love potions’ı unutmadım yb atacağım.
c: barış da çok zor biri ya!
ben: zor değil ama… garip…
(kelimelerle anlatamıyorum, senin ne olduğunu biliyorum fakat ben anlatsam bile onlar anlamayacaklar çünkü sen benim için bazen mutluluğum bazen de hayal kırıklığım oluyorsun, vaatler veriyorsun, yapacağım diyorsun ama beni hayal kırıklığına uğratıyorsun, kafamı karıştırıyorsun. sarıldığımız gün kalbimi hızlandırmadın beni huzura erdirdin ve saniyeler içinde benliğimin uçup gitmesini anlaşılır kıldın, o an gözlerimi görsen belki anlardın… ellerimi sırtına koymuştum sarılırken, sırtının kıvrımını hâlâ ellerimde hissediyorum, saçların ve gözlerin aklımdan çıkmıyor, kaşını çizmişsin ama düzgün çizememişsin, arka odada sıktığın deodorantın kokusu… siktiğimin gitarını ve ekipmanları birlikte topladığımız zaman gözlerimin ellerine kayışı… bileğinde sallanan bilekliğin… çalışmasa bile taktığın saatin… “ah, öyle sev ki beni” kısmını söylediğimde “doldur sevgilim, yaramaz kalbimi” kısmını söyleyişin…)