iremsuay1234

BİZZZZ BİZZZZZ
          	3000 OLDUKKK❤️❤️
          	Eylülde yazmama rağmen sayımızı görünce inanamıyorum. Bu kurguyla hayalime bir adım attım. Her şey çok güzel ilerliyor. Umarım daha fazla büyürüz. Şimdiden hepinize teşekkürlerrrr....
          	

iremsuay1234

BİZZZZ BİZZZZZ
          3000 OLDUKKK❤️❤️
          Eylülde yazmama rağmen sayımızı görünce inanamıyorum. Bu kurguyla hayalime bir adım attım. Her şey çok güzel ilerliyor. Umarım daha fazla büyürüz. Şimdiden hepinize teşekkürlerrrr....
          

iremsuay1234

21.Bölümden...
          
          "Hastalığı son evrede," dedi üzüntüyle. "Hastalık her yerine neredeyse yayılmış. Biz bunu önlemeye çalışıyoruz ama tabi ki bu söylediklerimi yanlış anlamayın ama... Ama her ihtimale karşı hazır olun. Onu mutlu edin, sıkıntınızı belli etmeyin, bu onu daha halsiz düşürür. Bir hastalığı yenebilmek için ilk önce inanmak gerekir. Sizde inancınızı daima koruyun, ama dediğim gibi her ihtimale karşı da tedbirli olun."
          
          Bizim kalbimizi durduran söz bu oldu. Yalın yere çöküp yukarıya baktığında gözlerinden yaşlar yavaş yavaş döküldü. Biz üzülerek ona bakarken onu hiç tanımayan Taha bile elini omzuna koyup bir iki kez hafifçe vurmuştu. İçimden iyileşsin diye yalvarsam da şunu da biliyordum; Vildan için umut vardı. Vildan oradan sapasağlam kalkardı. Biliyordum ki o zaman Yalın ona daima daha fazla sımsıkı sarılacaktı. O kuş şuan yalnız bir kuştu belki ama nasıl kuşlar uçmayı öğreniyorsa; babası da ona koşmayı, oynamayı, çocuk olmayı öğretecek ve onun için her şeyi yapacaktı.
          
          Yalın'ın yanına çöktüm. "Merak etme," dedim "Vildan için de umut var."
          
          Ve belki de hepimiz için.