jamessbettyy

3/9/26
          	ve.. eylül geldi sonra. 
          	seni çok özledim ve sanırım bu ayrılığın neden gerekli olduğunu anlamaya başlıyorum. en azından çalışıyorum. tanrı bizim daim olmamızı istediği için bizi uzaklara koydu, ayırdı. şayet atlayabilirsek bu ayrılık dönemini, yıllar sürse dahi, o zaman tamamen beraber olabileceğiz ki böylesine büyük bir ayrılığa dayanabilmiş sevgi bir aşama daha atlat ve derinleşir; daha kıymetli olur çünkü kişi anlar karşısındakinin eksikliğinin nasıl hissettireceğini ve onu cebinde görmez, sıradan davranmaz. çünkü bir kavuşma için yıllarca bekleyebilmeyi göze almıştır zamanında. hâlime üzülüp ağlamaktansa ileride rahatça beraber olabilmemiz için bugünüme yatırım yapmam gerekiyor, derslerime odaklanmam ve mümkünse yurt dışına bir ayağımı atmam gerekiyor ki vaktimiz geldiğinde, tanrı ikimizi de sağ kılarsa seni de alıp gidebileyim buralardan. bu yüzden çok çalışmam gerekiyor ve durup kendime acıyacak vaktim olmamalı. 
          	fark ettiğim bir diğer durum ise cinsellik. çoğu ilişki için bu gerekli gibi duruyor ama ben seni öylesine özledim ki sarılıp beraber uyumak gibi basit bir şeyin bile ne kadar kıymetli olabileceğini bilemezdim hiç, mesafeler öğretiyor bana yan yana olduğumuz her anın basit hazlardan ne denli daha biricik olduğunu.. 

jamessbettyy

ve tüm bu temasın, sevginin arasında haz öylesine bayağı geliyor ki... geçici. geçici olan şeyler insanın ruhunu besleyemeyebilir. ve yine ilginçtir ki elini tutup gözlerine bakmak, bir gün batımında seni seyretmek, kulaklığının tekini paylaşmak, sımsıkı sarılıp göğsüne başımı yaslamak, kolumu omzuna atmak, seni uyurken izlemek, bize yemek hazırlamak, gece yürüyüşü yapmak, derin sohbetler kurmak, yüzünü doyasıya öpmek bana şehvani duygulardan daha etkileyici; daha özel geliyor ruhumun eşi... ve senin de bu şekilde hissettiğini biliyorum. 
          	  sadece hislerimi ifade eden ben... 
Reply

jamessbettyy

3/9/26
          ve.. eylül geldi sonra. 
          seni çok özledim ve sanırım bu ayrılığın neden gerekli olduğunu anlamaya başlıyorum. en azından çalışıyorum. tanrı bizim daim olmamızı istediği için bizi uzaklara koydu, ayırdı. şayet atlayabilirsek bu ayrılık dönemini, yıllar sürse dahi, o zaman tamamen beraber olabileceğiz ki böylesine büyük bir ayrılığa dayanabilmiş sevgi bir aşama daha atlat ve derinleşir; daha kıymetli olur çünkü kişi anlar karşısındakinin eksikliğinin nasıl hissettireceğini ve onu cebinde görmez, sıradan davranmaz. çünkü bir kavuşma için yıllarca bekleyebilmeyi göze almıştır zamanında. hâlime üzülüp ağlamaktansa ileride rahatça beraber olabilmemiz için bugünüme yatırım yapmam gerekiyor, derslerime odaklanmam ve mümkünse yurt dışına bir ayağımı atmam gerekiyor ki vaktimiz geldiğinde, tanrı ikimizi de sağ kılarsa seni de alıp gidebileyim buralardan. bu yüzden çok çalışmam gerekiyor ve durup kendime acıyacak vaktim olmamalı. 
          fark ettiğim bir diğer durum ise cinsellik. çoğu ilişki için bu gerekli gibi duruyor ama ben seni öylesine özledim ki sarılıp beraber uyumak gibi basit bir şeyin bile ne kadar kıymetli olabileceğini bilemezdim hiç, mesafeler öğretiyor bana yan yana olduğumuz her anın basit hazlardan ne denli daha biricik olduğunu.. 

