sainalew

"Yetersiz görme kendini, bil ki bana çok fazlasın. Yetişemediğim, tümüyle sarmalamakta zorluk çekeceğim kadar bolcasın içimde. Sakın çıkarma aklından, Jeongguk. Bir kadın rahminin, kasıla kasıla dünyaya getireceği bebeklerin hiçbiri, senin henüz dokunmaya cesaret edemediğim erkekliğinin, şimdiden başımı döndüren güzelliğini veremez bana."

sainalew

"Tanrı'n seni, bana yasak etti, öyle mi?" Alnını alnımdan ayırmış, dudaklarını kulağıma sürte sürte devam etmişti. "Öyleyse neden böylesine baştan çıkarıcısın Jeongguk? Söyle bana. Zarif oluşlarıyla nam salmış hangi şehirli kadında var böyle ince bir bel? Hangi kadının dudakları, henüz ıslatılmamışken bile davet ediyor uzun, soluk kesen bir öpücüğe," Başını doğrultup, direkt olarak gözlerime baktı. "Hangi kadın sahip, soluduğum anda bedenimi uyuşturan bu saf, tenine aitleşmiş kokuya?"

sainalew

Seina la ton, o parşömen kâğıdına dökülen ilk yazıymış. Annem şöyle tabir eder, 'Kurak toplarda açan ilk beyaz orkide, beyaz, Tanrıların rengi. Bir kaçışa, imkânsızlığa yatkınlığı olan her aşığın, bu pak, arı sütü andıran renge döktüğü, ilk günahından kesit. Bir bakıma, orkidelerin Tanrı'ya baş kaldırısı, aşk uğruna kesik atılan temiz, erdemli bir yaprağın serpilişi. Birbirlerine böyle seslenirlerdi. Seina la ton, ilk günahım, ilk kesiğim, ilk serpilişim."

sainalew

Benim minik tatlı BALLI çilekli kremalı mmhhpastam 

sainalew

Hoop mideye
Reply

sainalew

Çok aşığım sana
Reply

jeonsssl

@ sainalew güzelim 
Reply