Adaletin ilk günü, gördüğünüz tek kişi benim. Sizin cılız bağırışlarınızdansa karşınıza çıkacak her kişiden sakının. O gün duyularını zaafı olarak kullandığınız o kadın her birinizin sesi olacaktır. Siz öleceksiniz ve dirilişi olmayan bir yoklukta boşluğa süzüleceksiniz. Sakının, korkun çünkü insan ilk defa yaşayacağı şeylerden korkuyu buram buram çekmeli. Hatırlarsanız aynı şeyleri yaşattığınız biri vardı. Onun yarası kapanmamışken sizlerin yarasını ateşle yakılacaktır, acı tabakanızı soyutlayacak kadar sona geldiklerinde ise tekrar diriltileceksiniz ama yeni bir yaşam için değil acının devamını çekebilmek için. Sorun sizde değil müsvedde beyinlerinizde. Bugün büyük gün. O kadın karşınızda işte. Titreyen bacaklarınızı masanın altından göremesem de çoktan soludum kalp ritimlerinizi. Şimdi susmayın, ben konuştuğum kadar sizlerde konuşun. Kalkın, omuzlarınızı dikleştirin ve tam karşımda durun. Deneyin, konuşmak için çabalayın. Kekelemeyin çünkü acizliğiniz ortadayken kendinizi daha fazla rezil etmeyin. Rahat olun, ne de olsa o gün azabınıza mahrum bıraktığınız insanların yüzlerine gülerken fazla sarhoştunuz. Şimdi nerede kadehleriniz? Sizlerin beyinleri sarhoş. O geceyi hatırladınız mı? Kumarın en büyüğü benim üzerimden oynanmıştı hatırlatırım. Kuklalarınızı oynattınız. Şah mat. Hiçbir şey bitmedi. Yıllarca susmuş olan bu kadın haklılık payı olan herkesin gürleyen sesidir. Beni alt ettiğinizi sansınız değil mi? Fazlaca yanılanlardansınız. Unutmak sizler için bir ahmaklıktır. Gücümü almış olabilirsiniz, defalarca beni öldürmüş olabilirsiniz, zihnimi lanetlemiş olabilirsiniz ancak tanrı beni diğer dünyaya alana kadar karşınıza çıkmaya devam edeceğim.