Günlerce onun için ağladım, kendimi kahrettim. Dünyadaki en iğrenç insan benmişim ve sorunluymuşum gibi hissettim. Herkesin içinde akıttığım gözyaşları kiminin bana acımasına, kiminin bana öfkelenmesine sebep oldu. Oysa ağlayışlarım bile sessizdi ama yine rahatsız ettim insanları. Sonra? Sonra ne oldu? Sonra birden çıkıp geldi, hiçbir şey olmamış gibi. "Hasta," diye nitelendirdi beni. "Sorunlu." Merak etmiş beni. En azından arkadaşım olarak sormak istemiş. Öylesine umarsızdı ki sözleri... Belki de en çok buna kırıldım. Ben onun için kendimi mahvederken o hayatına devam etmişti. Ben onun için bir hiçtim, hep öyle olmuştum. Ama öylesine "hastaydım" ki sevildiğime inanmıştım. Belki de acımıştı bana, o nedenle iyi davranmıştı. Hoş, davranışları iyi miydi ki? Zihnimde onu mükemmelleştirdim. Etrafımdaki herkes onun hakkında kötü şeyler söylerken insanların hepsini susturdum. Hastayım işte, ne yaparsın?