irisinrainbow
Bazen zaman ellerimden kayıp gidiyormuş gibi hissediyorum. Zihnimdeki yorgunluk sanki kemiklerime işlemiş, günlerin geçişini fark etmiyorum. Bir nefes, bir öğün, bir bölüm o uzun soluklu dizi serisi, birkaç sayfa derken biten bir kitap, sadece bu şu sırayı örüp durayım dediğim o örgü. Sanki dün gibi, bugün gibi, yarın gibi. Seni bana hatırlatan birkaç şeye rastladım yakın zamanda. Belki bir öğünde, belki bir kitap sayfasında çok hatırlamıyorum ama boğazımda yine bir düğüm oluştu, kalbimi kırdı. O şarkının bir dizesi her duyduğumda içimi sızlatıyor ama doğru değil, artık değil. Belki de bu yüzden üzüyor beni. O yarım kalmışlık, zamanın içinde sıkışıp kalmış birkaç anı, biraz duygu, bolca yazı. Onları okuduğumda da aynı şeyleri hissetmiyorum zaten. Dedim ya, zaman geçti üstünden, çok zaman geçti. Araya hedefler girdi, üzüntüler girdi, bolca kahkaha attığım güzel anılar girdi. Aslında yazmak istediğim şeyler bunlar değil. Mesela kitaplığımın en üst rafında başkasının verdiği kurumuş çiçek demeti bile boş bir kavanozun içinde duruyor. Aslında amacım o şekilde kurumasına sebep olmak değildi ama şu anda o kadar güzeller ki onlara dokunmak bile içimden gelmiyor, tabi bunun sebebi onları veren kişi değil, çiçeğin kendisi. Kendimi bir ilişki isterken ama o ilişkinin içine çekildiğimde sıkılırken buluyorum. Hala beni heyecanlandıran biriyle tanışmadım. Bir de rahat bir yaşamın içindeyken, daha doğrusu tamamen kendi kontrolümde olduğu bir yaşamın içindeyken hayatıma birini almak bana uğraştırıcı geliyor. Sanki aynı anda aslında biri ile birlikte yaşamak için çok zamanım varmış, hem de yokmuş gibi. Seni hatırlamak diyordum değil mi? Acaba pirinç keki mi yesem diye düşünüyorum. Çok güzel görünüyorlar ama emin olamıyorum, biliyorsun malum söz verdik ama bir yandan da sırf bir söz için merak ettiğim bir şeyden hayatım boyunca vazgeçmek istemiyorum. Sonuçta bu bir kitap değil, biz de ana karakterler değiliz.
irisinrainbow
Öyle olmasını umsam bile seninle yaptığım taboların olduğu bir odada karşılaşmayacağım ya da karşılaşsam bile yüzünü hatırlamayacağım. Aradan çok zaman geçmiş olacak. Şu anda bile siliksin hafızamda. O zamana kadar hem seni hem de bana hissettirdiklerini unutmuş olurum ya da zaman bu andan o ana kadar o kadar hızlı geçer ki arada olup bitteni fark etmem bile. Yine de hayatımın ve kararlarımın avuçlarımdan kayıp gitme düşüncesi pek hoşuma gitmiyor. Yine de belki bir gün seni tekrar görürüm, bal çiçeği.
•
Reply