jamessbettyy

ve tüm bu temasın, sevginin arasında haz öylesine bayağı geliyor ki... geçici. geçici olan şeyler insanın ruhunu besleyemeyebilir. ve yine ilginçtir ki elini tutup gözlerine bakmak, bir gün batımında seni seyretmek, kulaklığının tekini paylaşmak, sımsıkı sarılıp göğsüne başımı yaslamak, kolumu omzuna atmak, seni uyurken izlemek, bize yemek hazırlamak, gece yürüyüşü yapmak, derin sohbetler kurmak, yüzünü doyasıya öpmek bana şehvani duygulardan daha etkileyici; daha özel geliyor ruhumun eşi... ve senin de bu şekilde hissettiğini biliyorum. 
            sadece hislerimi ifade eden ben... 
Reply

jamessbettyy

ağlamak istiyorum, beni rüyadan gerçekliğe çeken o sınırın bir uçurum gibi keskin oluşundan yoruldum. 
          "ve saat sabah beş.. allah belasını versin o sabah beşlerin, uyumazsınız ama çok rüya görürsünüz." 
          yastığımın boş kalan yanında senin olmanı isterdim. biliyor musun.. korkuyorum. böyle uyurken biri beni uyandırmadığı müddetçe ölecekmiş gibi hissediyorum. hoş.. ne zaman rüyalarımdan çağrılsam sanki ölmek üzereydim ve son anda hayata döndüm gibi geliyor. her uyanışımdaysa senin yanımda olmayan buz gibi varlığın. saat sabah beş ve ben çok üşüyorum küçüğüm. bedeninin sıcaklığıyla beni sarmanı özledim. son zamanlarda bunca stresi senin omuzlarına yüklediğim için özür dilerim, elimden geldiğince almaya çalışıyorum ancak asla bir kucaklaşmanın yerini doldurmayacak. ben.. düşündükçe ölecek gibi hissediyorum, neden benim yanımda kalmayı tercih ettiğini anlayamıyorum. sana verebileceğim ne varsa bu kadar uzakken.. neden benden hiçbir şey alamamayı başkalarının vermesine tercih ediyorsun bilmiyorum. her uyandığımda seni yanımda görememek canımı yakıyor, hep olduğundan daha çok. sana yazmak isteyip yazamamak, gizli kalmak zorunda olmak, sen bana yazana dek bir hayalet gibi beklemek.. beni yanındayken vakit kaybı olarak gördüğüm rüyalarımdan kendi dokunuşlarınla gerçekliğe çağırmanı özledim herşeyim... haberin yok, ben ölüyorum. sevgilerle, deniz. 05.13
          
          allah belasını versin o sabah beşlerin.

jamessbettyy

30.8.26
          akşam çöküyor, gönderdiğin bir videoyu izledim ve seni ne kadar özlediğimi tekrar hissettim. o video karesinde olmak, yanı başında seninle yürümek, böylesine yalın şeyleri dahi ne denli arzuladığımı fark ettim yine. canım çok yanıyor, bir daha evine; şehrine adım atamayacağım. nitekim sen de uğrayamayacaksın şehrime.. beş yıl öncesini düşünüyorum ve evet, çok değiştim. neredeyse her şey değişti. 5 yıl sonrasını düşünüyorum ve tamamen değişip değişmeyeceğimi merak ediyorum. biz aynı kalacak mıyız merak ediyorum, bilmek istiyorum...
          𝘸𝘢𝘵𝘤𝘩𝘪𝘯𝘨 𝘵𝘩𝘦 𝘷𝘪𝘥𝘦𝘰 𝘵𝘩𝘢𝘵 𝘺𝘰𝘶 𝘴𝘦𝘯𝘵 𝘮𝘦...
          seni özendirdiğimden değil ancak seni açık görmek çok güzel, olmak istediğin şekilde. üzerine giydiğin siyah deri ceketle tam da jungkook gibi olmuştun, benim kookie'm.. 
          seni, kokunu, sana sarılmayı, seninle aynı kaldırımda yan yana, adımlarımız senkronize yürümeyi çok özledim. sırf yanına gelebilmek için kampüsümü değiştirmek istiyorum. biliyorum olmaz... olmaz işte... istediğim her şey neden hiç olmasını istediğim şekilde gitmiyor. neden hep bir engel çıkıyor bize biriciğim, neden... ileride birbirimize daha derin bağlanmamız için mi tüm bu ayrılıklar? ben bir daha senden ayrılmak istemiyorum, canımı çok yakıyor her vedamız. sadece yokluğun bile dayanılmaz oluyor. seni öyle çok özledim ki küçüğüm.. o videoyu izledim tekrar tekrar ve içimdeki tatlı gülümseme yerini buruk bir donukluğa bıraktı. bundan 5 yıl sonra ailene hangi bahaneyle hayatına girdiğimi söyleyeceğimi düşünüyorum. yarın bile ne olacağını bilemezken 5 yıl sonra bize ne olacağına takmış durumdayım. sensizlik beni öldürüyor, ölümümü bile önemseyemiyorum ben. yokluğun diyorum, yerine geçemez hiçbir şey diyorum.

