yabani değilim; yalnızca muhatap kalitesini bulamadığım ve hatta aramaktan da vazgeçtiğim bir yüzyılın berbat diyaloglarına, seviyesiz muhabbetlerine, vasat heyecanlarına, samimiyetten uzak konuşmalarına, öylesine ilişkilerine uzak durmayı ısrarla seçiyorum; böyle iyi.
bu çağdan lütuf, erdem, iyi niyet ve duyguya benzer şeyler beklemeyi bıraktım; bu çirkefe bulaşmış samimiyetten yoksun yüzyılın insafsız değirmeni tarafından öğütülmeyi bekleyen kuklaların içerisinde nefes almaya, insan kalmaya ve bunun için de insandan kaçmaya gayret ediyorum.
yol güzelse yürüyorum işte biraz, çay sıcaksa içiyorum, kitap sararsa saatlerce okuyorum, ne aşka kapalıyım ne yalnızlığa küsüm hatta biraz benimsemiş ve dahi içselleştirmiş bile olabilirim, ufak şeylerden mutluluk çıkarabilen minimalist yanıma sarılıp yaşamaya çalışıyorum.
çevremde düşünebilen insanlar istiyorum; sorgulayabilen, analiz yapabilen, muhakemesi gelişmiş, karakter koyabilen, koşulsuz kabulcülükten uzak, irdeleyebilen ve gerektiğinde “hayır” diyebilen, berrak bir zihne, geniş bir ufka sahip insanlar ve biliyorum çok şey istiyorum; çok.