İsmail, ıslak kirpiklerinin arasından başını kaldırdı. Sesi uykudan yeni uyanmış bir çocuk gibi pürüzlüydü. "Ne yapacaksın sarmayı bu saatte?" diye sordu, zihninin ona oynadığı bu oyuna teslim olarak.
"Biraz daha böyle saçma sapan ağlayıp sızlanırsan, tenceresini senin kafanda kıracağım."
Oblivius