sen, hür adam, seveceksin denizi her zaman;
deniz aynandır senin, kendini seyredersin
bakarken akıp giden dalgaların ardından,
sen de o kadar acı bir girdaba benzersin
haz duyarsın sulardaki aksine dalmaktan;
gözlerinden, kollarından öpersin, ve kalbin
kendi derdini duyup avunur çoğu zaman,
o azgın, o vahşi haykırışında denizin
kendi aleminizdesiniz ikiniz de,
kimse bilmez, ey ruh, uçurumlarını senin;
sırlarınız daima, daima içinizde;
ey deniz, nerde senin iç hazinelerin?
ama işte gene de binlerce yıldan beri
cenkleşir durursunuz, duymadan acı, keder,
ne kadar seversiniz çırpınmayı, ölmeyi,
ey hırslarına gem vurulmayan kardeşler