jamessbettyy

sen de.. sen de benim gibi hissediyor musun..? sen de  benim gibi ayrı kaldığında ruhun işkence görüyor gibi hissediyor musun, sanki.. sanki bedeninden çıkmak istiyor göğüs kafesini kırıp. yoksa bir ben mi bu kadar "takıntılıyım..?"  
            seni çok özledim ve neden ayrı kalmamız gerektiğini anlayamıyorum... seni görebilme ihtimalime en az 3,5 ay var ve görüşmeyeli zaten 2 ay oldu bile.. neredeyse 6 aydır görüşememiş olacağız. yıllar geçiyor, yaşlanıyoruz ve birbirimizin yanında olamayacağıx bu süreçte hiç. evet tamam hep uanımdasın hep yanındayım ama bu aptal dikdörtgen kutudq olmaktan fazlası gerwkiyoe baxen.. bwn çok üzgübüm. cqnım çpk uanıyor. swbi çok öxlwdim ve ywpabileceğim hiçhie şeu upk. 
            
Reply

jamessbettyy

sanırım bu konuyu aileme söylememeliydim ama babam babanı aramak üzereydi ve neden konuşmamamız gerektiğini açıklamam gerekiyordu. balkonda beni zorla yanına çağırıp "sohbet etmek" için oturttuğu o anlardan biriydi ve henüz dün söylediğim için bu akşamın gündemini tutuyor oluşu pek şaşırtmadı. ona, yakın arkadaşmışız gibi davranmak çok koydu. babamın "o da yavaş yavaş konuşmak istemezse boşver sal gitsin dünyanın sonu değil o" demesi... inkar etmek istedim, o benim sevdiğim kız demek istedim ama olmadı. madem bu kadar zorbalık, korku yaşayacağım.. ve madem günah, tanrı neden böyle yarattı beni? bunu ben seçmedim, yönelimimi. hoş, hetero da olsam babama bir sevgilim olduğunu söylemek ölüm fermanı imzalamak gibi. zar zor konuşuyoruz zaten ve öyle soğuk yazıyorsun ki, bensiz öyle idare edebiliyor gibi durabiliyorsun ki bu canımı yakıyor. ayrılmadığımızı söyledin ama ayrılıp iki arkadaşa dönen insanlar gibiyiz sanki. neden böyle oluyor... şuan konuşmaya çok ihtiyacım vardı seninle ve sen bana ailenin yanında olduğunu, ancak yarın konuşabileceğimizi söylüyorsun onlar yokken. ben cidden... senin beni umursadığından bi tık daha fazla umursuyor gibi hissediyorum. konuşmamız gerektiğini kafama çok takmışım ve her an telefonumun başındayım, yazarsın diye. oysa sen... bunun tartışmasını önceden de yaptık, telefona mesajlara pek bakan biri değilsin biliyorum ama sevgilinim ben senin.. yani, öyleydim. hâlâ öylw miuim wmib drğilim aetık. bilmiypeum, bu ilişkiue drvwm wdebilecwk miuix..? ikimix açısıbdan da yoeucu olacak gittijçe. ya bie güb yoeulursan ve dqha fwxla drvam edemeyeceğibi söylwrsen, bwn neden gübün sonunda xihnimi kemiren düşüncelerle baş başa kwlıyorum? aikwyim swdrxe sqna ihtiyacım vae şuab vw bu imkansıx givi swbki şuab. 
          labwt plsun hwr şeue. 

