Bir mezarlık varmış, sahipsizmiş. Üzerinde sadece ölüm tarihi yazıyormuş. Doğumuna kimse şahit değil, adı sanı kimsesizliğinde kaybolup gitmiş. Mezarına tek uğrayan yağmurlarmış. Yazın kuruyan toprağını kimse tükürerek dahi ıslatmıyormuş. Şimdi kimse demesin hepimizin işin sonunda gireceği toprak bir diye. Biliyordum ölünce bile bir olmazdı insan. Mezarlar vardı üzerinde çiçekler can bulurdu, mezarlar vardı başucunda sadece kimsesiz bedenin ruhu dururdu.