kaaiiserr

kaç öpücük sığar alnına

kaaiiserr

kaaiiserr

yeganə deyildi, ani bir flashback yaşadım
            
            düzəliş: mayın xx’inin, yəni ayın sonuncu krizi*
            
            
Reply

kaaiiserr

mayın xx’inin yeganə krizi tam olaraq belə hiss etdirirdi, 
Reply

kaaiiserr

seni gördüğüm an hiçbir şey söylemeden sarılmak isterdim sana. uzun zaman sonra ilk kez dokunuyormuşum gibi, biraz dikkatli biraz da özlemle. sana yaklaştığım anda kokunun üstüme sinmesini isterdim, sanki aylardır eksik olan bir şeyi yeniden hatırlıyormuş gibi. bilirsin be kadar çok severim kokunu. saçlarının yanaklarıma değmesi, nefesinin boynuma karışması, boynumdaki kolların… o an dünyanın geri kalan her şeyi sessizleşsin isterdim. gerçi sessizleşiyor her seferinde konu sen iken. dünya sessizleşmişken hissettiğim tek şey sadece kalbinin göğsüme yakın oluşu. sağ tarafımda atan kalbin öylesine güzel, öylesine doğru hissettiriyor ki. “evet,” demek istiyorum “evet, senin yerin kollarımın arası, kokun burnumda tütsün, nabzını dinlemekten alıkoyma beni.” her sarılışımda  anlıyorum, “tamam” diyorum içimden, “aradığım yer, hiçbir zaman olmadı. ama ait olduğum yer tam olarak burasıymış.”
          
          sana sarıldığım an içimdeki bütün sert taraflar yumuşuyor. sürekli tetikte duran yanım, ilk kez gerçekten dinlenebiliyor. sanki dünyaya karşı kurduğum bütün savunmalar omzuna başımı koyduğum anda anlamını kaybediyor. ama eğer ki bir şey olursa sana o an, tetikte olduğumu bilmeni isterim. içim rahatlıyor evet ama her an için hazırlıklı olduğumu bilirsin sen. parmaklarım belinde dolaşırken içimden sadece biraz daha yaklaşmak geliyor. biraz daha karışmak sana. sesini duymadan bile sakinleşiyorum çünkü bedenin bana senden önce konuşuyor. “buradayım” diyorsun farkında olmadan. ben de sana daha sıkı sarılıyorum.
          
          

kaaiiserr

isterdim ki zaman tam o anda dursun. kimse bizi çağırmasın, hiçbir şey dikkatini dağıtmasın. sadece senin kokun, teninin sıcaklığı ve göğsümde hissettiğim o düzenli kalp atışları kalsın. çünkü insan bazen birine sarıldığında sadece özlemini gidermiyor; yıllardır farketmeden içinde taşıdığı bütün yalnızlığı da biraz susturuyor. seninle yaşadığım şey tam olarak böyle. sana her dokunduğumda içimde varlığını farketmediğim eksik duran bir parça yerine oturuyor sanki. 
            
            bazen düşünüyorum da, belki de insanın evi bir şehir, bir oda ya da bir adres değildir. belki insanın evi; kokusunu içine çekince nefesinin düzeldiği kişidir. ben bunu seninle anladım. çünkü,
Reply

kaaiiserr

senin bu ellerin diyorum, açık bir bahçe kapısı ve tuvalden kelâma uzun bir yol haritası. bir dolu şenlikse eğer dünya, senin ellerin yerli yerinde frida.

kaaiiserr

bütün mektupları unut frida. bazi gerçekler vardır, bıçağın ucu kadar sıcak. gitmek istediğimiz yerler vardır, gömülmek istediğimiz şarklılar. oysa dürüst bir hayat için yaşlanıyor herkes. ve anılar, adresi silinmiş evlerde saklanıyor. belki unutmayı beceremiyoruz frida, aklımızda hep eski sözlerin yükü. neye dokunsak, orası çamurlu gece. nereye baksak, oradan bir rüzgâr geliyor yüzümüze. çürümek de böyle bir sey frida. eşyalar yalnızlaşır, kapanır kapılar ve tavan batar tenimize. cıvıl cıvıl günlerin rüyasi giriyor uykumuza. saçlarınla konuşuyoruz, biraz gül kokuyor.
            
            senin bu ellerin diyorum, apansız bir yaz iklimi ve odadan odaya iyi geceler müziği. hayatın hüznü vedaysa eğer, senin ellerin derman yerine frida.
Reply