jamessbettyy

çok korkuyorum, fazlaca endişeliyim. kamera görüntülerinde bizi görecekler mi bilmiyorum, gemini bana çok düşük bir ihtimal sundu neredeyse imkansıza yakın ve ben yine de emin olamıyorum. hoş, artık görünüyorsa bile elden bir şey gelemeyecek. ailelerimizin öğrenmesi... tanrım hayal bile edemiyorum. dün akşam o panikle birbirimizin ailesini ailelerimizin telefonundan engelleyişimiz. düşünüyorum.. tüm bunlara gerek var mıydı gerçekten, biz neden hep zorluklarla yüzleşiyoruz ve hiç mutluluğa, huzura erebilecek miyiz..? bilmiyorum.. sana olan aşkımın olabildiğince çok sınavdan geçtiğini ve geçmeye de devam edeceğini kestirebiliyorum sadece ancak ötesini göremiyorum. bu sınava değer mi, geçer miyiz bilmiyorum. yine de biliyorum ki başarısız olsam dahi bu sınavı vermeye razı olurdum. sakin duruyorum ancak yüreğim hopluyor ailemin telefonu her çaldığında veya babam beni aradığında, bilmiyorum.. öğrenirlerse bize ne gibi şeyler yaparlar asla bilmiyorum ve bunu nasıl açıklarız bunu da bilmiyorum... 
          sikeyim hiçbir şey bilmiyorum, bu çok zor. bu dönemi güzelce atlatabilecek miyiz sevgilim..? senin yanında olamıyorum ve bu çok acıtıyor, kaygını gerginliğini alamıyorum üzerinden; seni sakinleştiremiyorum ywtmiyoe olmuype çok uxaktayım.. nolue affet bwni swvgilim. 
          bie gün özgüe olduğumuzda mahrum kqldığıb her şeyin karşılığıbı vwrwceğim küçüğüme. 
          27.08.26

jamessbettyy

bugün benim için çok önemliydi, açılışının ilk günüydü. rüzgarın saçlarına değişinin ilk günü... ve ben yanında olamadım, çok üzgünüm. gününün nasıl geçtiğini soramadım, neler hissettiğini. çünkü hiçbir mutluluk sürekli olmazdı, bunda da olduğu gibi ardında bizi karanlık bir olay bekliyordu. bir daha konuşmamıza engel olan bir olay. kardeşinden bizi ele verdiği için hep nefret edeceğim. sana geldiğimi ailene söylediği için ailen benimle görüşmeni kesinkes yasakladı. sana bir şekilde gizlice görüşebileceğimiz teklifini sundum ama yeterli olmadı benden ayrılmamana. babanın apartman kamerasından gördüğünü söyledin ancak o kadar eski kayıtların tutulmayacağına öylesine emindim ki. neyse ki tutmamış da, baban blöf yapmış. sen nefret ederdin vedalardan, o gece bana ilk kez hoşçakal deniz dedin. birbirine veda etmek zorunda olan iki insan bir gün elbet karşılaşırmış dedin ve ayrıldın benden. sana sordum, bundan yıllar sonra hâlâ aşık kalır mıyız birbirimize dedim, tekrar "biz"  olmamız için ortada bir his kalır mı o zaman dedim... senden sadece bir onay istedim ama aldığım koca bir bilinmezlikti. bana ümit veremeyeceğini söyledin, söz veremedin. çünkü inanırdım sana biliyordun, ben sadece... senden de bir karşılık alacağımın umut ışığını görmek istedim yıllar sonra karşılaşırsak da. o an bunu veremedin... seni asla suçlamıyorum.
          ve seni hâlâ çok seviyorum.
          ben o gece ruhum bedenimden ayrılana dek ağladım ve durulduğumda artık dalgın bir ölüydüm. ben artık dalgın bir ölü gibiyim karşında. zihnim karmaşık değil, sadece dalgın; donuk. bir ölününki gibi. 

