleştireceğim ki
          başkasının ruhuna musallat olmayayım. Önce
          benim en iyi halimi ortaya çıkaracağım. Önce
          kendi omzumdan öpeceğim. Kendi alanımı
          sahipleneceğim. Hatasıyla günahıyla kendi
          "bugüne mahsus" varlığımı kabul edeceğim.
          Kendi hayatımı kutlayacak, kendi huzurumu
          kutsayacağım. Önce ben ayakta kalacağım ki
          başkasınin sırtına devrilmeyeyim. Önce ben
          ayakta kalacağım ki baskaları benim üstüme 
          basıp geçmesin.

ilm-iask

Kendim için.
Reply

ilm-iask

Tam boğuluyormuş gibi hissettiğinde, dalgalar onu kıyıya kadar sürükledi. Dalgalar onu tekrar okyanusa sürüklemeden önce bir süre daha hayatta kaldı. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın iyi yüzemiyordu. Bu küçük dalgalara bile karşı koyamıyordu. Hiç ona karşı duramadı.

ilm-iask

Her gün beni gülümsettiğin için teşekkür ederim, bunun mümkün olacağını hiç düşünmemiştim. Teşekkürler canım içi.
Reply

ilm-iask

Âşk zaman alır. Ve sabredebilenler, her zaman güzel şeylerle karşılaşırlar.
Reply

ilm-iask

Belki de böylesi daha iyi olur. Belki artık daha fazla ağlamam. Belki de artık onu sevmeyi bırakabilirim.
Reply

ilm-iask

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.

ilm-iask

Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.
Reply

ilm-iask

Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermedigi için.
Reply

ilm-iask

Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
Reply

ilm-iask

Tüm meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de diyor Hikmet, Bilge’ye yazdığı mektubunda. Hikmet’le en ortak yanımız bu, sanırım. Kaçmak, uzaklaşmak, alıp başını gitmek belki. Yapabildiğin başka hiçbir şey olmadığında ya da öyle zannettiğin anda; en doğru yol gibi geliyor bana. Gözyaşları çoğu zaman boşa akar bu hayatta. Öylece gözünden düşüp yanağından aşağı süzülür ve en fazla biraz ıslatır düştüğü yeri. Yapabildiği tek şey bu hayatta. Ne kimse görür bu yaşları ne de bir anlayan çıkar. Uzun süredir de yazıp yazıp siliyorum sürekli. Kalbimden, aklımdan geçenleri anlatmanın bir yolunu bulamıyorum çok uzun bir zamandır. Al işte, üzüleceğim bir şey daha çıktı! Kalemim, en büyük dostum olan kalemim bile terk etmiş beni. Yazıklar olsun! Geceleri böyle akıp gidiyor, gündüzleri hiç sormayın zaten. Ah, çok derin bir yara var kalbimde. Neresinden sarsam diğer yanından kanamaya devam ediyor. Yanlış anlamayın, bu gözyaşları da ondan hep. Yalnız kalıyorum bir süre buralarda. Büyük bir duygu seli vurdu kalbimin o küçük şehrine. Enkaz büyük dostlar, yaralı çok! Yalnız kalıyorum, diyorum. YALNIZ! Niye kimse anlamaz ki beni? Beni ne zaman biri anladı ki? Öyle kısa bir zaman değil ki bahsettiğim. Hayatın bana açtığı güzelliklerle dolu o kapı kapalı. Çalsam açan yok, gitsem anahtar. Ama hayatım işte. Sonunda güzellik de olsa kötülük de; hayatım gidiyor ya. Kafeleri kapattığımız o günlerden bahsediyorum. O alıp başını gitmeler, her şeyden kaçıp da saklandığım, o bana özel yer yani. Sığınağım. Gözyaşlarımı silen eller, yaralarımı saran pamuklar. E ben savunmasız kalıyorum böyle. Onu nasıl yapacaksın?

ilm-iask

Yine çok konuştum, çok. Bu defteri de kapatıyorum burada. Özlem dolu günlere!
Reply