fiiruze

Önce bir ayna kırdım,yere düştü. Bin parçaya bölündü,bin ayrı parçada gördüm nefret ettiğim yüzümü. Sonra toplamak için yere eğildim,kimseye zarar vermeden kaldırmak istedim o parçaları,dizlerime battı kırıklar. Elimi uzattım parçalara avucumda biriktirdim, avucumu kesti aynalar. Sadece toplamak istemiştim oysa,kimse benim yüzümden zarar görmesin istemiştim. Kırıklar yerde kaldı,ben kan gölünün içinde. Bunuda bir köşeye ekledim o gece. Yaz,artık kırıklara da,kiranlara da düşmanım.

fiiruze

Babasının desteklediği her kız parladı baba,bir tek ben sönük kaldım. Bu kadar mı nefret ettin benden? Bir kere sarılmayacak kadar mi sevmedin beni? Bir kere bile okşayıp sevmediğin saçlarımı çekip kopartırken de için sızlamadımı? Büyüdüm artık baba ve senden hiç görmediğim o sevgiyi başkalarında arayacak kadar küçüldüm bu dünyada. 

fiiruze

Üzerimde benim bile olmayan günahları taşımanın verdiği zorluk var. İnsanların bedenime olan aşağılayıcı bakışlarının ardından bana sıraladiklari yersiz teselliler benim bedenimdeki kirleri geçirecek türden değil.

fiiruze

Neden kar yağınca bu kadar korktuğumu kardan neden nefret ettiğimi sormuştu bir keresinde. Çünkü ben karların üzerinde kirlenen bedenimi kimseye söylemeden yağmur damlalarının altında temizlemeye çalıştım.
Responder

fiiruze

Pain is life and life is pain.
Responder

psikoloji

Bu gün bilmem kaçıncı kez fotoğrafına baktım,hiç değişmemişsin.
          Mesela omzunun üzerindeki küçük ben hala orada, gözünün yanındaki kırışıklıklar bile aynı,artık gamzeni gösterecek kadar gülmüyorsun,sen zaten gamzelerini sevmezsin,hakikaten niye sevmezsin? Çünkü ben en çok seni gamzelerinden öperdim.