jamessbettyy

ve 2 saat sonra gelip babanın blöf yaptığını, aslında kardeşinin bizi ele verdiğini söyledin ama ben hiçbir şey hissedemedim. benden ayrılamayacağını, bunu yapamayacağını söyledin. seninle devam etmek istemezsem bunun hakkım olduğunu söyledin. 
            sen benden vazgeçsen dahi ben senden geçemezdim. ne kadar acıtırsan acıt çıkaramazdım kalbime yerleştirdiğin bu aşk tohumlarını, her gün bir yenisi açarken yüreğimde.. yapamazdım bunu. 
            o gece ben ölmüşüm gibi ağladığını söyledin, o gece biz ölmüşüz gibi ağladım. ikimizin de gözleri vücudumuzdaki tüm suyu emmişçesine inciler döktü. 
            bir gün değecek mi gerçekten bize döktüğümüz tüm incilere..? 
            bir gün... beraber olabilecek miyiz gerçekten ruhumun eşi..? 
            ve sana hep söylediğim gibi, 
            bir gün kucağında canından bir parçayla dahi belirsen kapım sana her daim açık... 
            sevgiler, deniz. 
            25.08.26
            https://open.spotify.com/track/6TGd66r0nlPaYm3KIoI7ET?si=Occd68BpQCiSevaJ2Y-dzw&utm_source=copy-link
Reply

jamessbettyy

hislerimi açıklamak istediğim an tartışıyoruz, konu dağılıyor başka yerlere gidiyor. oldun olası kavgada duran biri değilsindir zaten, kaçıp gidersin ve beni konuşmanın ortasında bırakıp gitmenden nefret ediyorum. kapatıyorsun internetini veya telefonunu ne zıkkımsa artık ve çekip gidiyorsun. ben burada sinirden köpürüp kendime zarar dahi verecek gibi hissederken sen o telefonu nasıl kapatabiliyorsun gönül rahatlığıyla? ben meraktan deliye dönerdim ne yazardın falan diye. senin sayende iyice telefona bağımlı oldum, senden bir mesaj görmeyince günüm bok gibi geçiyor. peki sen ne yapıyorsun? çıkıp gidiyorsun; beni, hislerimi hiçe sayarak. konuşman anahtar diyorsun ama anahtarı deliğe soktuğum anda kapının arkasına eşyalar diziyorsun. ben cidden yoruldum artık sana tartışma ortasında fikrimi, hissimi açıklamaya çalışmaktan. bilmiyorum beş yıl bunu sürdürebilir miyiz çünkü daha şuan bile aptal saptal nedenlerden kavga etmemize rağmen beni umursamadığını açıkça göstererek kaçabiliyorsun. daha ciddi bir kavga ettiğimizde ben #lmek isteyecek kadar berbat hissediyorum. bu senin pek de umurunda görünmüyor ama değil mi? bunu yaptığında ne oluyor biliyor musun? sana karşı hislerim, sinirim, o an ifade etmem gereken duygular.. hepsi soğuyor. taşlaşıyor öylece. senin eserin hepsi. çok teşekkürler. 
          ve bense hâlâ bir aptal gibi, enayi gibi buraya yazıyorum. görmeyeceğinin kesin olduğu bu yere gelip ucube gibi hislerimi haykırıyorum boşluğa. 
          fazla mı veriyorum kendimden? 
          23.6.26

jamessbettyy

kendimi cockeye's song jungkook gibi hissediyorum 

jamessbettyy

böyle düşünerek haksızlık ettiğimi biliyorum ama onun beni özlediğinden hep bir tık fazla özleyecwğim onu
            vw p bunu qsla wnlamqyaxak
Reply

jamessbettyy

bazen... onun hayatında sadece bir fazlalık gibiyim
Reply