hep kırgınım şu sıralar. ne zaman konuşmaya çalışsam kendi içime çekiliyorum. bazı şeyler bazen anlatılmaz derlerdi, inanmazdım. analtmamak lazımmış bazen. ben anlatmaya çalıştım, susturuldum. bir kere susunca konuşası hiç gelmiyormuş insanın, şimdilerde anlıyorum. belli duygulardan uzaklaşıyorum şimdi. önce bir boş vermişlik oluyor, o olmadan da yaparım zannediyorsun, her şeyini ona verdiğini, onu her şeyin yaptığını sonradan anlıyorsun. o olmadan yapamazmışsın mesela, geç anlıyorsun. insan kendisinden çok, emek verdiği her şeyden pişmanlık duyar. çok emek verirsin, yine tutunamazsın ona. gider çünkü. tonlarca ağırlığı koynuma bırakıp gittin ya...duygularımın ağırlığında ezilirsin. meğer insanı insandan uzak tutan, anlatmaya çalıştığı duygularmış. benim kalsın diye çabaladığım herkes gidermiş. önce kelimeleri gidiyor, sonra verdiği his, en son da kalbi. aklı zaten hiç bende değilmiş. boş versene, ben de zaten aptalmışım.